
NewYork‘ta gerçekleştirilen Kıbrıs konulu “Genişletilmiş Konferans” sona erdi, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, bu toplantıların önümüzdeki aylarda da devam edeceğini duyurdu. Taraflar ise anlaşmaya varılamayan konularla ilgili birbirlerini suçladı
Bir sonraki konferans Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra
Bir sonraki genişletilmiş toplantı için henüz bir tarih belirlenmezken, Cyprus Mail’e konuşan kaynaklar, toplantının 19 Ekim’de yapılması planlanan Kıbrıs Türk toplum liderliği (Cumhurbaşkanlığı) seçiminden sonra yapılmasının beklendiğini söyledi.

Kıbrıs Haber Ajansı da (CNA) bir sonraki genişletilmiş toplantının seçimden “hemen sonra” gerçekleşeceğini duyurdu.
Guterres: 6 maddeden 4’ünde ilerleme kaydedildi
Guterres görüşmeleri “yapıcı” olarak nitelendirdi ve Mart ayında Cenevre’de düzenlenen Kıbrıs sorununa ilişkin genişletilmiş toplantıda mutabık kalınan 6 girişimden 4’ünde ilerleme sağlandığını belirtti.

İlerleme kaydedilen alanlar; Gençlik konusunda yeni bir iki toplumlu teknik komitenin kurulması, çevre konusunda girişimlerde bulunulması, mezarlıkların onarılması ve mayın temizleme çalışmalarına ilişkin anlaşmalar.
“Geçiş kapıları konusunda önemli ilerlemeler kaydedildi”
“Dört yeni sınır kapısı açılması” ve “Tampon bölgede güneş enerjisi santrali kurulması” konusunda aradan geçen dört ayda herhangi bir ilerleme kaydedilemedi.
Guterres toplantı sonrası açıklamasında, “Geçiş noktaları konusunda bir anlaşmaya vardık. Bunlardan biriyle ilgili bir güzergah konusu var, daha detaylı görüşülecek ancak bu konuda önemli ilerleme kaydedildi” dedi.
Türk kaynaklar yalanladı, Hristodulidis’i suçladı
Ancak Kıbrıslı Türk diplomatik kaynaklar Cyprus Mail’e yaptıkları açıklamada, geçiş noktalarının yeri konusunda herhangi bir anlaşmaya varılmadığını söyledi.
Bir kaynak, “Geçiş noktaları konusunda henüz bir ilerleme sağlanamadı çünkü Rum lider Nikos Hristodulidis, geçiş noktası yerine sadece Kıbrıslırumların kullanabileceği bir geçiş koridoru konusunda ısrar ediyor” iddiasında bulundu.
Guterres tarafların “sivil toplum katılımı için bir danışma organı” oluşturulması, kültürel eserlerin değişimi, hava kalitesinin izlenmesi konusunda bir girişim ve mikroplastik kirliliğinin ele alınması konusunda “ortak bir anlayışa” vardıklarını söylemişti.
“Bu girişimlerin tamamının, tüm Kıbrıslıların yararına mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi kritik önem taşıyor” diyen Guterress, yeni girişimlerin “ada genelindeki insanların yaşamları üzerinde gerçek ve önemli bir olumlu etki yaratma potansiyeline sahip olduğunu” söyledi.
Hristodulidis: Gerekli siyasi irade yoktu ancak hiç ilerleme olmamasından iyidir
Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ise düzenlediği basın toplantısına, “gerekli siyasi irade olsaydı” daha iyi sonuçlar elde edilebileceğini söyleyerek başladı ancak bir nebze ilerlemenin hiç ilerleme olmamasından daha iyi olduğunu vurguladı.

Hristodulidis, “Guterres’in de belirttiği gibi, müzakerelerin yeniden başlaması ve Kıbrıs sorununun çözümü gibi büyük hedefe doğru adım adım küçük ama önemli ilerlemeler görüyoruz” dedi.

Her iki tarafın da Aglandjia’nın Doğu Lefosia banliyösünde ve Louroujina köyündeki Nikosia (Lefkoşa) ve Larnaca köyündeki geçiş noktalarını kabul ettiğini söyleyen Hristodulidis, geçiş noktaları hakkında konuştu;
“Biz Kıbrıs Türk tarafının Mia Milia’da ve Louroujina’da iki geçiş noktası önerisini sadece kabul etmekle kalmadık, Kıbrıs Türk tarafının Athienou’dan Aglandjia’ya uzanan koridor konusunda da bir yanıt vereceğini bekliyorduk”
“Türk ordusunun onayı gerekiyor”
Hristodulidis, Rum tarafının önerisi olan Athienou ile Aglandjia arasında koridor kurulması konusunda “bazı ilerlemeler” sağlandığını ancak Türk ordusunun onayının gerekmesi nedeniyle Türk tarafının “bugün nihai kararları alma konumunda olmadığını” söyledi.
Aynı durumun Kokkina’dan geçiş noktası ihtimali için de geçerli olduğunu sözlerine ekledi.
“Türk tarafı Güven Artırıcı Önlemler önerilerimize yanıt vermedi”
Geçiş noktalarının yanı sıra, Rum tarafının Güven Artırıcı Önlemler için “beş öneri daha” sunduğunu belirten Hristodulidis, “Maalesef Türk tarafından herhangi bir yanıt gelmedi” diye yakındı.
Hristodulidis, “Tartışmalar devam ediyor… Cenevre’de kararlaştırdığımız tedbirler konusunda ilerleme kaydedilmesi için asgari bir hedef koymuştuk ve bu gerçekleşti, yeni öneriler olması için ve ne olursa olsun, bir sonraki toplantının belirlenmesi için… Bu gerçekleşti” dedi.
Tatar: Yeni kapı konusunda anlaşmaya varılamadı
Atanmış Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise düzenlediği basın toplantısında kapılar konusunda bir netice alınamadığını söyledi ve Hristodulidis’i eleştirdi.

Tatar, yeni geçiş kapıları konusunda sorunun çözülmesi adına “koridor” meselesini de gündeme aldıklarını, Kiracıköy üzerinden geçecek yeni sınır kapısının Türk tarafına ait bir güzergâhtan ilerlemesi istediklerini ancak Hristodulidis’in başka bir güzergahtan (ara bölge) geçişte ısrar ettiğini söyledi.
“Guterres Holguin’e kapılar konusunda görev verdi”
Tatar, “Güvenlik ve askeri değerlendirmeler sonucunda söz konusu güzergâhının uygun olmadığı net olarak ortaya koyuldu. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı da konuya müdahil oldu. Alternatif olarak mevcut güzergahtaki 5 kilometrelik yola bir 5 kilometre daha ekleyelim. Böylece Rumlar Kiracıköy’den, 10 kilometrelik yoldan geçip yine güneye geçsinler. Ancak bu öneri de kabul edilmedi” dedi.
“Dolayısıyla çok saatler harcandı ama maalesef şu anda bir netice alınamadı” diyen Tatar, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Maria Angela Holguin’e kapılar konusunda görev verdiğini de kaydetti.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, kuzeyde Kıbrıslırumlara ait mülkleri geliştirmek veya satmakla suçlanan kişileri tutuklamasına atıfta bulunan Tatar, “Bugünkü genel kurul toplantısında ve ikili görüşmelerde, Cenevre’den sonra adada yaşanan bir dizi talihsiz olayla ilgili derin hayal kırıklığımı dile getirdim” dedi.
Tatar, “Bu yeni atmosferin, iki halkın yararına olacak tüm girişimlerde somut sonuçlar doğurmasını umuyorduk. Kıbrıs Rum tarafının da bu yeni atmosferi korumak için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağına ve bu yeni atmosferin sürdürülmesinin çalışmalarımızı destekleyip kolaylaştıracağına inanıyordum” dedi.
Tatar, mülkiyet konusundaki tutuklamaları gündeme getirdi
Tatar, “Rum tarafının halkıma karşı mülkiyetle ilgili suç kovuşturmalarını yoğunlaştırdı. Rum tarafının bu eylemleri kesinlikle iki halkın ilişkilerine zarar veriyor ve ekonomimize ve turizmimize zarar vermeyi amaçlıyor” dedi.
“Bir yandan güven oluşturmaya, halklar arası temasları ve etkileşimi artırmaya çalışıyoruz. Kıbrıs Rum liderliğinin eylemleri, Kıbrıslıtürk halkını endişeli, baskı altında ve giderek daha fazla tehdit altında hissettiriyor. Birçok Kıbrıslıtürk, güney Kıbrıs’a geçerken veya yurt dışına seyahat ederken tutuklanma veya gözaltına alınma korkusu yaşıyor” diyen Tatar, bu konuda Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (TMK) varlığına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edildiğini hatırlattı.
Tatar, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak halkımı korumak benim görevimdir. Ayrıca, adada sürdürülebilir bir gelecek için çalışmayı da görevim olarak görüyorum, bu nedenle bugün itidal gösterdim ve karşılık vermedim” dedi.
“İyi niyetimize rağmen geçiş kapıları konusunda anlaşamadık”
Tatar, geçiş noktaları konusunda ise, “Hristodulidis iki yeni geçiş noktası önerme sözünü yerine getirmedi. Rum tarafı, geçiş noktası olmayan güney-güney geçiş koridorları konusundaki katı tutumunu sürdürüyor. Bu konudaki yaklaşımım her zaman sadece halkıma karşı değil, aynı zamanda Kıbrıs Rum halkına, adamıza ve bölgemize karşı da bir sorumluluk duygusuyla yönlendirildi” dedi.
“Temel olarak, bu geçiş noktalarıyla, bu sabah saatler harcadık… Guterres bu geçiş noktaları konusunda ortak bir zemin bulmak için çok çaba sarf etti, ancak ne yazık ki, iyi niyetimize rağmen… Hristodulidis ve ekibi, yolun Athienou’dan sonra beş kilometre ilerideki tampon bölgeden geçerek Lefkoşa’nın diğer tarafına geçmesi konusunda ısrar etti” dedi.
Kıbrıs Türkü’nün kendi devletinin bulunduğunu “özgür” ve “bağımsız” bir şekilde yaşanıldığını iddia eden Tatar, “iki devlet” arasındaki iş birliğinin geliştirilebileceğini ancak bir antlaşma olsun diye egemenlikten taviz verilemeyeceğini çünkü geri dönüşünün olmadığını söyledi.
CNA, CyprusMail, TAK



















