
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, “çözümsüzlük çözümdür” anlayışının en çok Kıbrıslıtürklere zarar verdiğini söyleyerek, New York’ta gerçekleşen zirvede, tarafların koca iki günü itiş kakışla harcadığını belirtti
Çeler: Çözümsüzlük en çok Kıbrıslı Türklere zarar veriyor
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çeler, “Kıbrıs sorunuyla ilelebet yaşanabileceğini” zanneden siyaset anlayışının, her açıdan çuvallamaya devam ettiğini belirtti.
Çeler, “Hep söylediğimiz gibi ‘çözümsüzlük en çok Kıbrıslıtürklere zarar veriyor’, üstelik bu zarar zaman ilerledikçe daha da katmerleniyor.
“İki koca günü itiş kakışla harcadılar”
Çeler şöyle devam etti;
“Kıbrıs sorununa bağlı olarak, giderek daha büyük probleme dönüşen mülkiyet meselesi de; öyle anlaşılıyor ki güneydeki stratejinin bir parçası olarak kritik sektörlerin tümüne zarar verecek şekilde planlanıyor.
Önce müteahhitler, ardından emlakçılar derken şimdi de oteller hukuki kıskaca alınmaya başladı.
Çatalköy’deki Vakıf arazisi üzerine kurulu Elexus’a karşı Rum mahkemesinde dava açılması bunun güçlü bir göstergesidir.
Elexus davasını, güneydeki bir mahkemede açıldığı için hafife almaya yönelenler büyük bir hata yapar. Rum tarafının amacının; bu tür davalarla Taşınmaz Mal Komisyonu‘nu devre dışına itmek ve kendi hukukunu referans alan yeni bir AİHM yolu döşemek olduğunu artık herkes anlamalıdır.
“Bu zihniyetin gerçeklerle bağı çoktan kopmuş durumdadır”
New York’ta gerçekleştirilen son 5’li toplantıda iki koca günü itiş kakışla harcayan ve en basit Güven Artırıcı Önlemler konusunda bile uzlaşamayan aklın bu adanın geleceğine, zarardan başka verebileceği bir şey yoktur.
Elexus davası, New York’ta çözümsüzlüğü savunmakla övünen ve hiçbir şey elde edememenin boş gururuyla ülkeye dönen Cumhurbaşkanını bir kez daha gerçeklerle yüzleştirmiş olmalıydı.
Fakat ne yazık ki bu zihniyetin gerçeklerle bağı çoktan kopmuş durumdadır.
Rum tarafı çözüme odaklanmak yerine davalar yoluyla çözümsüzlükten nemalanmaya devam ederken, çözümden köşe bucak kaçmayı marifet sayan bizdeki bu anlayıştan derhal kurtulmak gerektiği çok açıktır”



















