
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, hayat pahalılığı düzenlemesinin; tamamen bütçe üzerindeki baskıyı emekçinin sırtına yıkma tercihi olduğunu, iktisadi zemininin çürük, piyasaya etkisinin yıkıcı ve toplumsal sonucunun ise daha fazla yoksullaşma olduğunu belirtti
Maviş: Ne ekonomiyi canlandırır ne hayat pahalılığını düşürür
Yazılı açıklama yapan Maviş, hükümetin hayat pahalılığı düzenlemesinin, çalışanların cebine uzanma girişimi olduğunu, bu adımın; ne ekonomiyi rahatlatacağını ne de hayat pahalılığını düşüreceğini vurguladı.
Maviş, “Tam tersine, gelir kaybı yaratır, yeni zamları tetikler ve halkı daha da yoksullaştırır. Ocak ayında ücretler belirlendi, vergi dilimleri buna göre düzenlendi, piyasa buna göre fiyatlandı. Şimdi kuralları bir anda değiştirmek, piyasada ikinci bir fiyatlandırma dalgası yaratacaktır” dedi.
“Hiçbir inandırıcı ekonomik veri ortaya koymadan bir anda değiştirilmek isteniyor”
Maviş şöyle devam etti;
“İşletmeler artan maliyet beklentisini önceden fiyatlara yansıtacak, tüm hizmetlerde ve temel tüketim kalemlerinde yeni zamlar kaçınılmaz olacaktır. Bunun faturasını yine maaşlı çalışanlar, emekçiler ve halk ödeyecektir.
Hükümet bu düzenlemeyi sürdürülebilirlik ve enflasyonu düşürme söylemiyle savunmaya çalışsa da gerçek tam tersidir. Yılda iki kez ve 6 aylık periyotlarla işleyen bir düzeni, hiçbir inandırıcı ekonomik veri ortaya koymadan bir anda değiştirmek açık bir iktisadi tutarsızlıktır.
Bugün 6 aylık yükü taşımakta zorlanan bir bütçenin, yarın 9 aylık çok daha büyük bir yükü sorunsuz karşılayacağına kimseyi inandıramazsınız.
“Piyasaya etkisi yıkıcıdır, toplumsal sonucu ise daha fazla yoksullaşmadır”
Daha da önemlisi, bu düzenleme doğrudan gelir kaybı yaratıyor. Son üç yılın verileri ortadadır. Bu tür bir uygulama hem yıllık gelirde kayıp yaratmakta hem de bazı aylarda kayıp çok daha ağır hissedilmektedir.
Sözde verilecek artışın bir bölümü vergi yoluyla geri alınacak, geri kalan kısmı ise zamlar ve enflasyon karşısında eriyip gidecektir. Yani çalışanlara verilen değil, çalışanlardan geri alınan bir düzen kurulmaktadır.
Dışarıda savaş, petrol ve enerji krizi hayatı zaten her geçen gün daha pahalı hale getirirken, içeride böylesi bir adım atmak akıl dışıdır. Bu düzenleme tamamen bütçe üzerindeki baskıyı emekçinin sırtına yıkma tercihidir. İktisadi zemini çürüktür, piyasaya etkisi yıkıcıdır, toplumsal sonucu ise daha fazla yoksullaşmadır”



















