
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy, Ankara‘ya işaret ederek, “beyin ölümü gerçekleşen bir hükümetin neden hala desteklendiği” sorusuna, Meclis’i kilitleyen “Türk Telekom protokolü”ne dikkat çekerek yanıt verdi. Akansoy, “Kıbrıslıtürk iş insanları yok sayılıyor” dedi
Akansoy: 7 saattir bekliyoruz! Ciddiyet bizde var ama ‘yüce meclis’te yok!
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Akansoy, 7 saattir Meclis Genel Kurulu’nun açılmasını beklediklerini, CTP Grubu olarak sabah 09.00 gibi toplanarak, kendi grup toplantılarını yaptıklarını ve gündemi ciddiyetle ele aldıklarını belirtti. Akansoy, “Ancak ciddiyet bizde var; ‘yüce meclis’te yok” dedi.
“Bilişim adası diye savunulmaya çalışılan metin; hukuki ve ekonomik sorunlar barındırıyor”
Akansoy şöyle devam etti;
“Gündemde ‘Fiber Optik Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin İşbirliği Protokolü’ bulunuyor. Hukuk, Siyasi İşler ve Dış ilişkiler Komitesi çalışmasını tamamladı, Onay Yasası oy çokluğuyla Genel Kurul’a sevk edildi.
Fakat asıl mesele bu değil. Asıl mesele, bu protokole yönelik toplumun geniş kesimlerinde oluşan derin rahatsızlıktır. Teknik gerekçelerle ve bilişim adası söylemleriyle savunulmaya çalışılan metnin, ciddi hukuki ve ekonomik sorunlar barındırdığı açıktır.
“Gandır çocuğu misali…”
Öyle ki ilgili Komitede hükümet temsilcileri, ek protokol yapılmadan yasanın Genel Kurul’a getirilmeyeceğini söylemiş, bu konuda kendilerine güven duyulmasını istemiştir. Gandır çocuğu misali…
Günün sonunda ne kamu yararı güvence altına alınabildi ne de sözü edilen ek protokol ortada vardır. Anayasa’ya aykırılık iddiaları açıkça ortaya serilmişken bu topluma, içeriği belirsiz, gri alanlarla dolu bir düzenleme dayatılmaktadır.
“25 yıllığına ülkenin tüm fiber optik altyapısı Türk Telekom’a devredilmek isteniyor”
En az 25 yıllığına ülkenin tüm fiber optik altyapısının Türk Telekom’a devredilmesi öngörülmektedir. Üstelik yalnızca altyapı değil, servis sağlama imkanı da aynı süreyle bu şirkete bırakılmaktadır.
Bu, sıradan bir idari tasarruf değildir. Bu, stratejik bir alanın, ihalesiz, rekabetsiz ve tartışmalı bir protokolle devredilmesidir. Dünyanın hiçbir devletinde böylesine uzun vadeli ve kapsamlı bir ayrıcalık bu kadar kolay, bu kadar denetimsiz verilmez.
Hızlı, kaliteli ve kesintisiz internet elbette hepimizin hakkıdır. Güçlü bir fiber optik altyapı, çağın gereğidir. Devletin işleyişi, ekonominin dönüşümü, gençlerin geleceği artık dijital dünyada şekillenmektedir.
Ancak çağdaşlaşma iddiası, hukuku askıya alarak gerçekleştirilemez. Kamu yararı söylemi, kamu denetimini ortadan kaldırmanın kılıfı olamaz.
“Kıbrıslıtürk iş insanları yok sayılıyor. Konu siyasidir. Siyaseten karar verildi. ‘Uygulanacak’ denildi”
Sektör temsilcileri bugün Meclis’te haklı olarak ses yükseltiyor. Ortada bir diğer gerçek daha var; ne yazık ki Kıbrıslıtürk iş insanları yok sayılıyor, yerel kapasite hiçe sayılıyor, devlet kurumları adım adım işlevsizleştiriliyor.
Stratejik bir sistem, çeyrek asır boyunca tek bir yapıya teslim edilmek isteniyor. Üstelik tüm itirazlara verilen yanıt şu: ‘Konu siyasidir. Siyaseten karar verildi. Uygulanacak!’
“Beyin ölümü gerçekleşmiş bir hükümet neden hala destekleniyor”
İşte sorun tam da budur. Hukukun, ekonominin, kamu yararının değil; bir ‘siyasi tercih’in belirleyici olduğu bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu yaklaşım, sadece bugünü değil, gelecek kuşakların hareket alanını da ipotek altına almaktadır.
Bugün, telafisi son derece güç bir düzensizliğin eşiğindeyiz. Bazen soruyoruz: Beyin ölümü gerçekleşmiş bir hükümet neden hala ayakta tutuluyor? Neden destekleniyor? İşte cevaplardan biri yukarıda yatıyor.
Ama bilinmelidir ki bu ülkenin hafızası vardır. Bu kararların tamamı kayda geçmektedir. Kıbrıslıtürklerin iradesini, emeğini ve geleceğini yok sayan her adımın hesabı günü geldiğinde siyasi ve toplumsal zeminde sorulacaktır. Az kaldı. O gün mutlaka gelecektir”



















