
Uyuz, sarcoptes scabiei hominis adı verilen parazitin neden olduğu bulaşıcı paraziter bir deri hastalığıdır.
Hastalık her iki cinste ve her yaşta görülebilir.
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de özellikle son 4 yıldır eski yıllara oranla çok daha fazla sayıda vaka ile karşılaşmaktayız.
Yaşlı bakım evleri, okullar, askeri birlikler, hapishaneler gibi kalabalık alanlarda bulaş ihtimalinin yüksek olduğu tahmin edilebilirken, bunun yanında kuaför salonları, restoranlar, spor salonları, mağazalar, hastaneler, kafeler gibi sirkülasyonun yoğun olduğu alanlarda da bulaş ihtimali çok yüksektir.
Kişiden kişiye yakın temasla genellikle 15-20 dakikalık bir temasla bulaşabilir. Uyuzun en önemli bulaşma yolunun deri-deri teması olması nedeniyle özellikle genç ve orta yaş popülasyonunda en önemli bulaşma yollarından birisi de cinsel temastır.
Parazit kişiye geçtikten ortalama 4-6 hafta sonra bulgular oluşmaya başlar. Özellikle geceleri ve sıcakla artan kaşıntı belirgindir.

Kaşıntı en çok el parmak araları, el bileğinin iç yüzü, koltuk altları, kulak arkaları, bel bölgesi, göbek çevresi, ayak bilekleri, ayaklar, kalçalar, kasık bölgesi, genital bölge ve bacak iç yüzlerinde sık gözlenir.
Kadınlarda meme uçları ve çevresi, erkeklerde genital bölge tutulumu belirgin olur. Çocuklarda erişkinlerden farklı olarak avuç içleri ve ayak tabanları, yüz, boyun bölgesi ve saçlı deride de tutulum sıktır. Bağışıklık sistemi iyi olmayan kişilerde hastalık daha şiddetli seyreder.
Çocuklarda ve yaşlılarda bulaş daha kolay olup, alerjik bünyeli kişilerde ise lezyonların çok daha yaygın olduğunu ve bu kişilerin tedaviye daha dirençli olduğunu söyleyebiliriz.
Hastalığın tipik deri bulgusu, el parmak aralarında ve bileklerde gözlenen içinde parazitin yaşadığı gri-beyaz renkli ortalama 6-7 mm uzunluğunda kırık çizgi şeklindeki tünellerdir.
Kaşıntıya bağlı oluşan izler, küçük sulantılı kabarcıklar, egzema benzeri kepekli yaralar, deride bölgesel kalınlaşmalar ve yer yer ele gelen kırmızı sert kabarıklıklar şeklinde çok farklı deri bulguları gözlenebilmektedir.
Tedavi kişinin yaşına, bağışıklık durumuna, lezyonların dağılımına göre değişkenlik gösterebilir. Aynı evde yaşayan herkesin aktif şikâyeti olmasa da eş zamanlı tedaviye başlaması çok önemlidir.
Vücuda sürülen krem şeklindeki tedavilerin belli aralıklarla birkaç kür şeklinde uygulanması gerekmektedir.
Tedaviye başlamadan önce iyi bir banyo ve keselenme şarttır. Topikal tedavi ajanlarının vücudun her yerine ve eşit şekilde uygulanması gerekmektedir.
Kıyafetlerin, iç çamaşırlarının, yatak takımlarının ve havluların en az 60 derecede yıkanması ve ütülenmesi gerekmektedir.
Yüksek ısıda yıkanamayacak olan eşyaların ağzı bağlı bir poşet içerisinde ortalama yedi gün saklanması ve sonrasında kullanılması önerilir.
Topikal ürünler ile tedavi edilemeyen hastalara ise antiparaziter içerikli hap tedavileri verilmek zorunda kalınabilmektedir.
Doç. Dr. Didem Mullaaziz
Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı



















