InstagramKıbrısManşetSiyasetYaşam

Uluçam: Bazı üreticilerin vanası kapatılırken, bazılarına ayrıcalık sağlanıyor







Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Erkut Uluçam, Türkiye‘den gelen su konusunda, Güzelyurt‘taki tarım yapan üreticinin adeta gözden çıkarıldığı, bazı bölgelere ise ayrıcalık yapıldığı iddialarını gündeme getirerek sordu, “Su önceliği kimindir?”

Uluçam: Türkiye’den gelen tarımsal su, sorunları ile beraber geldi

Güzelyurt’un bitmeyen serdi; su” başlığıyla yazılı açıklama yapan Uluçam, son yıllarda yaşanan kuraklıkların da etkisiyle Güzelyurt bölgesinde zaten azalan ve tuzlanan kuyu sularından ümit kesilirken, Türkiye’den gelen tarımsal suyun da sorunları ile beraber geldiğine dikkat çekti.

Kıbrıs’ın kuzeyinin, “tarım planlamasından yoksun” olduğunu belirten Uluçam, ülkenin suya kavuşunca da yapacağı üretimin ancak böyle olduğuna işaret etti.

“Plansızlığın ve gizli kapaklı faaliyetlerin sonucu!”

Uluçam, “Daha projelendirme aşamasında gizli kapaklı yapılan faaliyetlerin yansımasını görmeye başladık. Su fakiri adamızda Türkiye’den gelen su olmasa içecek su bulamayacakken, bir yandan susuzluk nedeniyle kuruyan yüzlerce dönüm narenciye, diğer taraftan dünya pahasına ithal edilen tarımsal ürünler ve yem ham maddeleri ve hatta saman varken altın değerinde kaliteli suyla düşük maliyetle ürün yetiştirmek ancak planlı bir plansızlığın sonucu olurdu” dedi.

“Bazı üreticilerin vanası kapatılırken, bazılarına ayrıcalık sağlanıyor”

Uluçam şöyle devam etti;

“Bu dönemde karpuz kavun domateste tarla fiyatının 5 TL’nin altına düşmesi -Kaldı ki bu fiyatlar; bırakın Rum kesimini Türkiye piyasasının bile altındadır- çöl ikliminde yaşadığımız ülkemizde çok ironiktir.

Güzelyurt’ta bir taraftan sulama birliklerinin vanası kapanıp üretici mağdur edilirken, diğer taraftan ayrıcalıklı kişilerin kullandığı kahve köşelerinde konuşulmaktadır.

Dağıtılan suyun kime hangi koşullarda verildiği, nerde kullanıldığı araştırılmalıdır. Bunun yanında evsel kullanım amacıyla şehirlere verilen suyun nerelerde kullanıldığı da sorgulanmalıdır.

“Mesarya ve İskele’de içme suyu kalitesindeki su tarımda kullanılıyor”

İçme suyu kalitesinde arıtılmış suyun Mesarya ve İskele bölgelerinde tarımsal üretimde kullanıldığı bilinmektedir ancak hiçbir şekilde kontrolü yapılmamaktadır.

Hemen yanımızdaki güney Kıbrıs’ta su kullanımında özellikle evsel tüketimde bile radikal kısıtlamalara giderken bizim yerel yönetimlerin dağları taşları çim ekme yarışında oldukları görülmektedir.

“Güzelyurt’a su, dönüşümlü verilirken, Mesarya’ya su taşımak için borular döşeniyor”

Bir yandan Güzelyurt bölgesinde tarımsal amaçlı verilen suyun yetersiz olup en kurak günlerde dönüşümlü kullanıma sokulduğu tartışılırken diğer taraftan Mesarya Ovası’na su taşıyacak boruların döşemesi devam etmektedir.

Mevcut su iddialara ve gözle görünen duruma göre Güzelyurt’ta tarımsal ihtiyacın yarısına bile ulaşamamıştır. Şimdi bu su Güzelyurt’a tarımda kullanmaya yetmeyecekse bu borulara Mesarya’ya taşınacak olan nedir?

“Güzelyurt’ta yetişemeyen hangi ürün Mesarya’da yetiştirilecektir?”

Ya da mevcut suyun sadece Güzelyurt’a yetmediği görülürken bu kadar büyük yatırımla hangi üretim maliyetiyle Güzelyurt’ta yetişemeyen hangi ürün Mesarya’da yetiştirilecektir?

Ya da Güzelyurt’a geçici bir dönem için verilen su elinden alınıp Mesarya’ya mı gönderilecektir?

Güzelyurt’lu mevcut sorunlarına çare ararken siyasilerin ‘Güzelyurt artık masada değil’ söylemleri de üreticiyi rahatlatmamaktadır.

“Su önceliği kimindir?”

Yıllarca Güzelyurt’taki su kuyularından Lefkoşa ve Mağusa’ya evsel amaçlı pompalanan suların, Güzelyurt’taki kuyu sularının tuzlanmasına neden olunmuştur.

Türkiye’den gelen tarımsal suyun Güzelyurt’taki kuyu sularında tuzlanmayı azaltacağı hep söylenmiştir. Şimdi ne değişti? Su önceliği kimindir?

Verimli tarım arazileri, uygun iklim koşulları ve sulu tarımla özdeşleşmiş üreticiler nerededir?

Su konusunda birçok soru işareti vardır ve yetkililerin ayağı yere basan açıklamalarına ihtiyaç duyulmakladır”













Başa dön tuşu