InstagramKıbrısManşetSiyaset

Zorba: KSP dünyadaki bütün sorunların sınıfsal olduğuna inanır







Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP) Cumhurbaşkanı adayı Osman Zorba, seçimlere katılma gerekçeleri, çözüm perspektifi ve partinin temel politikaları hakkında Özgür Gazete’ye konuştu. Zorba, Kıbrıs sorununun ancak halkın aktif katılımına dayanan eşitlik, kardeşlik ve doğrudan demokrasi ilkeleriyle çözülebileceğini söyledi

Zorba: KSP dünyadaki bütün sorunların sınıfsal olduğuna inanır

Özgür Gazete’nin sorularını yanıtlayan Zorba, dünya ve ada gündemindeki sorunların sınıfsal temelleri olduğunu savunarak, KSP’nin aday çıkarmak zorunda olduğunu ifade etti.

Zorba, “KSP dünyadaki bütün sorunların sınıfsal olduğuna inanır. Bugün iki temel sınıf vardır; burjuvazi ve işçi sınıfı. Biz işçi sınıfından yanayız. Burjuvaların tezleri sorunları çözmek için değil, kendi çıkarları için vardır. Bu yüzden KSP kitlelere yeni bir demokrasi seçeneğini anlatmak için aday çıkarmak zorundaydı” dedi.

“En kötü anlaşma, emperyalist savaştan daha iyidir”

Zorba KSP’nın duruşunu ise madde madde şöyle özetledi;

“KSP, NATO gibi savaş örgütlerine karşıdır. Kıbrıs’ın de facto ya da resmen NATO üssü olmasına karşıdır. KSP, aynı zamanda adadaki tüm burjuva askeri üs ve güçlere de karşıdır.

KSP, başka milletlere karşı yürütülen savaş propagandalarına ve savaşlara karşıdır. Bunu insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak görür ve bu suçu işleyenlerin Nürnberg Mahkemesi benzeri mahkemelerde yargılanmasını talep eder.

KSP, başka ülkelerin iç işlerine gerek doğrudan savaşla gerekse dolaylı müdahalelerle karışılmasına karşıdır. Uluslararası sorunların diplomatik yollarla çözülmesini talep eder. ‘En kötü anlaşma, emperyalist savaştan daha iyidir’ görüşünü savunur.

Üretici güçler -insan emeği, üretim araçları, teknoloji ve doğal kaynaklar- son 60 yılda büyük bir gelişme göstermiştir; bunun itici gücü mikroçiplerdir. Otomasyon ve bolluk üretimin her alanında etkisini göstermektedir; özellikle yapay zekâ alanındaki gelişmeler son yıllarda büyük atılımlar sağlamıştır”

“Üretici güçlerin gelişimiyle mevcut özel mülkiyet düzeni arasında çatışma kaçınılmazdır”

Burjuvazi kapitalist üretimi sürdürmede büyük krizler yaşandığına dikkat çeken Zorba, İkinci Dünya Savaşı
sonrasında ortaya çıkan kapitalizmin ikinci genel krizinin, 2008 finans kriziyle birlikte daha derin bir çıkmaza dönüştüğünü kaydetti.

Zorba, “Kapitalist-emperyalizm ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel alanda büyük bir çıkmazdadır; üretici güçlerin gelişimiyle mevcut özel mülkiyet düzeni arasında çatışma kaçınılmazdır. Bu nedenle bazı güçler, üretici güçlerin gelişimini durdurmak ya da geriletmek için askeri müdahale
ve yıkım gibi yollara başvurmaktadır” dedi.

“Yabancı ordu ve üslerin adada olmayacağı bir Kıbrıs…”

Zorba, Kıbrıs sorununa ilişkin perspektifini de net biçimde ortaya koydu ve şunları kaydetti;

“Kıbrıs sorunu 60 küsur yıldır BM gözetiminde görüşmelerle çözüleceği bize hep anlatıldı. ‘Ha şimdi oldu, ha şimdi olacak’ laflarıyla kitleler oyalandı. Bu yöntem çözüm yolu değil, taksim yoludur.

KSP, Kıbrıs sorununun kitlelerin aktif katılımına dayanan ‘eşitlik, kardeşlik, özgürlük ve doğrudan demokrasi’ şiarı
üzerinden yükselecek bir halk hareketi ile çözülebileceği tezini öne sürüyor.

Yabancı ordu ve üslerin adada olmayacağı, NATO’nun batmayan uçak gemisi olmayacağı bir Kıbrıs ancak bu mücadele ile elde edilebilir”

“Devletin biçimi, halkın katılımıyla günün koşullarına uygun olarak belirlenecektir”

Zorba, seçimlerde yarışacağı diğer adaylardan farklarını anlatırken de iki temel siyaset çizgisi olduğundan bahsetti ve şunları söyledi;

“Bu seçimde iki siyaset yarışmaktadır. Birincisi BM çerçevesinde, burjuva -emperyalist çözüm siyasetidir. Federasyoncular, iki devletçiler (konfederasyoncular) ve mevcut üniter Kıbrıs Cumhuriyeti savunucuları bu çizgidedir.

İkincisi ise KSP’nin emperyalizmin boyunduruğundan kurtularak gerçek bağımsız, birleşik bir Kıbrıs devleti tezi. Devletin biçimi, halkın katılımıyla günün koşullarına uygun olarak belirlenecektir”













Başa dön tuşu