
Türkiye‘de 7 kişilik İmralı heyeti, bugün İmralı’da tutuklu bulunan PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’la görüştü. Görüşmeyi tamamlayan heyet, saatler 17:00’ı gösterdiğinde kameralar karşısına geçti. PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan‘ın çağrısı okundu
Önder: Hayatını kaybeden gençlerimizi ayırt etmeksizin saygıyla, rahmetle anıyoruz
Açıklamanın hemen öncesinde, İmralı heyetinin, PKK elebaşı Öcalan ile yaptığı görüşmeden kareler paylaşıldı.
Toplantıda konuşan Sırrı Süreyya Önder, “Aydınlar, sanatçılar ama en çok Barış Akademisyenleri, aşından edilen bilim emekçileri bu barışta sizin payınız yadsınamaz” ifadelerini kullandı.
Önder, şöyle devam etti:
“Bu ülkenin bütün evlatları, bu anlamsız, kaotik süreçte hayatını kaybeden gençlerimizi ayırt etmeksizin hepsini saygıyla, rahmetle anıyoruz. O annelere evlat olacağız, o evlatlara kardeş olacağız. Bir daha böyle günler görmemeyi diliyoruz, bunun sözünü veriyoruz”
CNN Türk’e gönderme yapan Önder, “1,5 sayfa diyorlardı, 3 sayfa oldu mektup. Sizi yalancı çıkardığımız için üzgün değiliz” dedi.
Erdoğan, Bahçeli ve Özel’e teşekkür
Önder, “Filiz, kütükten kuvvetlidir. Barış umudunu yeşertmeye gittik. Bunun can suyunu, nefesini bütün bir ülke, kardeşlik ruhu içinde verme umuduyla gittik. Şimdi huzurlarınızdayız. Emeği geçen sayın Cumhurbaşkanı’na, Sayın Bahçeli’ye, Sayın Özgür Özel’e teşekkür ediyoruz” dedi.
Öcalan’ın çağrısı okundu
Şu dakikalarda PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın çağrısı okundu.
Öcalan’ın İmralı’dan gönderildiği mektupta, “Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır.
1990’larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK’nin anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır” denildi.
“Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı;
PKK; tarihin en yoğun şiddet yüzyılı olan 20. asrı, iki dünya savaşı, reel-sosyalizm ve dünya genelinde yaşanan soğuk savaş ortamları, Kürt realitesinin inkarı, başta ifade olmak üzere özgürlükler konusunda yasaklardan kaynaklı oluşan zeminde doğmuştur.
Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990’larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK’nin anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.
Kürt-Türk ilişkileri; 1000 yılı aşan tarihler boyunca Türkler ve Kürtler, varlıklarını sürdürmek ve hegemonik güçlere karşı ayakta kalmak için gönüllülük yönü ağır basan, hep bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir.
Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir. Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir.
Cumhuriyetin tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Günümüzde çok kırılgan hâl alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde inançları da göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir. Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır.”
“Demokrasi dışı bir yol yoktur”
“Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan PKK’nin; güç ve taban bulması, demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır.
Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır. Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her kesimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür.
Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz.”
“PKK kendini feshetmelidir”
“Demokratik uzlaşma temel yöntemdir. Barış ve demokratik toplum döneminin dili de gerçekliğe uygun geliştirilmek durumundadır.
Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.
Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir. Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim.”
Önder, Öcalan’ın notunu da paylaştı
Sırrı Süreyya Önder, Abdullah Öcalan’ın 4 saatlik görüşmenin sonunda heyetle paylaştığı notu da aktardı.
O not şöyle:
“Bu perspektifi ortaya koyarken şüphesiz silahların bırakılması ve PKK’nin kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir”
Daha önce İmralı’ya 2 kez giden Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan’ın yanı sıra, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları Oruç, İstanbul Milletvekli Cengiz Çiçek, Ahmet Türk ve Avukat Faik Özgür Erol heyette yer aldı.
Süreç Bahçeli’nin açıklamasıyla başladı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 22 Ekim 2024’te “Teröristbaşının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın” açıklamasında bulunmuştu.
Bahçeli, bu açıklamasından kısa bir süre sonra DEM Parti heyetine İmralı’ya gitmesi için izin verilmesi çağrısı yapmıştı.
26 Kasım 2024’te DEM Parti, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’la İmralı’da görüşme yapabilmek için Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulundu.
9 Aralık 2024’te Bahçeli, TBMM’deki bütçe görüşmelerinde, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın yeni bir başlangıç çağrısında bulunan konuşmasının ardından Bakırhan’ı alkışladı.
Bakırhan konuşmasında, “2025 yılında, Cumhuriyetin 103. yılında yeni bir başlangıç yapabiliriz. Bu Meclis, Demokratik Cumhuriyetin kuruculuğunu üstlenme şansına sahiptir. 85 milyonun kendisini ait hissedeceği bir ülkeyi var etme onuru bu Meclis’e ait olsun” ifadelerini kullandı.
27 Aralık 2024’te Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, DEM Parti’nin görüşme talebine olumlu yanıt verildiğini açıkladı.
DEM Parti heyetinin PKK elebaşı Öcalan ile ilk görüşmesi 28 Aralık Cumartesi, ikinci görüşmesi ise 22 Ocak Çarşamba günü gerçekleşti.
Bu süreçte heyet, siyasi partilere de peş peşe ziyaretler gerçekleştirdi.
Heyet,16 Şubat Pazar günü Erbil’de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani ve Irak’taki Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesut Barzani ile görüştü.
17 Şubat Pazartesi günü ise Süleymaniye’de Bafil Talabani ve Kubat Talabani ile bir araya geldi.