
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, “Ne böl ve yöneti ne de böl ve kazanı kabul ederiz” ifadelerini kullandı. Memleketin tarihini bilmeyenlerin, oturdukları yerden konuştuğuna dikkat çeken Erhürman, “Benim derdim yarattıkları bataklığın ürettiği sinek değil, bataklıktır” dedi. Kanal T’de Ahmet Kaptan’ın sorularını yanıtlayan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, “hükümete” de çağrıda bulundu ve “basiretsizsen, gideceksin” ifadelerini kullandı
Erhürman: Memleketin tarihini bilmeyenler, oturdukları yerden konuşuyorlar
“İnsanlara bayramı zehir ettiler” diyen Erhürman, birilerinin bayramda “zehir kustuğunu” vurguladı. Söz konusu durumun kaldırılabilir bir şey olmadığını belirten Erhürman, “Bu iş nasıl başladı? Çok tuhaf bir şekilde başladı ve buralara getirildi. Eğitim alanında düzenleme nasıl yapılır hiç bilmeyen birileri, bir gecede tüzük değişikliğiyle memleketin altına üstüne getirdi” dedi.
Karşılarındaki zihniyetin ülkeyi yönettiği iddia etmeye devam ettiğini dile getiren Erhürman, memleketin darmadağın edildiğine dikkat çekti. Tufan Erhürman, “Bu memleketin insanı, 1975’ten bu yana duymadığı küfürleri duydu. Bu memleketin insanına saydırdılar. İmam kimdir? Kamu görevlisidir. İnsanlara çıkıp ‘senin namazını kıldırmam’ mı diyecek? Bugün oldu hiçbir açıklama yok, o imam namaz kıldırmaya devam mı edecek?” diye sordu.
Bu memleketle ilgili zerre bilgisi olmayan insanların oturduğu yerden konuştuğuna dikkat çeken Erhürman, “Memleketin tarihini bilmeyenler, oturdukları yerden konuşuyorlar” dedi. “Hükümete” çağrıda bulunan Tufan Erhürman, “Basiretsizsen, gideceksin” ifadelerini kullandı.
Olmayan bir gündem üzerinden insanların bölündüğünü kaydeden Erhürman, “Ne böl ve yöneti ne de böl ve kazanı kabul ederim. Her kimse bunu yapmaya çalışmasın. Bu, yapılacak en büyük kötülük olur” diye konuştu. Tufan Erhürman, “Benim derdim yarattıkları bataklığın ürettiği sinek değil, bataklıktır” dedi ve her alanda bataklıklar üretildiğinin altını çizdi.
Yeterince sorun yokmuş gibi başka sorunların da yaratıldığına işaret eden Erhürman, “Bu memlekette 10 sene mücahitlik yapan insanlara, birileri akıl vermeye çalışıyor. Git güneyde yaşa diyor. Herkes ağzını toplasın” diye konuştu. Memleketin dört bir yanında rahatsızlık bulunduğuna dikkat çeken Erhürman, “Zaten yaratılan bir sürü sorun vardı bir de olmayan sorunları üreterek insanları daha da yordular. Türkiye kökenli insanlarımızın da durumu perişan. Bu zihniyetin derdi bölmek. Yeter artık. Bu memlekete yaptığınız kötülük yeter” dedi.
“Çözümsüzlük, çözüm değildir”
Kıbrıs sorunuyla ilgili de konuşan Erhürman, Cenevre’de gerçekleştirilen görüşmelere işaret ederek diyaloğun kopmasını kimsenin istemediğini vurguladı. “Dört buçuk seneden sonra gelinen nokta ortada” diyen Erhürman, Kıbrıs Türk halkı açısından dört buçuk senenin kaybedildiğini belirtti.
Söz konusu zaman içerisinde birçok gelişme yaşandığını ifade eden Erhürman, inşaat sektöründe yaşanan sorunlar ve turizmde yaşanan sorunları anımsattı. Ekonominin güneye kaydığını söyleyen Erhürman, karma evlilikten doğan çocukların çektiği eziyetin devam ettiğini vurguladı.
Kıbrıs Rum Liderliğinin ABD ile askeri açıklamalar imzaladığını, enerji ile ilgili ayrı antlaşmalar yaptığını anımsatan Erhürman, tüm bunların son dört buçuk yıl içerisinde olduğunu belirtti. Erhürman, “Biz ne yaptık bu dört buçuk sene içinde?” diye sordu ve Sarayönü’ne konuşmaya devam edildiğini vurguladı.
“’Sorunların tarafı olalım, toplum ne kaybederse kaybetsin, önemli olan siyasi kazanımdır’ gibi bir düşüncede hiç olmadık”
“Zamanla birlikte zemin de kaybettik” diye konuşan Erhürman, diyalog ve diplomasinin, her durumda diyalogsuzluktan daha iyi olduğunu belirtti. Kıbrıs sorununun, bir an önce çözülmesi gereken bir sorun olduğunun altını çizen Erhürman, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünden toplumların da adanın da bölgenin de zarar gördüğünü vurguladı.
“Bu konu rafa kaldırılacak, biz böyle iyiyiz düşüncesiyle ele alınacak bir konu değildir. Çözümsüzlük, çözüm değildir” diyen Erhürman, Kıbrıs sorununda da her konuda da çözümün tarafında olduklarının altını çizdi.
“Sorunların tarafı olalım, toplum ne kaybederse kaybetsin, önemli olan siyasi kazanımdır” gibi bir düşüncede hiçbir zaman olmadıklarına işaret eden Erhürman, “Bunları yapmadığımız için bedel de ödedik. Dün de ödedik bugün de öderiz” diye ekledi.