
Ekonomist Mete Feridun, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Sekreteri Erkut Şahali‘nin Kooperatif Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Yasa Tasarısı tartışmaları ve sorulan sorularla ilgili yaptığı açıklamaya işaret ederek, “geçmişe bir sünger çekmek ve geçmişte verilen tüm kredileri ‘yasal’ saymak anlamına gelen” geçici maddeyle neyin amaçlandığının hala açıklanmadığını belirtti, CTP’nin açıklamasını “kibirli ve agresif” bulduğunu söyledi
Feridun: Çok daha anlayışlı, olgun ve seviyeli bir yanıt verilebilirdi
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Feridun, CTP’nin açıklamasında, uzun zamandır kullanmadığı kibirli ve agresif üsluba ; böyle kritik bir süreçte tekrar geri döndüğünü belirtti ve bunu doğru bulmadığını söyledi.
Feridun, “Çok daha anlayışlı, olgun ve seviyeli bir yanıt verilebilirdi. Tabii sadece partilileri tatmin etmeyi değil bir kitle partisi olarak toplumun geniş kesimlerini de kucaklayıcı olmak istiyorlarsa” dedi.
“Meclis belli zeka kapasitesine sahip insanların anlayabileceği konuların tartışıldığı bir yer değil”
Feridun şöyle devam etti;
“‘Meclis’te olup biteni yüzeysel biçimde değerlendirip her şeyi bildiğini sanan bazı kesimler’ ifadesi çok yanlış.
Meclis halkın iradesinin tecelli ettiği bir yerdir. Halkın bazı kesimleri yüzeysel değerlendirebilir, bazı kesimleri derinlemesine değerlendirebilir.
Orası sadece belli zeka kapasitesine sahip insanların anlayabileceği konuların tartışıldığı bir yer değil halka ait bir yerdir. Oy talep ettiğiniz bazı insanlar herşeyi bildiğini zannedebilir, bazıları yanılıyor olabilir.
“Muhalefetteyken böyleyse, iktidara gelirse kim bilir nasıl bir tavır takınacaklar”
Siz bir siyasi partiyseniz ve halk için varsanız bu kibirli ifadeleri kullanmanız yanlıştır. Muhalefette böyle bir tavır sergileyen bir parti iktidara gelse eleştiriler karşısında kim bilir ne kadar sert bir tavır takınır.
Bu açıklamayı bana kopyalayıp duran partizan trollerin gün içindeki saldırılarını ve açıklamada kullanılan üslupla ilgili sorunu bir kenara bırakacak olursak, kısa bir değerlendirme yapmakta fayda var. Benim açımdan öncelik konuyu aydınlığa kavuşturmak.
Herşeyden önce bence bu açıklama akşam yapılmalıydı (daha yumuşak bir tonda). Akşam yapılan açıklamada bu detaylara değinilmemesi işi bu noktaya getirdi.
“Ciddi bir halkla ilişkiler eksikliği”
Oysa sadece geçici madde üzerine yoğunlaşılıp bu konudaki eksikliğin nasıl giderilebileceğinin tartışılabilmesi sağlanabilirdi.
Eleştiriler veya suçlamalar yoğunlaştıktan sonra agresif bir açıklama yapmak ciddi bir halkla ilişkiler eksikliği. Ben sanırım CTP’nin ne anlatmaya çalıştığını anlar gibiyim ama henüz net değil.
Şimdi, herşeyden önce zaten bir mevduat sigortasından kredi kullandırmak başlı başına yanlış bir olay.
“Mali zorluk yaşayan kooperatiflere finansal destek sağlamak bir amaç olmamalı”
Mevduatları güvence altına almak amacıyla oluşturulan bir fonun bu amaç dışında amaçlar için kullanılabilmesi prensip olarak kabul edilemez bir durum.
Zaten, yasanın amacı da ‘tasarruf sahiplerinin tüm haklarını korumak’ ve ‘kooperatiflere yatırılan her türlü tasarruf mevduatlarının sigorta ettirilmesini’ sağlamak olarak özetlenebilir. Yani korunacak olan tasarruflar ve tasarruf sahiplerinin haklarıdır, mali zorluk yaşayan kooperatiflere finansal destek sağlamak bir amaç olmamalı.
Ama yasa zamanında nasıl olduysa öyle bir yapılmış ki bu amacın dışında mali bünyesi zayıflayan kooperatiflere kredi olarak kullandırılabiliyor. Yani benim mevduatımı güvence altına alsın diye oluşturulan fonla batık duruma getirilen kooperatifler yüzdürülebiliyor. Aslında tartışılması ve sorgulanması gereken en önemli konu bu.
Değişiklikle fona kaynak aktarmayan kooperatiflere kredi verilmesi yasaklanıyor ama aslında kaynak aktaranlara kredi verilmesi de yanlış.
“Bu geçici madde ne diyor?”
Ama biz tartışma konusu olan tasarıdaki geçici maddeye geri dönecek olursak, anladığım kadarıyla geçmişte fona kaynak aktarmayan kooperatiflere de kredi kullandırılırken, şimdi yapılacak değişiklikle bu yasaklanacağı için geçici bir madde kullanılması gerkiyor.
Bu geçici madde ne diyor; Değişiklik Yasası’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce belli kooperatiflere fon tarafından kullandırılmış olan krediler, ‘Esas Yasada aksine kural bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, Esas Yasa kurallarına uygun olarak kullandırılmış sayılır’.
Bence bütün mesele bu cümledeki ifade sorunuyla alakalı.
‘Artık bu kredileri yasaklıyoruz ama bunların zamanında hepsinin yasal olarak kullandırılmış olduğunu yazalım ki hukuki takipleri gerektiği şekilde yapılabilsin’ deniyor.
“Tamam da esas yasada bu krediler yasaklanmıyordu ki”
Tamam da Esas Yasada bu krediler yasaklanmıyordu ki, şimdi yapılacak değişiklikle yasaklanacak. Bunun mantığını anlamak güç. ‘Değiştirilmiş şekliyle yasada aksine kural bulunup bulunmadığına bakılmaksızın’ diye bir ifade kullanılması daha mantıklı olurdu.
Madem ki bu krediler zamanında zaten yasal çerçevede verilmiş ama şimdi yapılacak değişiklikle yasaklanıyor, bunun bu kredilerin hukuki süreçlerinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmemesiyle ne gibi bir ilgisi var?
Sen yasayı değiştireceksen değiştir, yasanın eski halinde bu kredilerin verilmiş olması madem ki yasaldı bunu neden tekrarlama ihtiyacı duyuyorsun. Geçmişteki kredilerin yasal statüsü değişmiyor ki.
Ama sen bu ifadeyi kullanarak diyorsun ki bu tarihe kadarki krediler ‘Esas yasada aksine kural bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, Esas Yasa kurallarına uygun olarak kullandırılmış sayılır’
“‘Esas yasada aksine kural bulunup bulunmadığına bakılmaksızın’ ifadesinin manası nedir?”
Esas yasada bu konuda bir kural falan yok ki, ‘fonun amaçları doğrultusunda’ ifadesi kullanılmış. Fonun amacı nedir diye bakacak olursak: ‘tasarruf sahiplerinin tüm haklarını korumak ve gerekli güven ortamını sağlayabilmek için, kooperatiflere yatırılan her türlü tasarruf mevduatlarının sigorta ettirilmesini yasal yükümlülük haline getirmek ve Fonun oluşumunu sağlamak’ olarak yazılmış.
Uzun lafın kısası, esas yasada fonun tasfiye edilecek/mali bünyesi zayıflayan/ödeme güçlüğü çeken kooperatiflere kullandırılmak üzere ‘fonun amaçları doğrultusunda’ olma koşuluna bağlanmış.
Fonun amaçları: 1-tasarrufları korumak, 2- mevduatları sigortalamak, 3-fonun oluşumunu sağlamak. Bu amaçların hiçbiri kredi kullandırılmasıyla alakalı değil.
Bu amaçlar kredi kullandırılmasıyla ilgili bir kural ortaya koymadığına göre, fonun kullandırılması da bu olmayan kurallara bağlandığına göre, bu geçici maddede bahsedilen ‘Esas yasada aksine kural bulunup bulunmadığına bakılmaksızın’ ifadesinin manası nedir?
“Bütün geçmiş kredileri usulüne uygun verilmiş olarak kabul eden bu ifadenin manası nedir?”
Esas yasada kredi kullanımına ilişkin somut bir kural yok ki aksine olmuş olsun. Hal böyleyken geçmişe bir sünger çekme anlamına gelen ve bütün geçmiş kredileri usulune uygun verilmiş olarak kabul eden bu ifadenin manası nedir bu bir soru işareti olmaya devam ediyor.
CTP’nin açıklamasında ifade edildiği gibi evet geçici madde yasama süreçlerinde yaygın olarak kullanılmakta ve hukuk tekniği açısından da olağan bir uygulamadır. Ama bir mana ifade ettiği müddetçe.
Bu geçici madde en iyi ihtimalle özensiz hazırlanmış ve yanlış anlamalara fırsat verecek bir madde. Bunun önceden öngörülerek gerekli düzeltmenin yapılması gerekiyordu. Mevcut ifade üzerine yapılan yorumlarda ve değerlendirmelerde bana göre bir hata yok.
“Yasalar insanlar için yapılır. İnsanlar okuduğundan ne anlıyorsa yasa o olmak zorundadır”
Yazılanın okuyanlar açısından ne anlama geldiği başka konu, hukuk tekniği açısından falan ne kastedilmeye çalışıldığı başka konu. Yasalar insanlar için yapılır. İnsanlar okuduğundan ne anlıyorsa yasa o olmak zorundadır.
Eğer öyle değilse yasayı doğru yapmadığınız sonucu ortaya çıkar. İnsanların yanlış anlayabilecekleri bir yasaya uymalarını nasıl bekleyebilirsiniz?
“Meclis’te olup biteni yüzeysel biçimde değerlendiriyor gibi olacağım belki ama…”
Sonuç olarak, ben bu geçici maddenin manasını mevcut haliyle ne hukuk tekniği ne de mantıken hala daha anlamış değilim. Arkasındaki niyeti biraz anlar gibiyim ama yazılan bu niyetin ötesinde bir algı yaratıyor bu bir gerçek.
Bu algıyı yaratan bu ifadedir. Nasıl yazılmışsa öyle okunmuş ve yorumlanmış. Meclis’te olup biteni yüzeysel biçimde değerlendiriyor gibi olacağım belki ama tavsiyem bunun düzeltilmesidir”



















