
Hükümet topyekûn, verdikleri yüzlerce silah ruhsatı ile yarattıkları “bireysel silahlanmayı” aklamak için absürt örneklerle savunmaya geçti. Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri Serhat Akpınar‘ın, “İş insanlarımızın korunmaya ihtiyacı var” açıklamasından sonra, Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı da hiçbir bilimsel dayanağı olmayan argümanları ortaya attı
Arıklı: Ruhsatlı silah istemişti. Verilmemişti Mehmed’e
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Arıklı, “Rahmetli Elmas Güzelyurtluyu hatırlar mısınız bilmem. Eşi ve kızı ile birlikte güneyde katledilmişti” diyerek, yıllar önceki bir cinayeti hatırlattı.
Arıklı, “Oğlu Mehmet, sürekli tehdit alıyordu. Koruma için polise başvurmuştu. Polis çaresiz bir kaç gün yakın koruma vermiş sonra da işi konutun önünde bir kaç saatte bir devriye gezdirmekte bulmuştu. Polis Mehmed’i 24 saat üstelik yıllarca koruyamazdı. Ruhsatlı silah istemişti. Verilmemişti Mehmed’e” dedi.
“Mehmed’in silahlı olduğunu gören saldırganlar kaçtı”
Arılı şöyle devam etti;
“Genç Mehmet çaresiz ruhsatsız bir silah edinmişti kendini korumak için…
Bir gece evinin önünde otururken silahlı saldırıya uğradı. Yaylım ateşine tutulmuştu. Can havli ile ruhsatsız silahına sarıldı.
Ateşin geldiği yere doğru ateş etti. Bu arada elinden yaralandı. Mehmed’in silahlı olduğunu gören saldırganlar topukları yağlayıp kaçtılar.
“Devlet Mehmed’i koruyamadı sonra da dava etti”
Birazdan polis geldi olay yerine. Sonra polis Mehmed’i tutukladı. Önce hastaneye sonrada nezarete götürdü. Suçu neydi biliyor musunuz Mehmed’in;
Ruhsatsız silah taşımak ve meskûn yerde ateş etmek… Annesini, babasını, kız kardeşini kaybetmiş Mehmet’i koruyamayan devlet, kendini korumaya çalıştığı için Mehmed’i dava etmişti. Ne yazık ki yasalar böyle diyordu.
Mehmet uzun süre yargılandı. Sonrasını hatırlamıyorum.
Demem o ki, suç işleyen veya işleyecek olanlar ruhsatlı silahları ile işlemezler bu suçu. Çünkü bu silahlanın balistiği polisin elindedir. Ruhsatlı silahlar bazen ruhsatsız silahlara karşı kendini korumak isteyenler içindir dünyanın her yerinde. Selametle…”



















