InstagramKıbrısManşetSiyaset

Baykallı: Kıbrıs konusunda devletin iki dili olamaz







Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Dış İlişkiler ve Dijital Diplomasi Sekreteri Kemal Baykallı, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun son açıklamalarının yürütülen diplomatik sürece gölge düşürdüğünü belirterek, hükümeti sorumluluk almaya çağırdı. Baykallı, halkın oylarıyla seçilen Cumhurbaşkanı’nın yürüttüğü sürecin zayıflatılmasının Kıbrıslı Türklerin iradesine zarar verdiğini ifade etti

Baykallı: Ertuğruloğlu’nun kullandığı söylem yürütülen sürece zarar veriyor

Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Baykallı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi’nin Lefkoşa, Ankara, Atina, Brüksel ve New York arasında yoğun diplomatik temaslar yürüttüğünü, Türkiye ile Avrupa Birliği yetkililerinin de sürece destek veren açıklamalar yaptığını hatırlattı.

Adadaki seçilmiş liderlerin de Ankara ve Atina ile iş birliği içerisinde diplomatik girişimleri sürdürmeye çalıştığını belirten Baykallı, tüm bu gelişmelere rağmen Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun kullandığı söylemin yürütülen sürece zarar verdiğini savundu.

“Hükümet Dışişleri Bakanı’nın açıklamalarını sahiplenip sahiplenmediğini net bir şekilde ortaya koymalı”

Baykallı, uluslararası camiada farklı değerlendirmelere yol açan bu açıklamaların, Kıbrıslıtürkleri temsil eden Cumhurbaşkanı’nın elini zayıflattığını ve muhatapları karşısında zor durumda bıraktığını belirterek, bunun sorumluluğunun en başta hükümete ve atanmış Başbakan Ünal Üstel’e ait olduğunu ifade etti.

Hükümeti açık tavır almaya çağıran Baykallı, hükümetin Dışişleri Bakanı’nın açıklamalarını sahiplenip sahiplenmediğini net bir şekilde ortaya koyması gerektiğini belirtti. Baykallı, hükümetin bu tutumu destekliyorsa bunu açıkça söylemesi, desteklemiyorsa da gereğini yapması gerektiğini ifade etti.

“Cumhurbaşkanı dururken, Dışişleri Bakanı’nın herkesin gözü önünde yürüttüğü bu tutum aynı zamanda Kıbrıslıtürklerin iradesine doğrudan saldırıdır”

Açıklamasında, halkın oylarıyla Kıbrıs sorununda belirli bir politika yürütmek üzere seçilen Cumhurbaşkanı’nın görevde olduğunu vurgulayan Baykallı, “Cumhurbaşkanı dururken, Dışişleri Bakanı’nın herkesin gözü önünde yürüttüğü bu tutum aynı zamanda Kıbrıslıtürklerin iradesine doğrudan saldırıdır. Kendini bu iradenin üzerinde görenler de buna fırsat verenler de halka karşı sorumludur” ifadelerini kullandı.















Başa dön tuşu