InstagramKıbrısManşetSiyaset

Birinci: Kıbrıs halkını İngiliz emperyalizmin saldırganlığına karşı durmaya çağırıyoruz







Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP) Genel Sekreteri Mehmet Birinci, Kıbrıs halkının emperyalistböl-yönet” politikalarının acı sonuçlarını yaşamış bir halk olduğunu söyleyerek, bu nedenle anti-emperyalist mücadelenin Kıbrıs halkı için soyut bir slogan değil, tarihsel bir zorunluluk olduğunu vurguladı

Birinci: Halkların iradesini hiçe sayan güç siyasetinin ürünü

Yazılı açıklama yapan Birinci, Orta Doğu’da tırmandırılan savaş politikalarının; bir kez daha emperyalist müdahalelerin dünya halklarına barış, demokrasi ve refah değil; yıkım, yoksulluk ve istikrarsızlık getirdiğini gösterdiğini belirtti.

Birinci, “Emperyalist büyük güçlerin askeri operasyonları ve bölgesel gerilim stratejileri, halkların iradesini hiçe sayan güç siyasetinin ürünüdür” dedi.

“Halkların kaderi emperyalist merkezlerde belirlenemez”

Birinci şöyle devam etti;

“Kıbrıs Sosyalist Partisi olarak açıkça ilan ediyoruz; Halkların kaderi emperyalist merkezlerde belirlenemez. Enerji kaynakları, ticaret yolları ve jeopolitik hesaplar uğruna yürütülen askeri politikalar meşru değildir. Savaşların bedelini işçiler, emekçiler ve yoksul halklar ödemektedir.

Bugün görev; milliyetçi, mezhepçi ve burjuva çıkar siyasetlerinin peşine takılmak değil, işçi sınıfının bağımsız hattını güçlendirmektir. Bunun anlamı uluslararası alanda anti-emperyalist birleşik cephenin oluşturulmasıdır.

Neden anti-emperyalist birleşik cephe?

Emperyalist müdahaleler sadece bombalarla değil; ekonomik yaptırımlarla, borçlandırma politikalarıyla, askeri üslerle, silahlanma yarışlarıyla, halkları bölerek ve kutuplaştırarak yürütülür. Bu nedenle mücadele de yalnızca bir ülkenin değil, bütün dünya emekçilerinin ortak mücadelesi olmak zorundadır.

Anti-emperyalist birleşik cephe; işçilerin, sendikaların, gençliğin, kadın hareketinin, Barış yanlısı tüm demokratik güçlerin ortak talepler etrafında yan yana gelmesini ifade eder.

Taleplerimiz;

Bölgedeki tüm askeri operasyonların durdurulması, yabancı askeri üslerin kapatılması, halkların kendi kaderini tayin hakkının tanınması, silahlanmaya ayrılan bütçelerin halkın refahına yönlendirilmesi, emekçi sınıfların ekonomik haklarının korunması olmalıdır.

“Bu bir tarihsel sorumluluktur”

Kıbrıs halkı emperyalist böl-yönet politikalarının acı sonuçlarını yaşamış bir halktır. Bu nedenle anti-emperyalist mücadele bizim için soyut bir slogan değil, tarihsel bir zorunluluktur.

Bugün anti-emperyalist mücadele, yalnızca bir dayanışma çağrısı değil; dünya barışının, halk egemenliğinin ve sosyal adaletin ön koşuludur.

Çağrımız;

Kıbrıs İngiliz emperyalizminin Ağrotur ve Dikelya Üsleri bu paylaşım savaşında kullanmaktadır. Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürkleri İngiliz emperyalizmin bu saldırganlığına karşı durmaya çağırıyoruz.

Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürkler bölge halklarının, işçilerin, emekçilerin ve yoksul köylülerin öldürülmesine sessiz kalmamaya çağırıyoruz.

İşçileri, emekçi halk kitlelerini ve sendikaları; burjuva savaş politikalarının arkasında saf tutmamaya, emperyalist bloklaşmaların parçası olmamaya, halkların kardeşliği temelinde ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.

Savaş değil barış! Sömürü değil eşitlik! Emperyalizm değil halkların egemenliği! Yaşasın Dünya Halklarının Anti-Emperyalist Birleşik Cephesi”















Başa dön tuşu