
Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP) Merkez Komitesi 15 Temmuz 1974 Yunan Cuntası darbesinin ve 20 Temmuz 1974 Türkiye askeri müdahalesinin Kıbrıs halkları için bir bayram olmadığını söyleyerek, bunların NATO emperyalist güçlerin Doğu Akdeniz‘deki çıkarlarını korumak için hazırlanmış planların sonucu olduğunu belirtti.
Açıklamada, Filistin’de süren katliamlara, Lübnan’a yönelik saldırılara, Suriye’deki işgallere, İran’a yönelik saldırılara, Ukrayna savaşına işaret edilerek, emperyalizmin insanlığa barış değil, savaş, yıkım ve sömürü getirdiği vurgulandı
KSP: Adamız yabancı orduların, askeri üslerin ve emperyalist hesapların esiri durumundadır
Yazılı açıklama yapan KSP, 15 ve 20 Temmuz 1974’den bu yana 52 yıl geçtiğini, Kıbrıs halkı için 15 ve 20 Temmuz’un bir bayram değil; emperyalizmin, milliyetçiliğin ve işbirlikçi egemen sınıfların adamızı kana buladığı iki kara gün olduğunu vurguladı.
Açıklamada, “1974’te yaşanan darbe ve ardından gelen askeri müdahale, Kıbrıs halkının çıkarları için değil; NATO emperyalist güçlerin Doğu Akdeniz’deki çıkarlarını korumak için hazırlanmış planların sonucudur. Aradan geçen yarım asrı aşkın zamana rağmen Kıbrıs hâlâ bölünmüş, halkımız hâlâ dikenli tellerle ayrılmış, adamız ise yabancı orduların, askeri üslerin ve emperyalist hesapların esiri durumundadır” denildi.
“Kıbrıs halkının çıkarı ne NATO’da ne emperyalist ittifaklardadır”
Açıklama şöyle devam etti;
“Bugün dünya yeniden büyük bir savaş tehlikesiyle karşı karşıyadır. Filistin’de süren katliamlar, Lübnan’a yönelik saldırılar, Suriye’deki işgaller, İran’a yönelik saldırılar, Ukrayna savaşının büyümesi ve NATO’nun bölgemizdeki askeri yığınağı; emperyalizmin insanlığa barış değil, savaş, yıkım ve sömürü getirdiğini bir kez daha göstermektedir.
Kıbrıs da bu savaş politikalarının dışında değildir. İngiliz Egemen Üsleri emperyalist saldırıların lojistik merkezleri olarak kullanılmakta, adamız yeniden Orta Doğu savaşlarının ileri karakolu haline getirilmiştir.
Kıbrıs halkının çıkarı ne NATO’dadır, ne emperyalist ittifaklardadır, ne de milliyetçi bölünme siyasetindedir.
“15-20 Temmuz’u kutlamıyoruz”
Çözüm; işçilerin ve emekçilerin, memurların ve yoksul köylülerin ortak mücadelesinde, emperyalizme karşı birleşik direnişte ve sosyalizmdedir.
Bu nedenle 15-20 Temmuz’u kutlamıyoruz. Bu günleri; emperyalizmin, şovenizmin ve halkları birbirine kırdıran düzenin suçlarının simgesi olarak lanetliyoruz.
Kahrolsun Emperyalist Dünya Düzeni! Kahrolsun NATO Emperyalizmi! İngiliz Askeri Üsleri derhal kapatılsın! Tüm yabancı ordular, Kıbrıs’tan defolun! Yaşasın Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum işçilerinin ve emekçilerinin ortak mücadelesi! Yaşasın bağımsız, birleşik, özgür, demokratik Kıbrıs!”




















