InstagramKıbrısManşetSiyaset

Birinci: Bu yasa haber yapılmasını hapis cezası tehdidiyle engellemeyi amaçlıyor







Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP) Genel Sekreter Mehmet Birinci, “tanınmış kişilerinyargı süreçlerinde gazetecilerin açık isim ve fotoğraf kullanmasını suç sayan ve 1 yıl hapislik cezası öngören Ceza Yasası değişikliğinin “faşizan bir saldırı” olduğunu söyledi. Canan Onurer, Pınar Barut ve Ayşemden Akın gibi araştırmacı gazetecilere yönelik artan ölüm tehditleri ve fiziksel saldırıların, kuzeyin suç odakları için bir “liman” haline geldiğini kanıtladığına vurgu yapan Birinci, “Bu yasa, suç şebekelerini deşifre edenlerin kalemini kırmayı hedeflemektedir” dedi

Birinci: Bu düzenleme basını kelepçelemeye ve halkın gerçekleri öğrenme hakkını gasp etmeye yönelik faşizan bir saldırıdır

Yazılı açıklama yapan Birinci, KSP’nin işçi sınıfının ve emperyalizme karşı olan tüm güçlerin safında yer alarak, Kuzey Kıbrıs’taki sömürge yönetimi ve onun yerli işbirlikçileri tarafından dayatılan Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın onaylamasını şiddetle reddettiğini ilan etti.

Birinci “Partimiz, bu yasal düzenlemeyi basını kelepçelemeye ve halkın gerçekleri öğrenme hakkını gasp etmeye yönelik faşizan bir saldırı olarak değerlendirmektedir” diyerek, KSP’nin bu gerici yasaya karşı duruşunun temel gerekçelerini şöyle sıraladı;

“Haber yapılmasını hapis cezası tehdidiyle engellemeyi amaçlıyor”

1. Mevcut idare, rüşvet iddiaları ve sahte diploma skandallarıyla kokuşmuş durumdadır. Bu yasa tasarısı, “masumiyet karinesi” kavramının arkasına sığınarak, seçtirilmiş olan siyasetçilerin, üst düzey bürokratların ve iş insanlarının karıştığı yolsuzluk dosyalarının haber yapılmasını hapis cezası tehdidiyle engellemeyi amaçlamaktadır.

“Onurer, Barut ve Akın gibi gazetecilere yönelik tehditler…”

2. Gazetecilik ya da sosyal medyadan bunun halk tarafından duyurulması faaliyetinin kriminalize edilmesi, zaten ağır baskı altında olan basın özgürlüğüne indirilmiş bir darbedir. Canan Onurer, Pınar Barut ve Ayşemden Akın gibi araştırmacı gazetecilere yönelik artan ölüm tehditleri ve fiziksel saldırılar, kuzeyin suç odakları için bir “liman” haline geldiğini kanıtlamaktadır. Bu yasa, suç şebekelerini deşifre edenlerin kalemini kırmayı hedeflemektedir.

“Sömürü düzenini sürdürülebilir kılmak için kullanılan birer tahakküm aracı”

3. KSP, 1974 sonrası oluşan statükoyu NATO planları doğrultusunda bir “işgal” ve mevcut yönetimi bir “sömürge alt yönetimi” olarak tanımlamaktadır. Bu gibi baskı yasaları, işçi ve emekçi kitlelerle yurtsever aydınların sesini kısmak ve sömürü düzenini sürdürülebilir kılmak için kullanılan birer tahakküm aracıdır.

“Hesap verebilirlik mekanizmasını işlevsiz hale getirecek”

4. Kamusal güç kullanan kişilerin yargı süreçlerinin şeffaf biçimde izlenmesi demokrasinin vazgeçilmezidir. İsimlerin ve fotoğrafların yasaklanması, kamusal tartışmayı anlamsızlaştırarak hesap verebilirlik mekanizmasını işlevsiz hale getirecektir.

“Herkesi ‘barbarlık’ yasalarına karşı birlik olmaya ve direnmeye çağırıyoruz”

Birinci, “Kıbrıs Sosyalist Partisi, sömürgeci güçlerin ve onların faşizan odaklarının kışkırtmalarını boşa çıkarmaya kararlıdır. Basının özgür olmadığı bir düzende emeğin de özgür olamayacağını bilinciyle, tüm işçi yoldaşlarımızı ve demokrasi güçlerini bu “barbarlık” yasalarına karşı birlik olmaya ve direnmeye çağırıyoruz”













Başa dön tuşu