
Atatürk Öğretmen Akademisi’nde (AÖA) okuyan genç kadın, bir öğretmen tarafından tacize uğradığını, rüşvet olarak kendisine sınav sorularının verilmek istendiğini belirterek, tacize uğradığını ifade eden başka kız öğrencilerle birlikte şikâyette bulunmalarına rağmen, Bakan Nazım Çavuşoğlu’nun akademi yönetimine baskı yaparak, olayı sadece “kınama” cezasıyla örtbas etmeye çalıştığını anlattı…
Eğitimin göz bebeği konumunda kurumda skandal!
Atatürk Öğretmen Akademisi’nde (AÖA) yaşandığı iddia edilen taciz olayları, Kıbrıs Türk eğitim sisteminin göz bebeği olan kurumun, son dönemde nasıl liyakatsiz yönetildiğini bir kez daha ortaya koydu.

Özgür Gazete’ye konuşan 29 yaşındaki öğretmen adayı, pedagoji eğitimi almak için geçtiğimiz dönem eğitime başladığı akademide, dersine girdiği hocalardan birinin tacizine uğradığını ve bu tacize maruz kalan tek öğrencinin de kendisi olmadığını belirtti.
“Önce sosyal medyadan mesajlar atmaya başladı”
Seçmeli derslerine girdiği ilgili hocanın, kısa süre sonra kendisini sosyal medya hesabından takip etmeye başladığını, samimi mesajlar attığını ve bundan duyduğu rahatsızlığı dile getirmesine rağmen bunun devam ettiğini anlatan genç kadın, ilgili hocanın sosyal medya hesabından neredeyse sınıftaki tüm kız öğrencileri takip ettiğini gördüğünü belirtti.
“Bana mesajlar atmaya başladı. Alkol aldığı anların fotoğraflarını gönderip, ‘Bu da terapi sayılır mı?’ gibi şeyler yazıyordu. Flört eder gibi yaklaşmaya başladı…”
“Evli ve çocuklu olmama rağmen umursamadı”
Hocanın bir gün kendisinden bir konuda yardım istediğini ve “Dersten önce ofisime uğrayabilir misin?” diye sorduğunu anlatan genç kadın, bunun üzerine hocanın ofisine gittiğini belirtti.
“Ofisine gittiğimde, ‘Ben senden etkilendim, hayatımda ilk defa bir öğrencimi Instagram’dan takip ediyorum. Eğer sende okeysen seni tanımak isterim’ dedi. Benim cevabım ise ‘Farkında mısınız, ben evli ve çocuklu biriyim’ demek oldu. Üstelik Instagram hesabım da eşim ve çocuğumla birlikte olduğum fotoğraflarla doluydu. O da bana ‘Ben de evliyim’ dedi…”
“İkna etmek için sınav sorularını vermeye çalıştı”
Tepkisini koymasına rağmen ilgili hocanın kendisine “Karşılıklı güvene dayalıdır bazı şeyler. Esas olan güven ilişkisidir” dediğini ve ısrarcı olduğunu anlatan genç kadın, net bir dille bunu reddettiği anda ise daha skandal bir şey olduğunu söyledi.
“Ben istemediğimi net şekilde söyledikten sonra yerinden kalktı ve masadan bir zarf aldı. Zarfı açtı ve içinden birkaç gün sonra yapılacak olan sınavın soruları olduğunu söylediği kâğıdı bana uzattı. ‘Al’ dedi. Yani bana sınav sorularını vermeye kalktı. Bunu da reddedince, bu kez sınavda kullanılacak olan optik cevap kağıdını uzattı ve ‘Al ismini yaz, imzala ve bana ver’ dedi. Bunu da reddettim…”
“Israrcı oldu…”
Hocanın ofisinde, sözlü tacize uğrayan ve ilişki teklifini kabul etmesi için sınav sorularının kendisine rüşvet olarak sunulduğunu anlatan genç kadın neye uğradığını şaşırdığını belirtti.
“ ‘Elim havada kaldı, almayacak mısın?’ diye ısrar edince, ‘Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz?’ diyerek kapıya yöneldim. Bana hala, ‘Cevap vermeyecek misin?’ diye soruyordu, ben de ‘Gereken cevabı verdiğimi düşünüyorum’ diyerek odadan çıktım…”
“Başka kızlar da aynı şeyi yaşamış”
Bu tavrından sonra ofisten çıkarken, ilgili hocanın kendisine “Bu kadar modern görünüşlü biri nasıl bu kadar kapalı olur anlamıyorum” dediğini anlatan genç kadın, tacizin burada da kalmadığını, aynı hocanın bir sonraki dersinde de hocanın masasına gelerek, isimlerinin baş harflerini masasına yazığını ve bir de kalp çizdiğini söyledi.

Bunun üzerine konuyu birkaç kız arkadaşıyla konuştuğunu ve kız grubundan başka kişilerin de aynı hoca tarafından taciz edildiğinin anlaşıldığını kaydeden genç kadın, bunun üzerine akademi müdürüne gittiklerini, akademinin avukatını arayarak şikâyet dilekçesi yazdıklarını belirtti.
“Birlikte şikâyet ettik”
“Anladık ki; birçok kız öğrenciye bunu yapmıştı. Bizim yaşımız nispeten büyük ama henüz liseden mezun olup, akademide eğitim gören 18 yaşlarında kız öğrencilere de ders veriyor bu kişi… Şikâyete gitmeden önceki sınavda ben sınav kağıdıma, bu taciz olayını yazdım ve gözetmen öğretmene ‘lütfen okuyun’ dedim. Öğretmen bunun üzerine beni ve tacize uğrayan bir başka öğrenciyi de alarak şikâyet etmemiz için yardımcı oldu, yönetime götürdü. Şikâyet sırasında odada 3 öğretmen vardı, her şeyi duydular…”
“Bakanlık devreye girdi”
Kendilerinin şikâyeti sonrası müdürün önce çok ilgili davrandığını hatta benzer şikayetleri daha önce de aldıklarını söylediğini ve sözleşmesinin feshedilmesi tavsiyesiyle konuyu Yönetim Kurulu’na taşıyacağını belirttiğini anlatan genç kadın, olayların bu şekilde gelişmediğini de anlattı.
“Bu kişinin annesi uzun süre Eğitim Bakanlığı’nda çalışmış. Bakanlık ve bizzat Bakan Nazım Çavuşoğlu’nun olaya dahil olduğunu, okul yönetimine telefon ederek sözleşmenin feshini engellediğini duyduk…”
“Bu olay kapatılmasın, başkalarını taciz etmesin”
İlgili hocanın akademiden atılmasına bizzat Bakan ve Bakanlığın engel olduğunu duyduklarını anlatan genç kadın, bunun üzerine yeniden okul yönetimine gittiklerini ve bunun hesabını sorduklarını anlattı.
“Sadece kınama cezası ile geçiştirilmiş. Birçok kız öğrencinin şikayetine rağmen, ‘delil yok’ bahanesi sunulmuş. Biz okul yönetimine ‘Bir tacizciyi burada barındırıyorsunuz’ dedim. Ancak onlar da ‘Biz elimizden geleni yaptık’ dediler. Yani Bakanlığın engeline boyun eğdiler. Orada gencecik kızlar okuyor. Bu kişi onların dersine de giriyor. Yarın öbür gün benim çocuğumun okuduğu okulda da böyle biri olabilir. Bu yüzden bunun kamuoyu tarafından bilinmesini istiyorum. Bu şekilde kapatılmamalı…”




















