EkonomiInstagramKıbrısManşet

Atan: 6 aylık hayat pahalılığını yüzde 17-18 bandında bekliyorum







Kamu Görevlileri Sendikası (Kamusen) Başkanı Metin Atan, güneyde 12 euroya satılan bir kilogram etin yaklaşık 700 TL’ye geldiğini belirten Atan, aynı ürünün kuzeyde kasaba göre bin 600 ila bin 900 TL arasında satıldığını söyledi. Atan, denetim eksikliği, kayıt dışılık ve fiyat kontrolünün sağlanamamasının hayat pahalılığını artırdığını dile getirdi

Atan: Denetim eksikliği, kayıt dışılık ve fiyat kontrolü sağlanamaması hayat pahalılığını artırıyor

Ada TV’de Cüneyt Oruç’un hazırlayıp sunduğu Gündem Özel programında, temmuz ayında açıklanacak 6 aylık hayat pahalılığı oranına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atan, beş aylık hayat pahalılığı oranının yüzde 14.33’e ulaştığını hatırlattı, elektrik, tüp ve birçok ürüne yapılan son zamların da hesaba katılmasıyla 6 aylık oranın yüzde 17-18 bandında gerçekleşmesini beklediğini söyledi.

Atan, “Bu ciddi bir rakam. Ancak bu zamlar zaten yapılırken vatandaşın cebinden çıktı. İnsanlar zamlı fiyatlardan alışveriş yaptı. Yani bu para peşinen vatandaşın cebinden alınmış oldu” ifadelerini kullandı.

Maliye Bakanlığı’nın daha önce yaptığı yüzde 12’lik hayat pahalılığı öngörüsünün de gerçekleşmediğini savunan Atan, denetim eksikliği, kayıt dışılık ve fiyat kontrolünün sağlanamamasının hayat pahalılığını artırdığını dile getirdi.

“‘Hayat pahalılığı kısılmasın! değil, hayat ucuzlasın”

Yılda iki kez hayat pahalılığı ödeneğinin verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Atan, mart ayında gerçekleştirilen grev ve eylemlerin ardından hayat pahalılığı ödeneğinin kısılması, dondurulması ya da farklı dönemlerde ödenmesine yönelik tartışmaları kabul etmediklerini söyledi.

Sendika olarak hayat pahalılığı ödeneğine karşı olmadıklarını belirten Atan, asıl hedefin hayatın ucuzlatılması olması gerektiğini ifade etti. Hayatın ucuzlaması için etkin piyasa denetimi yapılması, vergi adaletinin sağlanması ve kayıt dışı ekonominin önlenmesi gerektiğini kaydeden Atan, emeğin korunmasının önemine dikkat çekti.

“Vatandaş temel gıdada daha ucuz olduğu için güneye gidiyor”

Kuzey ile güney arasındaki fiyat farkına da değinen Atan, vatandaşın özellikle et, süt ve tavuk gibi temel gıda ürünlerinde oluşan ciddi fiyat farkı nedeniyle güneyden alışveriş yaptığını söyledi.

Güneyde 12 euroya satılan bir kilogram etin yaklaşık 700 TL’ye geldiğini belirten Atan, aynı ürünün Kuzey Kıbrıs’ta kasaba göre bin 600 ila bin 900 TL arasında satıldığını ifade etti.

Fiyat karşılaştırmalarında temel gıda ürünlerinin esas alınması gerektiğini söyleyen Atan, yalnızca belirli sayıdaki ürün üzerinden yapılan karşılaştırmaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Temizlik ürünlerinde de benzer bir tablonun bulunduğunu belirten Atan, birçok kalemde kuzeyin daha pahalı olduğunu dile getirdi.

“Elektronik fiyat etiketi uygulanmadı, tüketici sepeti güncelleniyor”

Elektronik fiyat etiketi uygulamasının hayata geçirilmediğini savunan Atan, marketlerin ürün fiyatlarını paylaşmaktan kaçındığını belirterek, devletin serbest piyasa gerekçesinin arkasına sığınmadan gerekli denetimleri yapması gerektiğini söyledi.

Hükümeti eleştirirken doğru yapılan çalışmaları da dile getirmek gerektiğini ifade eden Atan, son dönemde Meclis’te yoğun yasa çalışmaları yürütüldüğünü ancak seçim dönemlerinde birçok konuda taviz verildiğini savundu.

Hayat pahalılığı beklentisinin yüzde 17-18 seviyesinde olduğunu yineleyen Atan, tüketici sepetinin güncellenmesi çalışmalarının sürdüğünü, gerçek etkisinin ise ancak bir yıl sonra görülebileceğini söyledi. Atan ayrıca, yaklaşık bir ay önce Maliye Bakanı’nın sendikalarla yaptığı gelir-gider dengesi toplantısına katıldıklarını ve görüşlerini Bakanlığa ilettiklerini de sözlerine ekledi.

Atan, Maliye Bakanı’nın daha önce sendikalara yaptığı sunumda çeşitli gelir artırıcı tedbirlerle hayat pahalılığı ödemesinin yüzde 12 seviyesinde kalacağını öngördüğünü hatırlattı.

“HP ödeneği pazarlık konusu yapılamaz”

Hayat pahalılığı ödeneğinin pazarlık konusu yapılamayacağını vurgulayan Atan, bugüne kadar vatandaşın cebinden çıkan paranın hesabının yapılmadığını belirterek, zamlar vatandaşın cebinden çıktıktan sonra ödeme aşamasında bunun ne kadarının verileceğinin tartışılamayacağını söyledi.

Hayat pahalılığı ödeneğinin bir bölümünün sonraki döneme bırakılması yönündeki önerileri de eleştiren Atan, “Neden kalan kısmı ocak ayında vereceksiniz?” diye sordu. “Verebileceğimizi şimdi verelim, sonrasını gelecek hükümet düşünsün anlayışıyla hareket edilmemeli. Çalışanın hakkı ertelenemez” diyen Atan, hayat pahalılığı ödeneğinin eksiksiz ve zamanında ödenmesi gerektiğini kaydetti.















Başa dön tuşu