DünyaInstagramManşetSiyaset

Ben-Gvir: İsrail, ABD’ye tabi bir devlet değil







İsrail‘in, ABD ile İran arasında Orta Doğu’da savaşın sona erdirilmesi için sağlanan mutabakat için “bizi bağlamaz” açıklaması, bölgede barış umudunun sorgulanmasını beraberinde getirdi. İsrailli bakanlar, art arda açıklamalarla Orta Doğu’da savaşı sona erdirmesi umut edilen ABD-İran mutabakatının kendilerini bağlamadığını duyurdu

Ben-Gvir: İsrail, ABD’ye tabi bir devlet değil

İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, ABD ve İran’ın 19 Haziran’da Cenevre’de imzalamaları planlanan ve “Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesini” öngören anlaşma için “Bizim için bağlayıcı değil” açıklamasını yaptı.

“İsrail, ABD’nin boyunduruğunda bir devlet olmadığını, bağımsız ve egemen bir devlet olduğunu” kaydeden Ben-Gvir, “Hizbullah’ın tamamen yok edilmesinden daha azıyla yetinemeyiz; savaşçılarımızın ele geçirdiği ve terörist altyapısından arındırdığı bölgelerin bir santimetresinden de çekilemeyiz” restini çekti.

ABD-İran uzlaşısına taraf olmadıklarını ve uzlaşının İsrail’in güvenliğini sağlamadığını savunan Ben-Gvir, Lübnan’daki İran destekli Hizbullah’a karşı savaşmayı sürdüreceklerine işaret ederek “Yahudilerin dayak yiyip sessiz kaldığı günler geride kaldı. Bir daha asla” mesajını verdi.

Katz: Netanyahu Trump’a açıkça iletti

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz da benzer bir açıklama yaptı.

ABD ile İran arasında varılan mutabakatın, Lübnan dahil tüm cephelerde geçerli olacağı yönündeki açıklamaya rağmen Katz, İsrail askerlerinin Lübnan, Suriye ve Gazze’de kalacağını duyurdu.

Katz, “Başbakan Benjamin Netanyahu ve ben, sınırı ve İsrailli yerleşim yerlerini korumak amacıyla İsrail ordusunun Lübnan, Suriye ve Gazze’deki güvenlik bölgelerinde süresiz olarak kalacağını öngören net bir politika izliyoruz” dedi.

Bakan Katz, bunun Başbakan Benyamin Netanyahu tarafından ABD Başkanı Donald Trump’a “açıkça iletildiğini” de sözlerine ekledi.

“İran rejimini kendimiz devirmek zorunda kalacağız”

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de, ABD-İran uzlaşısının “İsrail için kötü” olduğunu iddia etti.

“ABD ile İsrail’in İran’ı hedef alan saldırılarının rejimi zayıflatmada pek çok başarı kaydettiğini” savunan Smotrich, “Bu başarılar boşa gitmedi” diyerek, “İsrail’in yaratıcı yöntemlerle İran rejimini devirmeyi hedef alan kampanyasını tek başına sürdürmek zorunda kalacağını”duyurdu.

Lübnan’a daha kapsamlı askeri harekat çağrısını da yapan İsrailli bakan, “Hizbullah’ın daha da geri itilmesinin” kendileri için bir öncelik olduğunu kaydetti, “Bu bizim savaşımız. bizim askerlerimiz ve kuzeyde yaşayan vatandaşlarımızın acil güvenliği ile ilgili bir mesele” dedi.

İsrail’in muhalefetinden de ABD-İran uzlaşısına sert tepki ve Başbakan Netanyahu’ya da eleştiriler yükseldi.

İsrail’de yaklaşan seçimlerin önde gelen adaylarından Naftali Bennett, anlaşmanın “İsrail’in güvenliği açısından tehlikeli bir dönemeç” olduğunu söyledi.

Sol eğilimli Demokratlar Partisi lideri Yair Golan ise Trump’ın İran rejimi ile mutabakatının “İsrail’in askeri kazanımlarını fiilen silip süpürdüğünü” öne sürdü.

Golan, “Bir kalem darbesiyle, pilotlarımızın cesareti ve askerlerimizin fedakarlığı ile elde edilen devasa askeri kazanımlar silinip kenara atılırken Netanyahu bir kenarda zayıf, hasta, yalnız ve etkisiz kaldı” eleştirisini yaptı.

Yair Golan, ABD Başkanı Trump’ı da sert suçlamalarla hedef aldı. Golan, “Trump, Ayetullahların rejimine milyarlarca dolarlık kaynak aktaran, nükleer altyapıyı olduğu gibi bırakan, balistik tehdidi çözümsüz bırakan ve Tahran’daki katil rejime bir can simidi uzatan bir anlaşmayı imzalıyor” dedi.

İsrail’den yapılan bu açıklamalar, Cuma günü ABD ile İran’ın imzalayacakları anlaşmayla Ortadoğu’da barışın tesisine yönelik umutları gölgeliyor.

Kaynak: DW















Başa dön tuşu