
Halk ve sendikalar, hükümetin emekçinin cebine el atmasına karşı haftalardır verdiği mücadeleyi kazandı, hükümet geri adım attı, ilgili yasa komiteye geri çekiliyor. Sendikalar adına açıklama yapan Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-sen) Başkanı Arslan Bıçaklı, halka ve seslerini an be an kamuoyuna duyuran basım emekçilerine teşekkür etti. Bıçaklı bu mücadelenin şunu bir kez daha hatırlattığına vurgu yaptı; “Halk dik durduğu sürece, Anayasal haklarını kullandığı sürece sonuç alınabilir”
Bıçaklı: “Bu yasa ya tamamen geri çekilecek ya da alt komiteye çekilecek” dedik
Hükümetle yaptıkları görüşmenin sonunda basına açıklama yapan Bıçaklı, 15-20 günden bu yana bir mücadele yürüttüklerini, önce hayat pahalılığı düzenlemesini içeren Yasa Gücünde Kararname çıkarıldığını, ardından da geri çekildiğini hatırlattı.
Bıçaklı, “Biz sendikalar olarak, ‘bu yasa Meclis’te görüşülmeye devam ederse biz anayasal haklarımızı da kullanmaya devam edeceğiz’ dedik ve öneri yaptık. ‘Bu yasa ya tamamen geri çekilecek ya da Meclis’in alt komitesine geri çekilecek’ dedik. Sonuç olarak hükümet temsilcileri kendi aralarında grup toplantısı yaparak kararlarını aldılar ve bizi davet ettiler” dedi.
“Kararları şu; yasayı biraz sonra komiteye geri çekiyorlar”
Hükümet temsilcilerinin kendilerini; yasanın detaylarını görüşmek için değil, aldıkları kararı açıklamak için çağırdıklarını belirten Bıçaklı, görüşmeye atanmış Başbakan Ünal Üstel ve Bakanların da geldiğini söyledi.
Bıçaklı, “Kararları şu; yasayı biraz sonra komiteye geri çekiyorlar. Süreç içerisinde yasa üzerinde yeni bir şekillendirme olması için bizimle zaman zaman görüşmelerine devam edecekler. Bizimle uzlaşı sağladıktan sonra bu yasa üzerinde yeni şekillendirme yapacaklar diye beyan ettiler” dedi.
“Yalnızca hayat pahalığı meselesi değildir konu”
Bıçaklı şöyle devam etti;
“Bizim istediğimiz nokta da buydu. Yasa çekilir, komiteye gelir, muhtemelen hazirana kadar da bu görüşmeler devam edebilir. Haziran’da da ne yapılacağı konusunda birlikte müzakere edilebilir. Ancak biz yukarıda da söyledik; yalnızca hayat pahalığı meselesi değildir konu.
Hayat pahalılığı ödeneği bir artış değildir. Siz Devlet Planlama Örgütü olarak yani hükümet olarak ‘hayat bu kadar pahalı oldu’ dediğinizde; çalışanların ve halkımızın alım gücü o oranda düştü demektir. Bunu yerine koymak için uygulanan bir sistemdir hayat pahalılığı ödeneği.
“Devletin gelirlerini artırıcı, giderlerini de azaltıcı tedbirler alması gerekir”
Yalnızca hayat bağlılığı meselesini konuşmak, tartışmak da doğru değil, bunu da yukarıda söyledik. Devletin gelirlerini artırıcı, giderlerini de azaltıcı tedbirler alması gerekir.
Bizim arkadaşlarımız bunların üzerine de çalıştı, çalışmaya da devam edecek. Gerekirse çalışmalarımızı yazılı olarak kendilerine vereceğiz.
Yani yalnızca hayat pahalılığını kısalım, tırpanlayalım demekle olmuyor.
Başta üyelerimize ve halkımıza çok teşekkür etmek isterim. Çok onurlu bir mücadele verildi. 15 gündür dik duruldu ve aslında şu anlatıldı; halka rağmen bir şey olmaz!
“Bu onurlu mücadeleyi veren herkese teşekkür ederim”
Hükümetler, siyasiler halk için vardır, halka rağmen bir şey yapılamaz. Bu süreç bize şunu da göstermişti; halk dik durduğu sürece, Anayasal haklarını kullandığı sürece sonuç alınabilir.
Bu onurlu mücadeleyi veren herkese teşekkür ederim.
Ayrıca, basın emekçilerin hakkı ödenmez, bu süreçte bütün üyelerimizin ve halkımızın sesi oldunuz, anında bütün ülkeye bütün haberlerimizi, düşüncelerimizi aktardınız, sabahlara kadar gece yarılarına kadar bizimle birlikte oldunuz sizin hakkınız da ödenmez. Hepinize teşekkür ederiz”



















