
Telekomünikasyon Dairesi Çalışanları Sendikası (Tel-sen) Başkanı Hakan Üredi, Ulaştırma Bakanlığı ve hükümet tarafından, kurum yöneticilerinin Türk Telekom peşkeş protokolüne karşı çıkmaması için tehdit edildiğini söyledi
Üredi: Tek bir ismi var; Kamu varlıklarının siyasi saikle özelleştirilmesi
Yazılı açıklama yapan Üredi, Meclis komitesinde Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu’nun (BTHK) bütçesinin görüşülmesi sırasında Türk Telekom’a peşkeş çekilmek istenen fiber alt yapısı konusunun da konuşulduğuna işaret ederek, bunun basit bir altyapı meselesi olmadığını söyledi.
Üredi, “Bu mesele bu ülkenin verisinin, iletişiminin ve geleceğinin kimlerin kontrolünde olacağına dair bir meydan okumadır ve biz bunu sessizce kabul etmeyeceğiz. Bu tabloya dünyada tek bir isim voyulabilir; ‘Kamu varlıklarının siyasi saikle özelleştirilmesi'” dedi.
“Bu ülke borcunu fiber altyapıyla ödemez”
Üredi şöyle devam etti;
“Ve biz buna izin vermeyeceğiz. Bazı yetkililer, ‘Türkiye var, borç var, Türk Telekom istemeden aldı, zarara girecek’ şeklindeki açıklamalarla süreci meşrulaştırmaya çalışmaktadır.
Buradan açık konuşuyoruz; KKTC altyapısı bir pazarlık malı değildir. Devlet borcu bahane edilerek Telefon Dairesi altyapısı devredilemez. ‘İstemeden alan’ bir şirket bu işe vicdanla değil, her zaman çıkar hesabıyla yaklaşır.
Bir şirket zarar edecekse, neden bu projeye girer?
“Dijital teslimiyet”
Telefon Dairesi ve BTHK’nın yetkilerinin devredilmesi dijital teslimiyettir. Cevabı biz biliyoruz; Geleceğin veri trafiği, sansürlemeler, abonelik gelirleri, düzenleme gücü ve altyapı sahipliği.
Bu süreç sadece kablo döşemek değildir. Bu süreç; Frekansların kime ait olacağı, verinin kim tarafından yönetileceği, altyapının kimde kontrol edileceği, internetin kimin iznine tabi olacağı
sorusudur.
“KKTC’de fiberin sahibi halktır, Telefon Dairesi’dir”
Bu sorunun cevabı asla bir şirket olamaz. Yıllardır projeler, pilot bölgeler, fizibiliteler ve mühendislik çalışmaları yapılmıştır. Yerel bilgi, tecrübe ve insan kaynağı hazırdır. Bu ülkenin mühendisini, teknisyenini, kurumunu bypass eden her söz, her imza, her protokol ülkenin kapasitesine hakarettir.
Tel-sen olarak pozisyonumuz nettir; Fiber altyapı kamuda kalacak. Regülasyon BTHK’dan alınamaz. Telefon Dairesi Devre dışı bırakılamaz. İhaleye çıkmadan yapılan anlaşmalar Kabul edilmeyecek. Tekelleşme girişimleri karşısında duracağız.
Bu ülkenin Telefon Dairesi altyapısı, herhangi bir şirketin, siyasi yapının, protokolün veya dış baskının malı değildir.
Bu ülkenin fiberi, bayrağı kadar değerlidir. Bu ülkenin verisi, sınırları kadar kritiktir. Bu ülkenin altyapısı, halkın malıdır, satılamaz, devredilemez, kiralanamaz.
Ve herkes çok net bilsin: Tel-sen, gerektiğinde masada, gerektiğinde sahada, gerektiğinde hukukta bu teslimiyetin önüne set çekmekten geri durmayacaktır.
Dip Not: İnsanları getirdiğiniz makamlar ile tehdit ederek istediklerinizi söylettiğinizi herkes çok iyi biliyor”




















