
Halkın Partisi (HP) Genel Sekreteri Turgut Alas, gıda enflasyonunun; genel enflasyonun da üzerine çıktığını, buna rağmen hükümetin “tarımsal üretim büyüyor“, “akaryakıt fiyatlarını sabit tuttuk” gibi bilimsel gerçeklikten uzak söylemlerde bulunduğunu söyledi.
Alas, bu alanda ciddi bir planlamaya ihtiyaç olduğunu belirterek, aksi halde hükümetin zihniyet toplumu her gün gıda enflasyonunun kollarında boğulmaya daha da iteceğini kaydetti
Alas: Mutfak yanıyor! Gıda enflasyonu; genel enflasyonu geride bıraktı
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Alas, birilerinin “tarımsal üretim büyüyor”, birilerinin de “akaryakıt fiyatlarını sabit tuttuk” diye böbürlenmeye devam ederken, vatandaşın mutfağının yandığını söyledi.
Haziran ayı itibarı ile yıllık genel enflasyonun ve yıllık gıda enflasyonunun karşılaştırıldığında; gıda enflasyonunun yüzde 42,19 ile yıllık genel enflasyondan (yüzde 38,46) fazla olduğunun görüldüğünü belirten Alas, 2025 yılı Haziran ayında bu durumun tam tersinin yaşandığını ve genel enflasyonun gıda enflasyonundan fazla olduğunu hatırlattı.
Alas, “Yıllık gıda enflasyonunun, yıllık genel enflasyondan daha yüksek olduğu ülkeler genellikle ithalata bağımlı olan ülkelerdir. Bu ülkelerde döviz kuru baskıları ve girdi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle yerel üretimdeki düşüş, tedarik zinciri sorunları, temel gıda maddelerinin fiyatlarını genel tüketici fiyatlarından daha hızlı artırmaktadır” dedi.
“Bu durum gelir adaletsizliğinin artmasına yol açıyor”
Gıda enflasyonunun genel enflasyonu geride bıraktığı öne çıkan ülkelere bakıldığında; Türkiye, İran, Arjantin gibi ülkelerin görüldüğünü, güney Kıbrıs’ta da gıda enflasyonunun genel enflasyondan fazla olduğunu fakat enflasyon oranlarının bizim onda birimiz kadar (Yıllık Genel Enflasyon: yüzde 4 / Yıllık Gıda Enflasyonu: yüzde 5,06) olduğunu belirten Alas, Türkiye’de ise yıllık genel enflasyonun yüzde 32,11, yıllık gıda enflasyonu ise yüzde 35,45 olarak gerçekleştiğini ve KKTC ile çok benzer bir durumda bulunduğunu kaydetti.
Alas, “Yıllık gıda enflasyonunun genel enflasyondan yüksek olması, halkın en temel ihtiyaçları olan beslenme ve mutfak masraflarının, diğer tüm mal ve hizmetlerden daha hızlı arttığı anlamına geliyor. Bu durum, özellikle dar ve orta gelirli hanelerin alım gücünün daha da erimesine ve gelir adaletsizliğinin artmasına yol açıyor” dedi.
“Gübre, mazot, ilaç, enerji ve lojistik gibi girdi maliyetlerindeki artışlar gıda fiyatlarına doğrudan yansıyor”
Mutfak enflasyonu baskısı ve gıda harcamalarının, toplam bütçe içerisinde büyük bir paya sahip olduğunu, bu oranın genel endeksten fazla artmasının da bireylerin zorunlu olarak gıda dışı harcamalarını (eğitim, giyim, sosyal yaşam vb.) kısmak zorunda kalmasına neden olduğunu vurgulayan Alas, tarımsal üretimde kullanılan gübre, mazot, ilaç, enerji ve lojistik gibi girdi maliyetlerindeki artışların da gıda fiyatlarına doğrudan yansıdığını belirtti.
Alas, “Gıda ürünlerinin üretiminde yaşanan mevsimsel olumsuzluklar (özellikle iklim değişikliği etkileri), kuraklık ve/veya tarımsal üretim planlamasındaki aksaklıklar arzın talebi karşılayamamasına ve fiyatların yükselmesine neden oluyor” ifadelerini kullandı.
“Bu zihniyet bizleri her gün gıda enflasyonunun kollarında boğulmaya daha da itecek”
Üretici ile tüketici arasındaki aracı sayısının fazlalığının, lojistik sorunların, fire ve israf oranlarının yüksekliğinin; gıda fiyatlarını yukarı çeken diğer yapısal unsurlard olarak kabul edilebileceğine işaret eden Alas, tüm bunların farkında olup, geleceğe dair bunların ne kadarını ve nasıl düzeltebileceğimizin planlamasını yapmanın önem arz ettiğine vurgu yaptı.
Alas, “Aksi durumda, ‘tarımsal üretimimiz büyüdü’, ‘akaryakıt fiyatlarını sabit tuttuk’, ‘fiyatlar düşmezse ithalatla düşürürüz’ gibi mesnetsiz ve bilimsel verilerden uzak açıklamalarla yönettiğini zanneden zihniyet bizleri her gün gıda enflasyonunun kollarında boğulmaya daha da itecektir” dedi.




















