
Kıbrıs Türk Barolar Birliği, eğitimde yaratılan Disiplin Tüzüğü ve başörtüsü kaosuyla ilgili hükümete sunduğu “hukuki değerlendirme raporu“na ilaveten, geçtiğimiz gün de atanmış Başbakan Ünal Üstel‘e gönderdiği 4 maddelik bir yazı, “Disiplin Tüzüğü’ne ve ilgili mevzuata dokunmayın” dedi
Barolar Birliği’nden hükümete: Mevzuata dokunmayın!
Ülkede yaşanan birçok gerçek sorun ve ekonomik sıkıntı varken, suni bir gündem yaratılarak, eğitimde “başörtüsü” adı altında gerici bir kaos yaratan hükümet, dayatmalarına devam ediyor.
Sürecin başında hukuki bir değerlendirme raporunu hükümete sunan Barolar Birliği ise geçtiğimiz de Üstel’e hitaben gönderdiği 4 maddelik ek değerlendirmede, ilgili mevzuata dokunulmaması gerektiğine dair uyarıda bulundu.
İşte o yazı:
Sayın Ünal Üstel
KKTC Başbakanı
Sayın Başbakan,
24 Mart 2025 tarihinde Bakanlar Kurulunun bilgisine getirilmek üzere tarafınıza sunduğumuz hukuki değerlendirme içeriğine ve 27.3.2025 tarihli İstişare toplantısında ifade ettiğimiz çözüm önerilerine ilaveten aşağıdaki hususları bilginize sunarız:
1- Hükümetin, kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olan tüzük değişikliğini geri çekmiş olması olumlu bir gelişme olmasına rağmen; özellikle İrsen Küçük Ortaokulu’nda baş gösteren sorunun çözülememesini, 28.3.2025 tarihinde bu okulda yaşanan ve basına yansıyan gerginlikleri ve sosyal medya üzerinden sorunu körükleyen kışkırtıcı yayınların artarak devam etmesini endişe ile takip etmekteyiz.
2- Tekrardan ve önemle vurgularız ki öğrencilerin kılık kıyafetine ilişkin yetki, mevcut durumda okul idarelerine aittir ve bugüne kadar okul idarelerinin bu yetkiyi kullanımları ile ilgili uygulamada ciddi bir sorun ile karşılaşılmamıştı. Özellikle yaşanan gerginlikler dikkate alınarak, mevzuatta herhangi bir değişikliğe gidilmeden bu yetkinin okul idarelerinde kalmaya devam etmesi en doğru olandır. Kuşkusuz, okul idareleri bu yetkiyi kullanırken önceki raporumuzda detaylı bir şekilde incelendiği gibi Anayasa’da öngörüldüğü şekilde Atatürk İlke ve Devrimleri ve Uluslararası Hukuk tarafından korunan “çocuğun üstün yararı” doğrultusunda hareket etmekle yükümlüdür.
3- Bu aşamada, okul idaresinin kılık kıyafete ilişkin yetki kullanımı sebebiyle, eğitim Bakanlığı müdür veya yetkililerinin okul idaresine fiili müdahalede bulunmaya çalışmasının hukuken de fiilen de vahim bir hata olduğunu dikkatinize sunmak isteriz. Nitekim bu hata yapılmış ve yaşanmakta olan gerginlik 28.3.2025 tarihinde had safhaya ulaşmıştır. Bu noktada, yürütmenin başı olarak tarafınıza düşen görev ve sorunluluğun her şeyden önce, bu ve benzeri olayların meydana gelmesine müsaade etmemek ve sorunun bahse konu okul ve/veya öğrenci odağından alınarak bilimsel temelde çözülmesini sağlamak olduğunu değerlendirmekteyiz.
4- Yıllardır okul idarelerinde bulunan okullardaki kılık kıyafet belirleme yetkisinin kullanılmasında okul idarelerine yön göstermek ve mevcut gerginliğin üzerlerinde yarattığı yükü hafifletmek amacıyla konuyu “çocuğun üstün yararı, çocuk psikolojisi ve gelişiminin gerekleri” merkezinde incelemek üzere eğitimciler, çocuk gelişimi ve psikolojisi uzmanları başta olmak üzere ilgili bilim insanlarından oluşacak bağımsız bir Bilimsel Danışma Kurulu oluşturulması önerimizi betekrar tarafınıza iletmekteyiz.
Saygılarımızla…