InstagramKıbrısManşetSiyaset

Altuğra: Milletvekilleriyle toplantı yapmaktan neden kaçıyorsun Sayın Üstel?







Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra, seçim hezimeti sonrası grup toplantısı yapmayan atanmış Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ünal Üstel‘e açtı ağzını yumdu gözünü. Altuğra halkın seçimlerde, “laik hukuk devleti” vurgusu yaparak, “Liyakatsiz ve adaletsiz yönetimden usandık” dediğini belirtti

Altuğra: UBP grubunu derhal toplantıya çağırmasını bekledim

Genç TV’de yayımlanan Genç’te Sabah programında Meltem Sonay’ın sorularını yanıtlayan Altuğra, kendisi direkt bir açıklama yapmadan, seçimlerden hemen sonra Genel Başkan’ın bir grup toplantısı yapmasını ben beklediğini çünkü partinin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde büyük bir yenilgiye uğradığını söyledi.

Ersin Tatar‘ın Ulusal Birlik Partisi tarafından tam destekle ilan edildiğini hatırlatan Altuğra, “Ulusal Birlik Partisi’nin ne kadar güçlü, örgütlü bir parti olduğunu zaten herkes biliyor. O gücün tamamının Sayın Ersin Tatar’a yönlendirilmesi gerektiğini beklemek gayet doğaldır. Ancak gelinen noktada çok farklı bir sonuç elde edilmiştir. Tam da bu nedenden dolayı bir liderin UBP grubunu derhal toplantıya çağırmasını bekledim” dedi.

“Tam 10 gün oldu… Milletvekilleriyle toplantı yapmaktan neden kaçıyorsun Sayın Başkan?”

Altuğra şöyle devam etti;

“Genel başkanın milletvekilleriyle bir araya gelip durumu değerlendirmesi, ne oluyor, ne bitiyor konuşması beklenen bir şeydir.

O toplantı yapılsaydı; bu sonucun neden bu şekilde sandıktan çıktığını hep birlikte sorgulardık ve kendimize bir yol haritası çizerdik. Ben saygıda kusur etmemek adına bu toplantıyı bekledim, yapılmayınca canlı yayınlarda konuşmaya başladım.

19 Ekim günü Cumhurbaşkanlığı seçimleri tamamlandı. Bugün 29 Ekim hala grup toplantısı yapmadık, çağrısı dahi gelmedi.

Milletvekillerinden, milletvekilleriyle toplantı yapmaktan neden kaçıyorsun Sayın Başkan?

Sadece benim çağrım değil, bazı milletvekili arkadaşlarımızın da grup toplantısı yapılması gerekir yönünde çağrıları vardı. Ancak cevap dahi almadık.

“Hiçbir şey olmamış gibi, her şey süt limanmış gibi…”

Hiçbir şey olmamış gibi, hiçbir şey yokmuş gibi, grubun içerisinde her şey süt limanmış gibi örgütleri gezmeye başladı. Tabii ki gezecek. Ama böyle algıyı daha farklı yöne çekme, sorunları halının altına süpürme gibi bir duruş sergileniyormuş gibi yorumlara da neden oluyor.

‘Ders aldık cümlesi’ inanmadan söylenen cümledir diye yorumlayabilirim.

“Halk, ‘Biz adaletsiz, liyakatsiz yönetimden usandık’ dedi”

Eğer sen dersini aldıysan ne yaptın? Birinci yenilgi yetmedi, ikinci yenilgi yetmedi, üçüncü yenilgi oldu. Yine bir ders çıkmadı.

Halk dedi ki biz artık adaletsiz, liyakatsiz yönetilmekten usandık. Biz bir hukuk devletiyiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti laik bir hukuk devletidir. Atatürk ilkelerine bağlı kalacak şekilde.

Gerek eğitimde olsun gerek iç siyasetin yönetim şeklinde olsun laik hukuk devleti başlığı altında yönetilmeyi istiyoruz. Nedir bu laik devlet?

“Seçimlerdeki tepki Tatar’dan ziyade Üstel hükümetineydi”

Dinle siyaseti birbirinden ayırarak yönetilmek. Aslında Sayın Ersin Tatar’dan ziyade tepki hükümete idi, Üstel hükümetine idi. Zihniyet değişmesi gerekir dedim bazı açıklamalarımda.

Hani zihniyet değişmesi gerekir denildiğinde bazı arkadaşlar tarafından bakanlıklarda bazı değişikliklerin dile getirildiğini görüyorum. Hayır. Genel Başkan değişecek. Bu genel baştan değişmeli.

“Lider dediğin; dürüst, güvenilir olur, vizyonu ve hitap yeteneği olur”

Bir liderin nasıl olması gerektiğini ifade ediyorum. Çok kısa özetlemek gerekir; Birincisi dürüst ve güvenilir olacaksınız. İkincisi vizyonunuz olacak ve hitap yeteneğiniz olacak.

Ama vizyonun üstünde özellikle durmak istiyorum; Vizyon sahibi olan lider, toplumun, halkın, yönetimin başına geldiğinde halkın yapısına, ülkenin yapısına bir bakar. Ülkenin en çok ihtiyaç duyduğu nedir? Hedef koyar kendine.

“Laik hukuk devleti böyle olur”

Hız kesmeyen bir nüfus artışı vardır. Peki bu nüfus artışına karşılık benim almam gereken önlemler nelerdir? Bu insanların ülkeye akışıyla birlikte ihtiyaçları da gündeme geliyor.

Sağlık, kaliteli bir sağlık hizmeti alma ihtiyacı vardır. Ne yapacaksın? Hastanelerin sayısını artıracaksın. Sağlık merkezlerinin sayısını artıracaksın. Sağlık ocaklarının sayısını artıracaksın. Ve buralardan çalışacak olan nitelikli, büyük harflerle söylüyorum nitelikli personellerin hukuka uygun şekilde istihdamını sağlayacaksın.

İşte laik hukuk devleti bunları izah ediyor aslında. İnsanlar arasında eşit mesafede durarak yolunu yürüyeceksin”













Başa dön tuşu