EkonomiInstagramKıbrısManşetSiyaset

Üredi: Ülke yangın yeri, herkes protokolü tartışıyor ama BTHK’dan çıt yok!







Telekomünikasyon Dairesi Çalışanları Sendikası (Tel-sen) Başkanı Hakan Üredi, ülkenin fiber alt yapısının ve verilerinin Türk Telekom’a peşkeş çekilmek istendiği protokole karşı mücadele mesajı verdi, Telekomünikasyon Dairesi’nin asla teslim edilmeyeceğini söyledi. Üredi, sessizlik yemini eden Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu‘na da (BTHK), “Bu sessizlik ihanettir” diye seslendi

Üredi: “Her eve fiber” sloganının arkası karanlıktır

Türk Telekom peşkeş protokolüne karşın bugün Yönetim Kurulu ile birlikte basın açıklaması yapan Üredi, “Her eve fiber” sloganını kullandıklarını, bunun kulağa hoş geldiğini ancak bu sloganın arkasında karanlık bir tablo olduğunu söyleyerek, o tablonun sermayenin halkın sırtına oturduğu bir tablo olduğuna vurgu yaptı.

Üredi, “Buna aldanmayın. Biz buna gelişim değil ‘bağımlılık planı’ diyoruz, ‘esaret’ diyoruz. Biz en başından beri açıklayın, şeffaf olun dedik. Bu ülkenin altyapısını peşkeş çekmeyin, atı alan Üsküdar’ı geçmesin dedik. Ne oldu? Bugün herkes bu konuyu konuşuyor, Meclis’te tartışılıyor. Bizim aylar önce söylediklerimiz bir bir çıkıyor. Bugün bize kimse bilmiyorduk diyemez. Biz söyledik, eylemler yaptık. Haklı da çıktık” dedi.

“Dairenin borcu varmış, o borç senin borcundur Arıklı efendi”

Üredi şöyle devam etti;

“Sayın Erhan Arıklı, bu milleti küçümseyen açıklamalarınızla gerçeği örtemeyeceksin. Kamu malını peşkeş çekerek yönetemezsin. Bu daireyi yok sayarak, çalışanı hedef göstererek bu işi yürütemezsiniz, yürütemeyeceksiniz.

Bu kurum halkın alın teriyle kuruldu. Biz Tel-sen olarak o emeği kimseye teslim etmeyeceğiz. Bir borçtur, tutturmuşsunuz gidiyorsunuz. Senin borcundur efendi. Senin hükümetinin borcudur, sizin borcunuzdur. İdarecilerin borcudur.

Halkın ödediği paraları belgelerle açıklayın, nerelere harcandı bu paralar? Telefon Dairesi üzerine yıkmaya çalıştığınız borç, nerelere harcanmıştır? Çıkıp, açıklayın.

“‘Kıbrıs’ta bu yatırım yapacak adam yok’ diyorsanız, en boş duran yer sizin koltuktur”

Bir de ‘bu projeyi engelleyen Kıbrıslıtürkler’dir’ diyorsunuz. Ne büyük hadsizliktir bu? Bu haddi size kim vermiştir? ‘Kıbrıs’ta bu yatırım yapacak adam yok’ diyorsanız, en boş duran yer sizin oturduğunuz koltuktur.

Biz bu ülkenin öz evlatlarıyız. Bu daireyi kuranlarız. Emekçileriyiz, yılmaz bekçileriyiz. Suçlu biz değiliz. Kamu varlıklarını peşkeş çekenlerdir suçlu. Ve bu zihniyeti savunanlardır. Bugün imzalanan anlaşma Telefon Dairesi’ni bitirme planıdır.

Gelir halktan alınacak, kazanç özel şirketlere gidecek. Hiçbir iş yapmadan, henüz hiçbir onay olmadan bu halkın malı olan Telefon Dairesi üzerinde, halkın malından para kazanacaklar. Buna izin vermiyoruz, vermeyeceğiz.

Bu protokol kamu gelirini sıfırlıyor. Hizmet tekelleşiyor. Başka herhangi bir kurumdan, alternatif bir yapıdan hizmet satın alamayacaksınız. Fiyatı tek başına belirleyecek. Sınırsız muafiyet hakkı olacak.

“Bu egemenliğe, yasalara aykırıdır”

İstediği çalışma personelini buraya getirip, hiçbir vergi ve yükümlülük altına girmeden bize hizmet mi verecekler Gümrük vergilerinden muafiyet hakları mı?

Hakan Üredi

Anayasayı ve yasaları hiçe sayarak imtiyazlar veriliyor. Bu egemenliğe, yasalara aykırıdır. Yerli istihdamı yok ediyorlar. Şu kadar personel çalıştıracaktınız yerli istihdam olarak diye hiçbir rakam yazılmamıştır. Bu iş, yerli istihdamı da yok eder arkadaşlar. Bu iş, çoluğumuzu, çocuğumuzu göçe zorlar. Halkı dışarıya bağlı kılar. Sermayenin kasasını doldurur.

Egemenliğimize hükmedecekler. Yerli, yabancı sermaye fark etmez. Kamu malı halkındır. Satılamaz, kiralanamaz, devredilemez. Ve sonra çıkıp diyorsunuz ki, ‘bu ülke gelişecek, teknolojiyi bu ülkeye getiriyoruz’

“Bize ‘yabancı değil’ diyerek masallar anlatmayın”

Hayır efendim. Bu ülkeyi sermayeye devretmeye çalışıyorsunuz. Türk Telekom yabancı değil diyorsunuz. Ama kimin çıkarına çalıştığı ortadadır. Yerli yabancı fark etmez. Bize yabancı değil diyerek masallar anlatmayın.

Biz o masalı yıllar önce yaşadık. Acısını hala çekiyoruz. Bugün yatırım diyerek bu ülkeye sokulmak istenen sermaye, halkın zaten sahip olduğu bir değeri gasp etmek istiyor.

Bu ülkenin sinir sistemi bizim elimizdedir. Bunu koparmaya, satmaya, dışa bağlı hale getirmeye kalkan her girişim doğrudan bu ülkenin, bu ulusun egemenliğine saldırıdır.

Burada sizinle birkaç veri paylaşmak istiyoruz 1995-96 senelerinden.

“Nasıl olur da biz bu ülkeye fiberi dışarıdan temin etmek istiyoruz?”

Fiber optik şema ekte gördüğünüz gibidir. Nasıl olur da biz bu ülkeye fiberi dışarıdan temin etmek istiyoruz? KKTC’nin hudutlarında bir insanın sinir sistemini saran bir örnek niteliği taşıyan fiber altyapı haritası bu.

Telefon Dairesi’nin elindeki en kıymetli stratejik yapıdır. Ve unutmayın; aynı harita Bay Arıklı’nın ve Müsteşarı Ender Bey’in odasında da asılıdır.

Biz bu adanın her köşesindeyiz. Dağda, ovada, sahilde, köylerde, her yere ulaştık arkadaşlar. Sadece biraz sermaye, biraz kaynak, biraz yatırım ile evlerin kapısına kadar gitmemiz kalmıştır.

Bu grafik gösteriyor ki, önümüzdeki 25 yılda dünya bambaşka teknolojileri konuşacak. Bugün fiberin ötesinde Quantum İnternet ve Starlink gibi uydu ağlarından söz ediyoruz.

“Teknolojiye evet. Biz teslimiyete hayır diyoruz”

Mesele teknoloji değildir. Mesele bu ülkenin geleceğini kim ve kimler yönetecektir. Bizim derdimiz teknolojiyi engellemek değildir. Ülkenin kontrolünü korumaktır. Teknolojiye evet diyoruz. Biz teslimiyete hayır diyoruz. Yoksa 4.5G, 5G, Fiber bunlar onların bahaneleri olacaktır.

Biz gayet iyi anlıyoruz. Kalemi kimin tuttuğunu iyi biliriz. Gerçek sorun yatırım değildir. Kamuyu ticarileştiren çıkar odaklarıdır.

Bu daire bu halkın son kalesidir arkadaşlar. Ve biz o kaleyi teslim etmeyeceğiz. Kamu çıkarı korunmadıkça, şeffaflık sağlanmadıkça, kurumlarımızın ve halkın hakkı güvence altına alınmadıkça Tel-sen susmayacak, mücadeleden çekilmeyecek ve savaşmaya devam edecektir. Tıpkı bugün olduğu gibi. Şu anda hukukçularımız hukuk yolunda ilerlemektedir.

“Ülke yangın yeri, herkes protokolü tartışıyor ama BTHK’dan çıt yok!”

Bununla bilgisini sizlere buradan sunmaktan gurur duyarım. Bir çift lafımız da Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu’na (BTHK).

Ülke yangın yerine dönmüş, toplum ayağa kalkmış, herkes protokolü tartışıyor ama BTHK’dan çıt yok!

Bu sessizlik tarafsızlık değildir. Kamu çıkarını korumakla yükümlü bir kurum, böyle kritik bir dönemde susamaz. Bu halkın iletişim hakkı, egemenliği ve geleceğidir.

Emekçiler sahada alın teri döküyor, daire projeler sunup yatırım arıyor. BTHK koltukların arkasına saklanmayı bırakmalıdır. Çünkü bugün sessizlik, ihanettir.

Erhürman’a çağrı: “Kamu çıkarını korumak için derhal inisiyatif alın”

Buradan Cumhurbaşkanımıza da seslenmek istiyoruz. Sayın Tufan Erhurman’ı açıkça göreve davet ediyoruz. Halkın yanına gelmeye, bu protokolün detaylarını şeffaf şekilde sorgulamaya, kamu çıkarını korumak için derhal inisiyatif almaya çağırıyoruz.

Bugün burada açıkça ilan ediyoruz; Telefon Dairesi kamunun kalacak, bağımsızlık halkın olacak. Güç emekçide duracaktır.

Ve son kez söylüyorum, bu ülkeyi, bu kurumları ve bu halkı sermayeye peşkeş çekemeyecektiniz. Buna izin vermeyeceğiz. Çünkü Tel-sen varsa, bu ülke satılık değildir”

Özgür Haber Merkezi













Başa dön tuşu