InstagramKöşe Yazarlarımız

Vatanını Sevmek Değil Irza Geçmek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Özel Kalem Müdürü’nün yaptıkları ve yaptığı iddia edilenler, adanın kuzeyindeki çirkeften sıçrayan ve görünür konuma gelen küçük bir lekedir…

Veya daha büyük balıklar tarafından “Görülmesi pek de sorun olmayan” da diyebiliriz…

Oğuz Köse’ye yönelik yapılan ithamları tekrar tekrar yazmaya gerek yok sanırım, okumuşsunuzdur!..

Burada sanırım daha çok önem verilmesi gereken konu, Köse’ye yöneltilen suçlamalardır… Bunlar;

-Suç Gelirlerinin Önlenmesi Yasası’na aykırı hareket…
-Görevini kötüye kullanma…
-İrtikap’tan oluşuyor…

Kısacası Köse, kamu görevlisi olarak görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak, kendisine ve/veya başkasına yarar sağlamak ve menfaati için bir kimseyi zorlamak, yani tek cümle ile görevini kötüye kullanmakla suçlanıyor…

***

Peki, herhangi bir gerçekleşen ihaleyi iptal ederek devleti milyonlarca dolar zarara uğratmak, görevini kötüye kullanma kapsamına girmiyor mu?

Veya aşırı derecede mal artışı olan bir milletvekilinin, bunu meclise bildirmemesi ve mal beyanında yaşanan değişikleri meclise sunmaması Suç Gelirlerinin Önlenmesine Aykırı Hareket etme olmuyor mu?

Peki, bir özel şirketin 59 milyon Euro vergi borcunu silmek?
Veya aynı şirketin elektrik borcunu ödememesine göz yummak?

Bunlar da Oğuz Köse’nin yöneltilen suçlamalarla birebir benzer bir durum değil mi?

Daha yüzlere benzer örnek verebilirim…

Sonuç olarak birisi nüfuzunu kullanarak puro almış, diğer aynı nüfuzu kullanarak milyon dolarlar kapmış!..

Fakat puro, yastık, içki ve indirimli ev alan şu anda tutuklu yargılanıyor ancak banka hesaplarına milyonlarca dolar akanlar makamlarında oturup ahkam kesiyor!..

Tüm bunlar hepsi gözlerimizin önünde yaşanmıyor mu?

Üstelik bu çirkeften nemalananların hepsi de anavatancı, milliyetçi ve bayrakçı değil mi?

Bakınız sahte diploma olayına, başrollerde kimler var?

-Bozkurt işaretini yapmaktan gurur duyan, vatanı ve milleti için ölmeye hazır olduğunu haykıran “Milliyetçiler”…

Bakınız rüşvet olaylarına, başrollerde kimler var?

-En keskin, en azılı, damarlarında herkesten fazla Türk kanı taşıyan “Milliyetçiler”…

Emrullah Turanlı’nın vergi borcunu silenler kimler?

-“Türküm” diyenden daha Türk, çözüm isteyenlere tasma takacak kadar bayrak ve toprak aşkıyla yanan “Milliyetçiler”…

***

İddia ediyorum, bu rüşvet makinelerinin hepsini bir uçağa koyup Ankara’ya gönderesiniz orada kırmızı halı ile karşılanırlar…

Fakat bu adanın birleşilmesi, Kıbrıs Türk Toplumun iradesinin elinde olması ve Kıbrıslının vatan sevgisini doyasıya yaşaması için mücadele veren insanları toplayıp aynı uçağa koyarsanız, net olarak söylüyorum, rüşvetin dibine vurmuş zatlar kırmızı halıyla karşılandıkları sırada, gerçek vatansever olan ve rüşvet ile değil sadece sevgiyle vatanı ve toplumu için mücadele veren insanlar deport edilirler!..

İşte bu kadar sahte ve ahlaki değerleri düşük bir dönemden geçiyoruz…

Vatanını sevenler değil resmen vatanının ırzına geçenlerin değer gördüğü bir dönem!!!

***

Ne mutlu ki, bu coğrafyada hala suçunu gizlemek için bayrağa, günahını örtmek için dine sarılmaya ihtiyaç duymayan insanlar var…

Bu da bir nebze olsun umut oluyor bizlere…

O nedenle kim ki, bayrağa çok sarılıyor, anlayınız ki onun bayrağın altına gizleyecek çok suçu vardır…

Ve kim ki dine çok sarılıyor, anlayınız ki o kişinin örtmesi gereken devasa günahları vardır…











Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu