
Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Türkiye‘nin deniz mekânsal planlamasının yayınlanmasını güçlü bir şekilde kınadığını ve reddettiğini açıkladı
Dışişleri Bakanlığı: Örf ve âdet hukukunun tanınmış ilkesine aykırı
Kıbrıs Haber Ajansı‘nda (CNA) yer alan habere göre; Bakanlıktan yayımlanan bildiriye göre Türk haritasının, Türkiye’nin yasa dışı olarak talep ettiği Kıbrıs Münhasır Ekonomik Bölge (MEB), kıta sahanlığı alanlarını içeriyor.
Dışişleri Bakanlığı planın, Deniz Hukuku Sözleşmesi‘nin ve MEB’deki adaların ve kıta sahanlığının haklarına ilişkin uluslararası örf ve âdet hukukunun tanınmış ilkesine aykırı olduğunu, bu nedenle, üçüncü devletler açısından egemenlik haklarını etkilediği ölçüde hiçbir şekilde yasal bir etki yaratmayan tek taraflı bir Türk girişim olduğunu kaydetti.
Dışişleri Bakanlığı basın bildirisinde şöyle denildi:
“Bu, Ankara’nın açıkça uluslararası hukuktan hızla uzaklaşmayı tercih eden kışkırtıcı ve tekrar tekrar hukuka aykırı davranışının bir başka teyididir.
Deniz mekânsal planlaması, yalnızca Avrupa Birliği (AB) üyesi devletleri değil çerçeveyi belirleyen ve yalnızca üye devletleri bağlayan ilgili bir direktif temelinde bir yükümlülüktür. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 2017’de ilgili ulusal mevzuatı kabul ederek direktifi uyguladığı ve ulusal planını 2023’te sunduğu eklenmektedir.
Kıbrıs Cumhuriyeti, uluslararası ve Avrupa hukuku temelinde yasal, siyasi ve diplomatik düzeylerde meşru haklarını savunmaya devam edecektir”
Türkiye ne yayımlamıştı?
Anadolu Ajansı‘nda (AA) yer alan habere göre; Türkiye Deniz Mekansal Planlaması Haritası, IOC-UNESCO nezdinde Türkiye tarafından tescil ettirildi.
Haberde şu ifadeler yer almıştı;
Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) koordinasyonunda ve ilgili tüm kurum ve kuruluşların katkılarıyla hazırlanan “Türkiye Deniz Mekansal Planlaması Haritası” IOC-UNESCO nezdinde Türkiye tarafından tescil ettirildi.
Tescil sürecinin tamamlanmasıyla, Türkiye Deniz Mekansal Planlaması Haritası MSPGlobal platformunda yayımlanarak uluslararası erişime açıldı.
Bu gelişmeyle, Türkiye, deniz ve kıyı alanlarının sürdürülebilir kullanımına yönelik mekansal planlamasının uluslararası düzeyde tanınırlık kazanmasını ve resmi statüye kavuşmasını sağladı.
DEHUKAM Müdürü Dr. Mustafa Başkara, Türkiye Deniz Mekansal Planlaması Haritasının, 16 Nisan’da kamuoyuyla paylaşılmasının ardından, IOC-UNESCO nezdinde Türkiye tarafından tescil ettirilmesine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Deniz Mekansal Planlaması süreçlerinin Birleşmiş Milletler (BM) UNESCO bünyesinde bulunan IOC hükümetler arası oşinografi komitesi tarafından yönetildiğini hatırlatan Başkara, “Deniz Mekansal Planlaması konusunda çalışma yürüten ülkeler bunların bir anlamda uluslararası nitelikte geçerlilik kazanması için IOC-UNESCO nezdinde oluşturulan MSP Global web sitesinde deklare etmiş oluyor” dedi.
Başkara, Türkiye’nin Deniz Mekansal Planlaması Haritasının, DEHUKAM koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşların katkılarıyla hazırlanıp 16 Nisan’da kamuoyuyla paylaşıldığını anımsatarak, “Devamında, bakanlığımız söz konusu haritanın IOC-UNESCO nezdinde tescil ettirilmesi sürecinde girişimlerde bulunmuştu” diye konuştu.

Bu girişimler neticesinde şu anda haritanın MSP Global web sayfasında erişilebilir şekilde yer aldığını söyleyen Başkara, şunları kaydetti:
“(Harita) Türkiye’nin denizlerine etkin bir şekilde sürdürülebilirlik temelinde sahip çıktığının ve mavi vatan kavramının içinin tüm sektörel faaliyetlerle birlikte doldurulması sürecini daha güçlü bir şekilde, Denizlerin Mekansal Planlaması ile beraber yürütüleceğinin göstergesidir. Bu önemli bir aşama ve mihenk taşı teşkil etmektedir. Zira, bundan sonraki süreçlerde Türkiye Deniz Mekansal Planlaması’na yönelik yapılacak çalışmalar daha bir ivme kazanacaktır.”
Başkara, haritanın Türkiye tarafından IOC-UNESCO’da tescil edilip bu şekilde bir geçerlilik kazanmasının, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı tarafından da bir basın açıklamasına konu olduğunu söyledi.
“Yunanistan tarafından yapılan sözde açıklamalar bu haritanın geçerliliğini, varlığını ve Türkiye’nin denizlerine sahip çıkma ülküsünü etkileyecek değildir. Zira Türkiye denizlerinde aktif ve etkin bir şekilde uluslararası hukuk temelinde 1970’lerden beri savunmakta olduğu ve uluslararası yargı kararlarıyla da desteklenen hukuki zemindeki açıklamalarıyla örtüşen bir haritayı yayımlamış ve bunu da tescil ettirmiştir.” diyen Başkara, bunun ötesinde yapılabilecek herhangi bir açıklama veya tartışmanın bu haritanın değerini hiçbir şekilde azaltmayacağını vurguladı.
Başkara, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye’nin Deniz Mekansal Planlama haritası bilimsel temellere dayalı olarak çeşitli sektörlerin faaliyet göstereceği, nitelikli bir harita olarak hazırlanmıştır. Yunanistan tarafından ilan edilen sözde deniz mekansal planlaması haritasının bilimsel geçerlilikten ve nitelikten uzak bir çalışma olduğu görülmektedir.”
Türkiye 16 Nisan’da tüm denizlerine ilişkin olarak Deniz Mekansal Planlaması’nı da duyurmuş, Deniz Mekansal Planlaması’nın BM nezdinde tescili için gerekli başvuruları yapmıştı.



















