
Toplumsal Adalet ve Mücadele Partisi (TAM) Genel Başkanı Serdar Denktaş, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Cumhurbaşkanı adayı Tufan Erhürman‘a verdiği desteğin, dar bir ideolojik pencereden açıklanamayacağını söyledi
Denktaş: Erhürman’a vermiş olduğum destek Kıbrıs meselesinin ele alınış biçiminden bağımsızdır
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Denktaş, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erhürman’a verdigi desteğin, Kıbrıs meselesinde “Denktaş da federasyonu destekliyor” sonucuna çekilerek, sığ bir noktaya indirgendiğini gördüğünü belirterek, Erhürman’a desteğinin Kıbrıs meselesinin ele alınış biçiminden bağımsız olduğunu vurguladı.
Denktaş, “Bilinmelidir ki; Kıbrıs davası, 50 yılı aşkın süredir uluslararası boyutları olan, toplumsal iradeyi ve milli çıkarlarımızı ilgilendiren hayati bir meseledir. Ne Sayın Erhürman ne de başka herhangi biri, tek başına federasyon veya iki devletli çözüm modeli konusunda nihai bir karar veremez” dedi.
“Halk iradesi, meclis ve Türkiye bu sürecin vazgeçilmez unsurlarıdır”
Denktaş şöyle devam etti;
“KKTC’nin anayasal ve siyasal gerçekliği dikkate alındığında, Cumhurbaşkanlığı müzakere eden bir makamdır, fakat nihai karar organı değildir.
Halkımızın iradesi, meclis ve elbette Türkiye Cumhuriyeti bu sürecin vazgeçilmez unsurlarıdır.
Lideri tek unsur saymak ve mutlaklaştırmak, ülkemizin demokratik ve kurumsal yapısını göz ardı etmektir.
Dolayısıyla ‘adayın çizgisi = çözüm modeli’ denklemi gerçeklerle örtüşmemektedir.
Günü geldiğinde mesele, halkımızın ortak iradesiyle, Türkiye ile tam istişare halinde, uluslararası zeminde şekillenecek bir süreçtir. Bizim de söyleyecek sözümüz bellidir.
“Meseleye dar ideolojik gözlüklerle değil, bütüncül bakmak zorundayız”
Bugün bizi asıl zayıflatan şey, toplum içinde ‘federasyoncu’ ve ‘iki devletçi’ diye keskin kamplara ayrılmamızdır.
Oysa ki halkımızın önceliği; ekonomik istikrarı sağlamak, uluslararası saygınlığı güçlendirmek ve genç nesillere güvenli bir gelecek bırakmaktır.
Kıbrıs meselesi hangi modelde ele alınacak olursa olsun, bu hedefler herkesin ortak paydasıdır.
Dolayısıyla meseleye dar ideolojik gözlüklerle değil, bütüncül ve ulusal çıkar odaklı bakmak zorundayız.
Bizim için önemli olan, Kıbrıs Türk halkının haklarını ve varlığını korumak, uluslararası alanda güçlü ve onurlu bir yer edinmektir. Bunun yolu da birlikten, dayanışmadan ve ortak akıldan geçer”



















