
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), Halk Sağlığı, Çevre ve İnsan Hakları Sorumlusu Dr. Cemal Mert, yaz mevsiminin kendini iyice hissettirmeye başlamasıyla halkın havuz ve plajlara yöneldiğine işaret ederek, buralardaki ciddi hijyen ve güvenlik eksikliklerinin yıllardır giderilmediğini belirtti. Mert, yetkilileri derhal harekete geçmeye çağırdı
Mert: Denize kanalizasyon deşarjı, deniz kirliliği ile ilgili endişeleri artırdı
Yazılı açıklama yapan Mert, yaz aylarının başlamasıyla birlikte Kıbrıs’ın kuzeyinde deniz ve havuz kullanımının artmaya başladığını, halkın serinlemek ve dinlenmek için sahillere yöneldiğini belirtti, “Ancak son günlerde sosyal medyada büyük tepkilere yol açan deniz altına kanalizasyon deşarjını ifşa eden videodan sonra yurttaşlarımızdaki deniz kirliliği ile ilgili olarak var olan endişeler daha da yaygınlaşmıştır” dedi.
Mert açıklamasında, “Deniz suyu, sahiller ve havuzlarda hijyen ve güvenlik koşulları konusunda ciddi eksikliklerin yıllardır giderilemediği gözlemlenmektedir. Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak, halk sağlığını ilgilendiren bu hayati konuda yetkilileri acilen göreve çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Deniz ve havuz sularının sağlık riskleri görmezden gelinemez”
Deniz ve havuz sularında mikrobiyolojik ve kimyasal kirlenme riski yaz aylarında artmaktadır.
E.coli, salmonella, norovirüs, enterovirüs gibi patojenler gastrointestinal enfeksiyonlara; cryptosporidium ve giardia gibi parazitler ise ateş, ishal, kusma ve karın ağrısına neden olabilmektedir. Ayrıca deniz ve havuz sularında bulunması muhtemel ağır metaller ve pestisitler gibi kimyasal kirleticiler de uzun vadeli kronik sağlık sorunlarına, hatta kansere yol açabilir.
Bu nedenle Sağlık Bakanlığı, 2026 yaz sezonu boyunca deniz ve havuz sularında düzenli analizler gerçekleştirmeli, bu analizler akredite laboratuvarlarda, uluslararası standartlara uygun şekilde yapılmalı ve sonuçlar şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Geçtiğimiz son iki üç yıldır olduğu gibi yaz aylarında plajlarda ve kamuya açık havuzlarda analizler yapıldığı yönündeki yüzeysel ve detay içermeyen açıklamalar halkı tatmin etmemektedir.
Her yıl Nisan ayından Ekim ayına kadar düzenli olarak yapılması gereken deniz suyu analizlerinin, en son Ağustos 2025’te yapıldığını görüyoruz. Bu yıl ise Haziran ayı ortasına gelmemize karşın hâlen analizlerin yapılmamış olmasını da esefle karşılıyoruz.
“Plajlarda Güvenlik Yok: İlk boğulma vakası ihmalin göstergesi olacaktır”
Yaz sezonunda yaşanması muhtemel ilk boğulma vakası, bu yıl da plajlarda gerekli can güvenliği önlemlerinin alınmadığının acı bir göstergesi olacaktır. 2024 yılında 14 ve 2025 yılında ise tespit edebildiğimiz kadarıyla 6 insanımız, havuz veya denizlerde boğularak hayatını kaybetmiştir. Defalarca uyardık; bu ölümlerin büyük çoğunluğu önlenebilirdi.
Ancak İçişleri Bakanlığı ve yerel yönetimler, Plajların Kullanımı ve Denetimi Yasası’nın 10. maddesini uygulamakta ısrarla yetersiz kalmaktadır. Yasaya göre, plaj işletmecileri gerekli can kurtarma önlemlerini almakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğün takibi İçişleri Bakanlığı ve ilçe kaymakamlıklarının sorumluluğundadır.
Ne yazık ki pek çok plajda hâlâ cankurtaran bulunmamakta, tehlikeli bölgeler işaretlenmemekte, uyarı levhaları ve güvenlik ekipmanları eksik bırakılmaktadır. Bu açıkça kanun ihlâlidir ve halkın can güvenliğini tehlikeye atmaktır. Halkımıza, deniz suyu analizleri temiz çıkan ve cankurtaran bulunduran plajları tercih etmelerini salık veriyoruz.
“Taleplerimiz açıktır”
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak halk sağlığını korumak adına aşağıdaki adımların derhâl atılmasını talep ediyoruz:
1. Her plajda eğitimli ve tam zamanlı cankurtaran bulunması zorunlu hale getirilmelidir.
2. Deniz ve havuz sularının mikrobiyolojik ve kimyasal analizleri düzenli yapılmalı; sonuçlar şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalı ve plajlara asılmalıdır.
3. Mavi Bayrak kriterleri, tüm plajlar için asgari standart olarak benimsenmelidir.
4. Plajlar sezon öncesi risk değerlendirmesine tabi tutulmalı; yetersiz olanlara ruhsat verilmemeli, hizmet vermesi engellenmelidir.
5. Çevresel temizlik, çöp yönetimi ve altyapı koşulları yerinde denetlenmeli; plaj çevresindeki hijyen koşulları düzeltilmelidir.
6. Halkın kullanımına açık havuzların analiz sonuçları acilen açıklanmalı, gerekli önlemler hızla alınmalıdır.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi, İçişleri Bakanlığı, İlçe Kaymakamlıkları, Çevre Koruma Dairesi ve yerel yönetimler bu konudaki sorumluluklarını ciddiyetle yerine getirmelidirler.
Bu yaz da aynı ihmal zinciri devam ederse, yaşanacak her yeni sağlık sorunu ve her yeni can kaybı, bu ihmalkâr yöneticilerin sorumluluğunda olacaktır.
Halkımız ve ülkemize gelen turistler sahillerde ve havuzlarda sağlığından endişe etmeden serinleme hakkına sahiptir.
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz. Yetkilileri derhâl harekete geçmeye ve halk sağlığını korumaya çağırıyoruz. Halkımıza sağlıklı, güvenli ve keyifli bir yaz diliyoruz”




















