
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Fikri Toros, Kıbrıs Cumhuriyeti‘nin Schengen bölgesine kabuluyle ilgili ilerleyen sürece işaret ederek, Avrupa Komisyonu yetkililerinin Yeşil Hat‘ın Schengen’in dış sınırı olmayacağını kesin bir dille belirtse de uygulamada kişilerin ve malların Yeşil Hat Tüzüğü kapsamındaki dolaşımlarını etkileyecek düzenlemelerin gündeme gelebileceğine dikkat çekti.
Toros, bu düzenlemeler hayat geçirilmeden Schengen kurallarının yerine getirilmelerinin oldukça zor, hatta imkansız olacağını çünkü konunun, teknik olmanın ötesinde siyasi ve hukuki bir nitelik taşıdığını kaydetti, “Schengen’e katılım süreci, adadaki mevcut ayrılıkları derinleştirmemelidir. Aksine, kapsamlı çözüme katkı sağlayacak şekilde ilerletilmelidir” dedi
Toros: En kritik konu, Schengen’in ortak dış sınır yönetiminin nasıl uygulanacağıdır
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Toros, Avrupa Komisyonu’nun Kıbrıs’ın Schengen üyeliğine ilişkin teknik değerlendirmelerin tamamlanmış olduğunu ve konuya dair nihai kararın verilmesi için Avrupa Birliği Konseyi’nin gündemine sevk edildiğini açıkladığına işaret ederek, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünü korurken bu gelişmenin dikkatle ele alınması gerektiğini söyledi.
Schengen üyeliğinin temel amaçlarının, Schengen bölgesi içinde sınır güvenliğini ve ortak yönetimi güçlendirmenin yanı sıra, bölge içinde serbest dolaşımı kolaylaştırmak olduğunu belirten Toros, “Kıbrıs bağlamında en kritik konu, adanın fiili bölünmüşlüğü nedeniyle Schengen’in ortak dış sınır yönetiminin nasıl uygulanacağıdır” dedi.
“Konu teknik olmanın ötesinde siyasi ve hukuki bir nitelik taşıyor”
Avrupa Komisyonu yetkililerinin Yeşil Hat’ın Schengen’in dış sınırı olmayacağını kesin bir dille belirtse de uygulamada kişilerin ve malların Yeşil Hat Tüzüğü kapsamındaki dolaşımlarını etkileyecek düzenlemelerin gündeme gelebileceğine dikkat çeken Toros, bu düzenlemeler hayat geçirilmeden Schengen kurallarının yerine getirilmelerinin oldukça zor, hatta imkansız olacağını çünkü konunun, teknik olmanın ötesinde siyasi ve hukuki bir nitelik taşıdığını kaydetti.
Toros, “Adada hakim olan mevcut siyasi koşullarda, Yeşil Hat Tüzüğü tahtında yürürlükte olan geçişler ile iki toplum arasındaki ticaret ve temasların olumsuz etkilenmemesi büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin kapsamlı çözüme yönelik yürütmekte olduğu girişimlere zarar verecek veya taraflar arasında yeni güven sorunları yaratacak uygulamalardan kesin olarak kaçınılmalıdır” dedi.
“Schengen’e katılım süreci, adadaki mevcut ayrılıkları derinleştirmemelidir”
Bu doğrultuda, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk toplumunun haklarını ve adanın kendine özgü koşullarını gözeten dengeli bir yaklaşımı özümsemesi ve benimsemesi gerektiğinin altını çizen Toros, “Böylelikle, atılacak her adımda, var olan ayrılıkları derinleştirmek yerine kapsamlı çözüm odaklı yaklaşımları ve taraflar arasında güven tesisini önceliklendirmelidir” dedi.
Toros, “Schengen’e katılım süreci, adadaki mevcut ayrılıkları derinleştirmemelidir. Aksine, kapsamlı çözüme katkı sağlayacak şekilde ilerletilmelidir. Bu da, Schengen’e katılım kararının kapsamlı çözüme kadar bekletilmesiyle sağlanabilecektir. Böyle bir yaklaşım hem Schengen’in temel amaçlarına, hem de Kıbrıs’ta kalıcı barış hedefine en iyi şekilde hizmet edecektir” ifadelerini kullandı.




















