
Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-iş) Başkanı Dr. Özlem Gürkut, teşviklerle büyütülen ayrıcalıklar, toplanmayan vergiler, imtiyazlı sözleşmeler ve vergi afları ortadayken, faturanın çalışana kesilmesinin bilinçli bir tercih olduğunu vurgulayarak, yarın genel grevde olacaklarını duyurdu
Gürkut: 100 lira maaş alanın yıllık geliri 165 lira azalacak
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Gürkut, hayat pahalılığı ödeneğinin 9 ay süreyle askıya alınmasını öngören yasa tasarısı için, hükümetin “çalışanın maddi kaybının olmayacağını” iddia edip buna da “öngörülebilir ekonomi” adını verdiklerini hatırlattı.
Gürkut, “Gerçek ise çok açık; Yeni HP düzenlemesiyle çalışanın 2026 yılı gelirleri yaklaşık yüzde 10 azalacaktır. Bu düzenleme ile fiilen 13. maaş ve konsolide ödemeler ortadan kaldırılmaktadır. Aynı uygulama son üç yılda geçerli olsaydı, bugün çalışanlar yaklaşık yüzde 25 daha düşük gelir elde ediyor olacaktı. 100 lira maaşı olan bir çalışanın yıllık toplam geliri bu düzenleme ile yaklaşık 165 lira azalacaktır” dedi.
“Buna ‘öngörülebilirlik’ diyorlar”
Gürkut şöyle devam etti;
“Oysa bugün savaş gerekçe gösterilerek; hayat pahalılığı karşısında çalışanı korumak yerine, maaşların aylarca sabit tutulması ‘ekonomik tedbir’ olarak sunulmaktadır.
Diğer yandan aynı dönemde; akaryakıta kısa aralıklarla zam üstüne zam yapılırken, elektriğe yüksek oranlı artışlar gündeme getirilmektedir.
Hayat pahalılaşacak, fiyatlar artacak, alım gücü düşecek, ama maaşlar sabit kalacaktır. Buna ‘öngörülebilirlik’ diyorlar.
‘Öngörülebilir ekonomi’ söyleminin ne kadar gerçekçi olduğu, bütçe verilerinden de açıkça görülmektedir.
2026 yılı için öngörülen 25 milyar borçlanma (!) yetkisinin daha yılın başında, ilk üç ayda yaklaşık 5,8 milyarının kullanılmış olması; kamu maliyesindeki yapısal sorunun ve yönetim anlayışının açık bir göstergesidir.
“Elinizi çalışanın cebinden çekin! Yarın itibariyle genel grevdeyiz”
Bu tablo, öngörülebilirlikten değil; kısa vadeli borçlanma ile sürdürülen kırılgan bir mali yapıdan söz edildiğini ortaya koymaktadır.
Gerçek tasarruf; emekçinin ücretini baskılamakta değil, kamu kaynaklarının adil ve etkin kullanımındadır.
Teşviklerle büyütülen ayrıcalıklar, toplanmayan vergiler, imtiyazlı sözleşmeler ve vergi afları ortadayken, faturanın çalışana kesilmesi bir zorunluluk değil, bilinçli bir tercihtir.
Bu bir ekonomik tedbir değil, emeğin sistematik olarak değersizleştirilmesidir. Elinizi çalışanın cebinden çekin! 30 Mart 2026 itibarıyla genel grevdeyiz”



















