EkonomiInstagramKıbrısManşet

Maviş: Emeklilik değil, iktidarını uzatma planı!







Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, kendisine yakın kişilerin makamlarında biraz daha fazla kalabilmesi için yaptığı düzenlemeleri “toplumsal” meseleymiş gibi göstermeyi alışkanlık haline getirdiğini, emeklilik yaşıyla ilgili düzenlemenin de bu doğrultuda olduğunu vurguladı

Maviş: Emeklilik, toplumsal adaleti doğrudan etkileyen çok boyutlu bir meseledir

Yazılı açıklama yapan Maviş, “UBP-DP-YDP hükümetinin, yolsuzluk, rüşvet, pahalılık ve peşkeş düzenine karşı büyüyen toplumsal tepkiyi perdelemek için şimdi de zorunlu emeklilik yaşını 60’tan 65’e çıkaran yasa önerisini gündeme taşıdığını söyleyerek, emeklilik hakkının; çalışma yaşamını, gençlerin istihdamını, kamu yapısını, sosyal güvenliği ve toplumsal adaleti doğrudan etkileyen çok boyutlu bir mesele olduğunu belirtti.

Maviş, “Böylesi hayati bir konu, oldubittiyle, alelacele ve toplumsal tartışma yürütülmeden Meclis gündemine getirilemez. Burada hem niyet hem yöntem açıktır. Amaç toplum yararı değildir” dedi.

“Kişiye özel ihtiyaçları toplumsal düzenleme gibi sunuyorlar”

Maviş şöyle devam etti;

“Amaç, hükümete yakın belli kişilerin bulundukları makamda biraz daha uzun süre kalmasını sağlamaktır. Kişiye özel ihtiyaçları toplumsal düzenleme gibi sunmak, bu hükümetin artık alışkanlık haline getirdiği bir siyasi yöntemdir.

“Bu hükümet hangi konuda AB standartlarını esas almıştır?”

Yaş konusunda atılan bu adım için Avrupa Birliği gerekçe gösterilmektedir. O halde soruyoruz;

Bu hükümet bugüne kadar hangi konuda Avrupa Birliği standartlarını esas almıştır? Çalışma yaşamında mı? Ücretlerde mi? Sosyal güvencede mi? Denetimde mi? Şeffaflıkta mı? Kamu yönetiminde mi? Hukukun üstünlüğünde mi? Gençlerin geleceğinde mi? Eğitimde mi? Sağlıkta mı? Okul standartlarında mı?

Hiçbir alanda Avrupa Birliği’ni esas almayanların, kendi çevrelerini korumaya gelince AB’yi işaret etmesi inandırıcı değildir.

Kaldı ki bu ülkede emeklilik rejimi zaten yıllardır adaletsizlik üretmektedir. 2007 yılında çıkarılan Sosyal Güvenlik Yasası ile kamu çalışanları arasında eşit işe eşit emeklilik ilkesi bozulmuş, 1 Ocak 2008 sonrası göreve girenler ciddi hak kayıplarına uğratılmıştır.

“Seçim yakındır. Hesap yakındır”

Aynı işi yapan insanlar arasında derin emeklilik eşitsizlikleri yaratılmışken, hükümetin önceliği bu adaletsizliği gidermek değil, belli isimlere yeni ayrıcalık alanları açmak olmuştur.

Yapılması gereken açıktır: Emeklilik sistemindeki eşitsizlikleri gidermek, gençlere istihdam alanı açmak, çalışanların alım gücünü korumak ve sosyal güvenlik yapısını adalet temelinde yeniden düzenlemek. Toplum bu kadar derin yapısal sorunlarla boğuşurken, hükümetin kişiye özel düzenlemelerle meşgul olması kabul edilemez.

UBP-DP-YDP hükümetinin görevde kaldığı her ekstra gün, bu topluma yeni bir yük, yeni bir zarar, yeni bir adaletsizlik olarak dönmektedir. Seçim yakındır. Hesap yakındır. Vatandaş irade gösterir, düzen değişir; dokunulmaz sanılanlar da halkın iradesi önünde hesap verir”













Başa dön tuşu