
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener, Türkiye‘deki okullarda yaşanan şiddet olaylarına işaret ederek, şiddet ortaya çıktıktan sonra tepki vermenin değil, şiddeti doğuran koşulları ortadan kaldıracak önleyici politikaları hayata geçirmenin esas olduğuna vurgu yaptı. Gelener Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu başta olmak üzere tüm yetkilileri bir kez daha sorumluluk almaya çağırdı
Gelener: Yaşamını yitirenlerin ailelerine, eğitim sendikalarına ve tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz
Yazılı açıklama yapan Gelener, Türkiye’deki okullarda son günlerde peş peşe yaşanan silahlı saldırıların; eğitim ortamlarının güvenliği açısından son derece korkunç ve kaygı verici bir tabloyu ortaya koyduğuna işaret etti.
Gelener, “Yaşamını yitiren öğretmenler ve öğrenciler için derin üzüntü duyuyor, ailelerine, eğitim sendikalarına ve tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz” dedi.
“Biriken yapısal sorunların ve ihmallerin de bir sonucu”
Gelener şöyle devam etti;
“Yaşanan bu olayları üzücü hadiseler olarak geçiştiremeyiz. Okullarda artan şiddet, bireysel davranışlarla açıklanabilecek dar bir sorun değildir. Bu durum, eğitim alanında uzun süredir biriken yapısal sorunların ve ihmallerin de bir sonucudur.
Uzun süredir dikkat çektiğimiz gibi, öğretmeni itibarsızlaştıran, eğitimcileri hedef haline getiren, okulda yaşanan her sorunun sorumluluğunu öğretmene yükleyen bir anlayış şiddeti azaltmaz, tam tersine büyütür. Öğretmeni ve kamusal eğitimi değersizleştiren her söylem, okulda saygıyı zayıflatmakta, güven duygusunu aşındırmakta ve eğitim ortamlarını daha kırılgan hale getirmektedir.
Okullarda artan şiddet yalnızca bireysel öfke, aile içi sorunlar ya da dijital mecralardaki olumsuz içeriklerle açıklanamaz.
“Yoksulluk, eşitsizlikler, akran zorbalığı…”
Sorunun temelinde, rehberlik ve psikososyal destek hizmetlerinin yetersizliği, okul güvenliğindeki eksiklikler, çocukların artan sosyal ve ekonomik baskılar altında büyümesi, yoksulluk, eşitsizlikler ve okul-aile ilişkisinin sağlıklı bir zemine oturtulamamış olması bulunmaktadır.
Akran zorbalığı, öğretmene yönelik şiddet ve okul içinde giderek zayıflayan güven ilişkisi birbirinden bağımsız başlıklar değildir. Bunların tümü aynı yapısal sorunun parçalarıdır. Bu nedenle okulda şiddet, yalnızca bir disiplin meselesi olarak ele alınmamalıdır. Bu konu, doğrudan kamusal sorumluluk, çocuk koruma ve eğitim politikası meselesidir.
KTÖS olarak yıllardır aynı noktaya dikkat çekiyoruz. Okullarda rehberlik hizmetleri güçlendirilmeli, psikososyal destek yaygınlaştırılmalı, çocuk koruma mekanizmaları oluşturulmalı ve okul-aile ilişkileri kuralsızlığa terk edilmemelidir.
“Çavuşoğlu başta olmak üzere tüm yetkilileri bir kez daha sorumluluk almaya çağırıyoruz”
Bu çerçevede, uzun süredir savunduğumuz okul-aile sözleşmesinin hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir ihtiyaçtır. Okulun, ailenin ve kamunun sorumluluklarını açık biçimde tanımlamayan bir yapıda sorunlar büyümeye devam edecektir.
Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu başta olmak üzere tüm yetkilileri bir kez daha sorumluluk almaya çağırıyoruz. Şiddet ortaya çıktıktan sonra tepki vermek değil, şiddeti doğuran koşulları ortadan kaldıracak önleyici politikaları hayata geçirmek esas olmalıdır.
Okullarımızın şiddetin, korkunun, tehdidin ve ölümün mekanı haline gelmesine karşı hep birlikte mücadele etmek zorundayız. Bugün görmezden gelinen her ihmal, yarın daha ağır sonuçlar doğuracaktır. Kriz kapıya dayanmadan harekete geçmek zorundayız”



















