InstagramKıbrısManşetYaşam

Alas: Çevremiz, sınırsızca tüketilecek bir kaynak deposu değil







Halkın Partisi Genel Sekreteri Turgut Alas, Dünya Çevre Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, gelecek nesillere bırakacağımız en büyük mirasın betonlaşmış alanlar değil, yaşanabilir bir doğa olduğuna dikkat çekti. Alas açıklamasında, toprağımızı, suyumuzu ve havamızı korumadan sürdürülebilir kalkınmayı sağlamanın mümkün olmayacağını belirtti

Alas: Gelecek nesillere karşı yerine getirmemiz gereken temel bir sorumluluk

Gıda güvenliğinin, halk sağlığının ve ekonomik istikrarın temelinin sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevreden geçtiğini söyleyen Alas’ın açıklaması şu şekilde;

“Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü. Çevrenin ve doğal kaynaklarımızın korunmasının yalnızca bir tercih değil, gelecek nesillere karşı yerine getirmemiz gereken temel bir sorumluluk olduğunu unutmamamız gerekir.

2026 yılının Dünya Çevre Günü teması olan ‘Dünya Bize Emanet’, insanlığın doğayla olan ilişkisini yeniden değerlendirmesi gerektiğini güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.

“Çevremiz, sınırsızca tüketilecek bir kaynak deposu değil”

Çevremiz, sınırsızca tüketilecek bir kaynak deposu değil; korunması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarılması gereken ortak yaşam alanımızdır.

İklim değişikliği, biyoçeşitlilik kayıpları, çevre kirliliği ve doğal kaynakların hızla tükenmesi gibi küresel sorunlar, çevre politikalarının ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğini göstermektedir. Yaşadığımız çevresel bozulmanın ekonomik, sosyal ve sağlık alanlarında ciddi sonuçlar doğurduğu artık bilimsel verilerle açıkça ortaya konulmaktadır.

“Çevre denetimlerinin etkinleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz”

Toprağımızı, suyumuzu ve havamızı korumadan sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak mümkün değildir. Gıda güvenliğinin, halk sağlığının ve ekonomik istikrarın temeli sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevreden geçmektedir. Bu nedenle çevreyi korumak, yalnızca doğaya karşı değil, toplumumuza ve geleceğimize karşı da bir sorumluluktur.

Halkın Partisi olarak; bilimsel veriler ışığında şekillenen, sürdürülebilirliği esas alan, doğal kaynakların korunmasını ve verimli kullanılmasını hedefleyen çevre politikalarının hayata geçirilmesini savunuyoruz.

Su kaynaklarının korunması, atık yönetiminin geliştirilmesi, yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, sürdürülebilir tarım uygulamalarının teşvik edilmesi ve çevre denetimlerinin etkinleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

“Gelecek nesillere bırakacağımız en büyük miras temiz su kaynakları, verimli topraklar, korunmuş doğal yaşam alanları ve ekolojik dengesi sürdürülebilmiş bir ülkedir”

Çevreyi koruma mücadelesi yalnızca kamu kurumlarının değil, bireylerden yerel yönetimlere, sivil toplumdan özel sektöre kadar toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur. Daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir gelecek ancak ortak akıl ve kararlı politikalarla mümkün olacaktır.

Çevre sadece korunacak pasif bir alan değil, insanlığın ve tüm canlıların geleceğini belirleyen aktif bir yaşam kaynağıdır.

Çevremize, ülkemize ve dünyamıza sahip çıkmak; bireysel alışkanlıklarımızı gözden geçirmekten, bilimsel ve planlı çevre politikalarını hayata geçirmeye kadar hepimizin ortak sorumluluğudur.

Gelecek nesillere bırakacağımız en büyük miras; betonlaşmış alanlar değil, temiz su kaynakları, verimli topraklar, korunmuş doğal yaşam alanları ve ekolojik dengesi sürdürülebilmiş bir ülkedir”













Başa dön tuşu