InstagramKıbrısManşetSiyaset

Maviş: Aydınlara uygulanan giriş yasağı, doğrudan Kıbrıs Türk toplumuna baskıdır







Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Kıbrıslıtürk aydınların Türkiye’ye girişlerinin yasaklanmasının; atanmış 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Ali Murat Başçeri‘nin TC Lefkoşa Büyükelçiliği’nin ilk döneminden kalan bir “miras” olduğunu vurgulayarak, hükümet ve Cumhurbaşkanlığı’nın konuyla ilgili somut adımlar atmak zorunda olduğunu belirtti

Maviş: Düşünen, konuşan, eleştiren insanların “güvenlik tehlikesi” olarak görülmesi kabul edilemez

Yazılı açıklama yapan Maviş, Türkiye’de son yıllarda giderek artan baskı ortamının Kıbrıslıtürklere de yansıdığını belirterek, gazetecilerin, aydınların ve siyasetçilerin hapse atıldığı, ifade ve düşünce özgürlüğünün yok sayıldığı bir dönemin yaşandığını vurguladı. Maviş, bu ortamın Kıbrıslıtürk aydın, yazar, sendikacı ve siyasetçilere yönelik Türkiye’ye giriş yasaklarını da beraberinde getirdiğini ifade etti.

“Düşünen, konuşan, eleştiren insanların ‘güvenlik tehlikesi’ olarak görülmesi kabul edilemezdir” diyen Maviş, bu uygulamaların sadece bireyleri değil, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasındaki ilişkileri de doğrudan etkilediğine dikkat çekti.

“Türkiye’de giderek artan baskı ortamı Kıbrıslıtürklere de yansıdı”

Maviş şöyle devam etti;

“2021 yılından beridir ‘güvenlik gerekçesi’ ile Kıbrıslıtürklerin Türkiye’ye alınmaması utanç verici bir uygulamadır.

Bu uygulamanın son mağduru Senih Çavuşoğlu ve tüm potansiyel ‘güvenlik tehlikesi’ Kıbrıslıtürk yurtseverlerin yanında olacağımızı, temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalelerin karşısında duracağımızı yineleriz”

Türkiye’deki baskıcı ve kaotik ortam, Kıbrıslıtürklere de yansımaktadır. Aydınlara, gazetecilere ve sendikacılara yönelik yasaklar, yıllardır Türkiye ile Kıbrıs arasında olan bağları zedelemekte, ilişkileri zayıflatmaktadır. İnsanlar arasında köprü kurulması gerekirken, duvarlar örülmektedir”

“Tatar ve Başçeri’nin mirası”

Maviş, söz konusu uygulamaların tesadüfi olmadığını ve bilinçli bir politikanın sonucu olduğunu vurguladı, “Bu gerilim kendiliğinden oluşmamaktadır. Kıbrıslıtürk ilericilerine yönelik bu politikalar, Türkiye ile Kıbrıslıtürkler arasındaki bağları zayıflatmak ve ilişkileri koparmak için bizatihi AKP yöneticileri tarafından kurgulanmıştır” dedi.

Maviş, “Ersin Tatar ve Ali Murat Başçeri’nin Kıbrıs Türk toplumuna miras bıraktığı bu antidemokratik ve ayrımcı uygulamanın bir an önce son bulması için hem hükümet hem Cumhurbaşkanlığı somut adımlar atmak zorundadır” ifadelerini kullandı.

Maviş, ifade özgürlüğünün, düşünce özgürlüğünün ve demokratik değerlerin korunmasının hem Kıbrıslıtürk toplumu hem de bölgedeki ilişkiler açısından hayati önemde olduğunu vurgulayarak, bu politikalara karşı mücadeleye devam edileceğini kamuoyuna duyurdu.













Başa dön tuşu