
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili ve Dış İlişkiler Sekreteri Fikri Toros, uluslararası toplumun, Kıbrıs’a artık bir siyasi apse olarak değil, geleceğin ortak güvenliği ve refahı perspektifiyle bakma zamanı geldiğini söyleyerek, Türkiye‘de yapılacak NATO Zirvesi‘nde de bu anlamda bir siyasi iradenin ortaya koyulmasının önemine işaret etti
Toros: Avrupa’nın Türkiye ile iş birliği arayışları Doğu Akdeniz’de güvenlik ve enerji merkezli jeopolitik mimari ile doğrudan ilintili
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Toros, küresel güvenlik mimarisi yeniden şekillenirken, Avrupa’nın güvenlik ve savunma kapasitesini güçlendirme hedefi doğrultusunda Türkiye ile geliştirmeyi amaçladığı iş birliği arayışlarının, Doğu Akdeniz’de güvenlik ve enerji merkezli jeopolitik mimari ile doğrudan ilintili olduğunun aşikâr olduğunu belirtti, bu gerçekliğin Kıbrıs sorununun artık ertelenebilir bir siyasi mesele olmadığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
Kıbrıs’ta çözümsüzlüğü yönetmeye çalışmanın; ortak yurtta kalıcı barışı ve istikrarı rehin tutmak anlamına geldiğini ayrıca, Avrupa’nın güvenlik vizyonunun yanı sıra Doğu Akdeniz’in enerji, güvenlik ve ortak refah odaklı işbirliği mimarisinin hayat bulmasını zorlaştırdığını kaydeden Toros, “Bugün Avrupa Birliği’ne düşen görev, bu stratejik öneme sahip gerçeği görerek Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri liderliğinde Kıbrıs’ta yeniden başlatılan kapsamlı çözüm çabalarına çok daha güçlü ve kararlı siyasi destek vermektir” dedi.
“Kıbrıs’ta kapsamlı çözüm, Türkiye, Yunanistan, AB ve Doğu Akdeniz için de stratejik bir zorunluluktur”
Aynı şekilde, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye Cumhuriyeti ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi’nin de Doğu Akdeniz’de diyaloğu, barışı ve hakkaniyet prensibine bağlı iş birliğini önceleyen güçlü bir siyasi irade ortaya koymasının önemli olduğunu vurgulayan Toros şöyle devam etti;
“Kıbrıs’ta kapsamlı çözüm, Kıbrıslıtürkler ve Kıbrıslırumlar için olduğu gibi, Türkiye, Yunanistan, Avrupa Birliği ve Doğu Akdeniz’in güvenliği, refahı ve istikrarı için de stratejik bir zorunluluktur.
Uluslararası toplumun, Kıbrıs’a artık bir siyasi apse olarak değil, geleceğin ortak güvenliği ve refahı perspektifiyle bakma zamanı gelmiştir”




















