
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin aşılması için ortak akıl geliştirilmesi gerektiğini söyleyerek, ülkenin ayağa kalkması gerektiğini ve kendi kendini yönetmesinin mümkün olduğunu kaydetti
Akansoy: Ankara yakıtın TIPIC’ten alınması için baskı yapıyor
Mayıs TV’de yayınlanan “Mayıs Manşet” programında Meltem Sakin’in sorularını yanıtlayan Akansoy, hükümetin elektrik sorunu ile ilgili yaptığı açıklamalara toplumun güveninin olmadığını belirterek, kriz anında ne yapılacağı konusunda vatandaşa bilgi verilmesi gerekirken, gecikmeli olarak açıklamaların yapıldığını söyledi.
Akansoy, enerjiden sorumlu Bakanın ülkede olmaması ve süratle çağrılmamış olmasının ise başka bir sorun olduğunu söyleyerek, ilgili Bakanın bilerek gitmesi gibi bir durum söz konusu ise de bunun hesabının sorulması gerektiğini kaydetti.
Akansoy, “Yaşanmakta olan bu facianın masaya yatırılıp konuşulması gerekiyor. Ülkede yakıt sorunu varmış gibi gösteriliyor ancak 2010 yılından beri bu konu görüşülüyor, Ankara yakıtın TIPIC’ten alınması için baskı yapıyor. Buradaki işbirlikçiler de rant elde etme peşinde, toplumu elektriksiz ve kirli yakıta mahkum bırakıyor” dedi.
“Biz CTP olarak bunun peşini bırakmayacağız”
Özellikle Erhan Arıklı’nın Enerji Bakanlığı döneminde TIPIC ile daha ucuz elektrik alınacak iddiasıyla gündem yaratıldığını, günün sonunda da hem nitelik hem de transfer bakımından kurumun yapısına uygun olmadığı için elektriksiz kaldığımızı vurgulayan Akansoy, Türkiye’den iki jeneratörün geldiğini, yüksek maliyette elektrik sağlayan bu jeneratörlerin devreye sokulacağını hatırlattı.
Akansoy, büyük ihtimalle mazotun piyasadan temin edileceğini, tüm bu yaşananların büyük bir sorumsuzluğa denk gelmekte olduğunu ifade ederek, bunun bedelini bu sorumsuzluğu yapanların ödemesi gerektiğinin altını çizdi. “Biz CTP olarak bunun peşini bırakmayacağız” diyen Akansoy, bunu halka açıkça söylemek istediğini kaydetti.
“Sorumlular yargıya taşınmalı”
Akansoy Başbakanın, bu durumu yaşatanların kimler olduğunu halka izah etmesi gerektiğinin ve konunun polis üzerinden süratle yargıya taşınması gerektiğinin altını çizerek, akaryakıtın ve hayatın bu kadar pahalı olduğu dönemde halka bunların yaşatılmasının kabul edilebilir olmadığını söyledi.
Akansoy, uzun zamandır enterkonnekte sistem üzerinden güneyden elektrik alındığını belirterek, kuzeye satacakları elektrik miktarının yaz dönemi olmasından kaynaklı çok yüksek olamayacağını düşündüğünü söyledi.
“Türkiye bize 2 jeneratör hibe etti diye yüzümüz gülmüyor”
Akansoy, KIBTEK’in yeni santrallerle desteklenmeye ihtiyacı olduğunu söyleyerek, Türkiye’den gelen ve hibe olduğu söylenen iki jeneratörün santral olmadığını kaydetti. Akansoy, şöyle devam etti, “Bu gibi jeneratörler yüksek maliyetli olduğu bilinse de doğal afetlerde kullanılır. Jeneratör mazotla çalışır ve 4 saatte bir durdurulması gerekir. Çünkü soğutma sistemi yoktur. Bunların ayrıca servis bedelleri de oldukça yüksek olan cihazlardır. Mobil jeneratörlerin maliyetinin kilovat saati 33 dolar centtir. Teknecik’teki santrallerin üretim maliyeti 14 dolar centtir. Neredeyse 3 katı. Bize, size elektrik sağladık diyerek satacaklar. Türkiye bize 2 jeneratör hibe etti diye yüzümüz gülmüyor. Çünkü bizim ihtiyacımız olan bu değil.”
“Oyun içinde oyun”
Akansoy, elektrik kurumunun bu iki jeneratör üzerine kurgulanamayacağını söyleyerek, ihtiyaç olan santraller için ihaleye çıkılmamasının tamamen oyun içinde oyunun döndüğünün gösterilmesi olduğunu belirtti. Asım Akansoy, burada bir rant olduğunu ve soruşturmanın mutlaka açılması gerektiğini ifade ederek, “yatırım yapılmamasını engelleyenler kim? Yatırım yapılmamasında AKSA’nın rolü var mı? Bakanların rolü var mı?” diye sordu. Akansoy, “Bu iş ne TIPIC ile olur ne de gelen iki jeneratörle. KIBTEK’e yeni yatırımın yapılması şarttır” dedi.
“Devletseniz vatandaşınızın tüketim düzenini korumanız gerekir”
Akansoy, bir devletin bazı stratejik alanları kendisinin yönetmesi gerektiğini belirterek, bunlardan birinin elektrik olduğunu söyledi. Akansoy, güneş enerjisinin bugün saklanabilir bir enerji olmadığını belirterek, kabloyla elektrik konusunun ise yıllarca tartışıldığını, bir yere varılamayacağının ise artık çok net ortada olduğunu kaydetti.
Akansoy, geriye sadece rüzgar kaldığını onda da sadece Sadrazamköy bölgesinin verimli olduğunu kaydetti.
Akansoy, akaryakıt fiyatlarının dünyada çeşitli sebeplerle oynamakta olduğunu söyleyerek, petrol fiyatlarının vatandaş tarafından bire bir karşılanması kadar vahşi bir şeyin olamayacağını belirtti. Akansoy, “Devletseniz vatandaşınızın tüketim düzenini korumanız gerekir. Dolayısıyla biz özelleştirmeye şiddetle karşı olduğumuzu defalarca söyledik. Elektrik stratejik bir sektördür ve bunu devlet yönetmelidir” diye konuştu.
Akansoy, CTP’nin iktidara gelir gelmez ilk işinin bu uygulamalarla halkın canını yakanlardan hesap sormak olacağını söyledi.
“Ülkenin ayağa kalkması mümkün”
Akansoy, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin aşılması için ortak akıl geliştirilmesi gerektiğini söyleyerek, ülkenin ayağa kalkması ve kendi kendini yönetmesinin mümkün olduğunu kaydetti. Akansoy, “Bırakmıyorlar. Bırakmaları için mücadele edeceğiz” dedi.
Akansoy, TIPIC ve uluslararası ihale meselesinin tamamen bunu göstermekte olduğunu belirterek, kaynağı belli olmayan yakıtın ülkeye taşınmaması gerektiğini, uluslararası ihaleye çıkılarak bilimsel verilerle yakıtı ülkemize getirmemiz gerektiğini söyledi. Akansoy, “Bunu biz ödemiyor muyuz? Bıraksınlar da kendi kararımızı kendimiz verelim” diyerek, halkın en büyük güç olduğunun farkına varması gerektiğini söyledi.
“Varlık içinde yokluk”
Asım Akansoy, Kıbrıslı Türklerin varlık içinde yokluk çekmekte olduğuna vurgu yaparak, Rum Lider Anastasiaidis tarafından Güven Yaratıcı Önlemler adı altında bir paket sunulduğunu belirtti. Akansoy, şöyle devam etti,
“Bakıyoruz bu Güven Yaratıcı Önlemler paketinde neler var diye. Ercan’ın uluslararası uçuşlara açılması BM gözetiminde olacak. İlk defa Ercan uçuşlara açılıyor. Mağusa Limanının AB ülkelerine gümrüksüz mal ihracatı yapması. Mağusa limanına bir birim açılacak ve giden mallar BM tarafından denetlenecek. Türkiye Kıbrıs Cumhuriyeti gemilerine limanlarını açacak. Rumlar bunun karşılığında Kapalı Maraş’ın 550 ve 789 sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararları çerçevesinde BM yönetimine devredilmesini ve eski sakinlerine devredilmesini istiyor”
“GYÖ’ler müzakere edilmeliydi”
Akansoy, CTP olarak bunun değerli bir paket olduğunu ilk günden söylediklerini anımsatarak, bunun müzakere edilmesi gerektiğini belirtti.
Akansoy, “Biz bunu kabul et demiyoruz biz bunun müzakere edilerek Kıbrıslı Türklerin çıkarlarını gözetleyecek şekilde kabul edilmesini istiyoruz” diyerek, “düşünün ki bunun olması durumunda ve GYÖ’ler yürürlüğe girmiş olsa ülke turist kaynayacak. Ülkedeki insanların turiste mal satmaktan anası ağlayacak. Üretim odaklı bir ekonomik modele geçiş söz konusu olacak” şeklinde konuştu.
“Burası dünyanın tanımadığı Türkiye’nin arka bahçesi haline getirilmiş bir toprak parçasıdır”
Akansoy, bir süre sonra Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Rum tarafına karşı bir öneri sunduğunu belirterek, Tatar’ın önerilerinin güven yaratıcı öneriler olmadığını söyledi. Akansoy, Tatar’ın önerisinin işbirliği yapmak, Doğu Akdeniz’deki gazı birlikte çıkarmak olduğunu söyleyerek, “bir yanda Kıbrıslı Türklerin acil ihtiyacını karşılayacak önlemler olduğunu , diğer yanda ise işbirliği yapalım da belki KKTC’yi tanıtırız var” dedi.
Akansoy, Tatar’ın kendini bilmez önerileri karşısında bunun bedelini Kıbrıslı Türklerin ödemekte olduğunu ifade etti.
“Kimsenin bizi kandırmaya hakkı yoktur”
Akansoy, şöyle devam etti, “Unutulmamalıdır ki burası normal bir devlet değildir. Kimsenin bizi kandırmaya hakkı yoktur. Burası dünyanın tanımadığı Türkiye’nin arka bahçesi haline getirilmiş bir toprak parçasıdır. Bir an önce AB değerleri nezdinde uluslararası bir yapının parçası olması ve federal kıbrısa entegre olması gerekmektedir. Bizim vizyonumuz dar alanda küçük paslaşmalar değildir. Bizim vizyonumuz darı açmaktır. İnsanların daha rahat nefes almasını ve daha çok yere ulaşmasını sağlamaktır. Bunun da ne olduğu açıktır. İki eşitlik temelinde federal Kıbrıs”




















