
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, atanmış Başbakan Ünal Üstel‘in kamuya giriş için, “Siz yazılı geçin, biz sözlüde hallederiz” sözlerinin “emek hırsızlığı” olduğunu vurguladı, cevabın sandıkta verileceğini belirtti
Maviş: Bu sözler, UBP zihniyetinin en açık itirafıdır!
Yazılı açıklama yapan Maviş, atanmış Başbakan Ünal Üstel’in atanmış Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı da işaret ederek söylediği “Yazılıyı geçsinler, sözlüde gereken desteği vereceğiz” sözlerinin, yıllardır dile getirdikleri vasatlığa, ranta, yolsuzluğa, torpile dayalı UBP zihniyetinin en açık itirafı olduğunu belirtti.
Maviş, “Vasatlığın iktidarı UBP-DP- YDP üçlüsü döneminde siyaseti yozlaşmanın geldiği noktayı ve kamuda eşitlik, liyakat ile adaletin yok edilmesi için çalıştıklarını ortaya koymaktadır” dedi.
“Kamu Hizmeti Komisyonu’nun bağımsızlığı yandaşlarınıza kadar mı?”
Maviş açıklamasına şöyle devam etti;
“UBP-DP-YDP üçlüsü gündemi dağıtmakta, krizleri olağanlaştırmakta ve popülist söylemlerle sorumluluktan kaçmaktadır. Buna ek olarak, toplumsal adaleti zedeleyen bu tutum, liyakatin değil siyasi sadakatin belirleyici olduğunu göstermektedir.
Kamu Hizmeti Komisyonu’nun bağımsızlığı yandaşlarınıza kadar mı? Ersin Tatar döneminde atanan Kamu Hizmeti Komisyonu Başkan ve üyeleri bu süreçte birilerine ‘gereken desteği’ vermiş midir?
Kamu Hizmeti Komisyonu atamalarına şaibe düşürecek bu açıklamalar kabul edilemezdir ve kuruma yapılacak en büyük kötülüktür.
“Torpil düzeni dayatmaya çalışanların hesabı sandıkta sorulacaktır”
Bundan sonra KHK mülakatlarına siyasi müdahale sözü vermek seçim rüşvetidir. Yazılıda başarı kazanan gençlerin hakkını gasp etmek, işsizliği siyasi bağlantıya mahkûm etmek ve kamu hizmetini partizanlığa teslim etmek demektir.
Bu ülkenin gençleri yıllarca emek verip ülkesine faydalı olmaya çalışırken, ‘biz sözlüde hallederiz’ yaklaşımı açık bir emek hırsızlığıdır.
Bu beklentileri boşadır. KTÖS ve örgütlü diğer sendikalar bu çabalarınıza geçit vermeyecektir. Bu zihniyet sürdükçe gençler geleceğini göremeyecek, torpil bulamama kaygısıyla binlercesi göçe zorlanacaktır.
Halkın iradesini ve gençlerin emeğini korumak boynumuzun borcudur. Sendikamız, emeğin hakkını çiğneyen bu anlayışa karşı en sert mücadeleyi verecektir. Torpil düzeni dayatmaya çalışanların hesabı sandıkta sorulacaktır”



















