Federal Çözüm ve Barış Dünden Daha Çok Lazım

Orta Doğu’daki savaş ve ülkelerin aldığı pozisyonlar, yeniden şekillenen Orta Doğu’da Kıbrıs’ı hem daha stratejik hem de daha tehlikeli bir konuma sokuyor.
Adadaki çözümsüzlük ve yaşananlar, Ersin Tatar’ın ve Türkiye’nin izlediği kalıcı bölünmüşlük politikası ile birleştikçe Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayanlar için daha kaotik bir ortam oluşturuyor.
Türkiye için stratejik önem taşıyan Kıbrıs’ın kuzeyi, Avrupa ve dünya için elinde bir koz.
Ama sorun bizzat bu ülkede yaşayan ve insan gibi yaşama hakkı her gün elinden alınan Kıbrıslı Türkler için.
Uluslararası yaşanan krizlerde aslında devreye girmesi gereken Kıbrıs Türk Lideri.
Ama maalesef ki Ersin Bey bu niteliklerin hiçbirini taşımadığı gibi öncelikleri de Kıbrıslı Türkler değil.
Bu yüzden de krizler daha büyük bir krize ve toplum içinde kaosa neden oluyor.
Tanınmamışlığın verdiği boşlukla, maalesef korkunç bir kültür haline gelen “işimi yapsın da kim gelirse gelsin” politikasının bir ürünü bugün hem baştaki hükümet hem Kıbrıs Türk Liderliği konumunu işgal eden Ersin Tatar.
Çözülebilecek krizler liderlerin ışığında kaosa dönmekten kurtulur ve çözüme ulaşır.
Hükümetin yarattığı sağlıkta, ekonomide, eğitimde ve daha birçok alandaki kaos, Ersin Beyin uluslararası alanda yarattığı Kıbrıs Türk Liderliği koltuğunun boşluğu, bizi her gün yaşadığımız bu ülkeden bir adım daha uzaklaştırıyor.
Ben dahil birçok yakın tanıdığım, eğer sistem bu şekilde devam ederse çocuklarının geleceği için onları yurt dışına göndermeyi planlıyor.
Bunu yazarken bile ne kadar kötü hissettiğimi size anlatamam.
Bu cümle yıllardır mücadele verdiğim ve âşık olduğum ülkemde çocuklarımla yaşayamama, onlarla bu âşık olduğum ülkeyi paylaşamama riskimi anlatıyor.
Belki de bir yorgunluğu, kabul etmek istemesem de umutsuzluğu.
Lider seçmek aslında ne kadar önemli değil mi ama?
Geçen gün tatil dönüşü Rodos Havaalanı’nda pasaport kontrolü öncesi kapı önünde sigara içmeye çıktım.
Yanıma benim yaşlarımda bir genç geldi ve çakmak istedi.
Yaklaşık 10 dakikalık bir sohbetten sonra aksanı ilginç gelince nereli olduğunu sordum.
Önce bir saniyelik bir yutkunma yaşadı ve mahcup, endişeli bir ses tonu ile “İsrail” dedi.
Ve arkasına cümleyi tamamladı “Ben de eşim de savaşı desteklemiyoruz; ne de bulunduğumuz çevredeki kimse” dedi.
Belli ki İsrail hükümetinin uyguladığı acımasız politikalar sebebi ile gittiği her yerde hedef haline gelmiş ve tepki almamak için nereli olduğunu söylerken bile korkar hale gelmişti!
Halbuki zulmü yapan kendisi değil, ülkesini yöneten hükümetti ama mahcubiyet diyetini halk olarak o ödüyordu.
Az önce yazdığım gibi “LİDER SEÇMEK NE KADAR ÖNEMLİ DEĞİL Mİ?”
Kendisi Tel Aviv’in 1 saat uzağında kaldığını, onlarca eyleme katıldıklarını, ama ABD destekli bu diktatörü deviremediklerini anlattı.
Ülkesindeki savaştan ne kadar mutsuz olduklarını, insanların özgürce burada tatil yaparken kendisinin ve İsrail halkının bir diktatörün egoları sebebi ile yaşadıklarını anlattı. Barış gelmeli dedi.
Ve en bence en önemlisi de ne dedi biliyor musunuz? “Ben normalde politika ile çok ilgilenen biri değildim. Ama keşke daha çok ilgilenseydim. Çünkü şu an hem ülke içinde hem ülke dışında yaşadığımız bir politikanın eseri ve ben bunu değiştirebilirdim” dedi.
Tüylerim diken diken oldu. Ne kadar güzel bir cümle kurmuştu!
Aklıma direk zarar görmemek için birçok insanın kullandığı politik değilim cümlesi geldi.
Bir ülkede politik değilseniz, bir başkasının politikalarının bedelini size ödetirler.
Çok doğruydu.
Belki de bizde bunun hem ülke içinde hem ülke dışında bedelini ödüyoruz.
Yarın İran’dan belki Türkiye’ye sıçrayacak bir çatışmada, belki Kıbrıs üzerinde değişecek dengelerle gelecek bir çözümde 5 senemizi müzakeresiz ve tek bir katkı koymadan tamamlayacak olan Ersin Tatar’ın etmediği müzakerelerin bedelini ödeyeceğiz!
O yüzden bir ülkede yaşayan bir vatandaş her ne isterse olsun politikayı takip etmeli ve bir görüşü, bir fikri olmalı.
Olmalı ki topluma hiçbir katkısı olmayan politikacılar başa gelmesin ve ülkenize, size, geleceğinize zarar vermesin.
Kıbrıslı Türkler yıllarca bedel ödedi, uluslararası toplumda yalnızlaştı!
Şimdi birilerinin politikasız politikaları hem uluslararası toplumda bizi yeniden yalnızlaştırmak hem de aidiyetimizi yok etmek istiyor. İzin vermeyin.
Ve Unutmayın.
Yok olmamak ve yok sayılmamak için:
Kıbrıs’ta Tüm Dünyanın Kabul Ettiği Federal Bir Çözüm ve Barış Bize Şimdi Dünden Daha Çok Lazım.
O YÜZDEN EVET POLİTİK OLUN VE LİDER SEÇMENİN SİZ VE GELECEĞİNİZ İÇİN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU UNUTMAYIN!



















