EkonomiInstagramKıbrısManşetSiyaset

Rahvancıoğlu: İş kazalarında ödemeler 6 ay ile sınırlandırılıyor







Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, Meclis gündeminde olan “Emeklilik yaşını 65’e yükseltilmesi” yasa tasarısının amacının “hükümetin seçtiği kişilerin emekliliklerinin 65’e çıkarılması” olduğunu belirtti, “Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı”nın ise “açıkça bir ayrımcılık ve hak gaspı” içerdiğine dikkat çekti

Rahvancıoğlu: Emeklilik yaşını sadece kendi istedikleri kişiler için 65’e yükseltmek istiyorlar

Kuzey Kıbrıs TV’de Ahmet Kaptan’ın sorularını yanıtlayan Rahvancıoğlu, Meclis gündeminde olan “Emeklilik yaşını 65’e yükseltilmesi” ve “Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı” ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Rahvancıoğlu, emeklilik yaşının 65’e yükseltilmesiyle ilgili, “Burada esas olan herkesin emeklilik yaşının 65’e çıkarılması değil. ‘Onların’ seçtiği kişilerin emekliliklerinin 65’e çıkarılması” diyerek, bu durumun devlet ciddiyetinden tamamen uzak olduğunu söyledi.

Bu konuların Meclis’in gündemine geldikten sonra tartışılmasını da eleştiren Rahvancıoğlu, “Önce bilimsel tartışma zemininde toplumun gündemine getirilmesi gerekirdi” dedi.

“Üçüncü uyruklulara açıkça ayrımcılık yapılıyor ve hakları gasp ediliyor”

Meclis’in gündemindeki bir diğer yasa tasarısına da dikkat çeken Rahvancıoğlu, Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Rahvancıoğlu, Sosyal Sigorta sisteminin üç bacağı olduğundan bahsederek, bunları “işçi, işveren ve devlet” olarak sıraladı.

Sistemi kısaca “Kişi emekli olduğunda veya ihtiyaç halinde kullanabileceği para işçi ile işverenden kesilerek ve devlet katkısı eklenerek birikiyor ve yönetiliyor” şeklinde özetleyen Rahvancıoğlu, yasada yapılmak istenen değişiklikle devlet katkısının üçüncü uyrukluların sırtına yüklendiğini söyledi.

Rahvancıoğlu, “Üçüncü uyruklu çalışanlar için, devlet katkı payının yüzde 6’dan 1.25’e düşürülüyor, işçiden yapılan kesinti ise artırılıyor” şeklinde konuşarak, bu durumun devletin yaptığının “açıkça bir ayrımcılık ve hak gaspı” olduğunu vurguladı.

“Çalışma yaşamındaki hakları geriye götüren düzenlemeler herkesi ilgilendiriyor”

Rahvancıoğlu, üçüncü uyrukluların İhtiyat Sandığı hakkından mahrum bırakılmasının 2007 yılından beri devam eden bir uygulama olduğunu da belirterek yabancı uyrukluların maaşlarından yüzde 40 kesinti yapılmasını öngören ve mahkemeden dönen kararı hatırlattı.

“Bu insanların elinden ikramiyeleri alındı, maaşlarından kesinti yapılma girişiminde bulunuldu son olarak sigorta sisteminde primleri kendi üstlerine yıkıldı” diyen Rahvancıoğlu, bu durumun devlet çalışma yaşamından çekildiği anlamı taşıdığını söyledi.

Rahvancıoğlu, ayrıca çalışma hayatındaki düzenlemelerin sadece üçüncü uyruklularla sınırlı kalmayacağını günün sonunda hem TC hem de KKTC vatandaşlarına kadar uzanacağının da altını çizdi.

“Sosyal devlet olmanın yolu giderleri kısmak değil gelirleri artırmaktır”

Evlilik, gebelik, doğum ve emzirme desteklerin aslında bir hak olmadığını, işçinin ödediği primlerin karşılığı olduğunu dile getiren Rahvancıoğlu, Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı’nda yapılmak istenen değişiklikle bu desteklerin üçüncü uyruklular için haklarının geriye götürüldüğünü ve kısıtlandığını söyledi.

Rahvancıoğlu sigortalıların bir “yük” olarak görüldüğünü, bu anlayışın çok yanlış olduğunu söyleyerek, sigorta gelirlerinin artırılmasının önemine dikkat çekti, “Sosyal devlet olmanın yolu giderleri kısmak değil gelirleri artırmaktır” dedi.

“Yapılmak istenen değişiklikle sigorta keyfiyetle yönetilen bir kurum haline geliyor”

Rahvancıoğlu, yasada yapılmak istenen değişikliklerin işveren dahil herkesi etkileyeceğine dikkat çekerek, yasayla beraber hükümete prim oranlarını iki katına kadar artırma yetkisi verildiğini söyledi ve bunun tüzük ile değil Bakanlar Kurulu kararıyla olacağını kaydetti.

Yasada primlerle ilgili oranlar olduğunu hatırlatan Rahvancıoğlu, “bu uygulama ile sigorta yasayla değil keyfiyetle yönetilen bir kurum haline getiriliyor” şeklinde konuştu.

“İş kazalarında ödemeler 6 ay ile sınırlandırılıyor”

Yasada yine herkesi kapsayan bir diğer değişikliği de değinen Rahvancıoğlu, sigortanın “iş görememezlik” durumunda 6 aya kadar ödeme yaptığını hatırlattı.

“Ancak yasada bir istisna var. O istisna da; ‘iş kazaları ile meslek hastaları hallerinde sigortalıların sağlık yardımları gerekliliği süresince devam eder’ maddesidir” diyen Rahvancıoğlu, yasada yapılmak istenen değişiklikle iş kazaları ile mesleki hastalıklar halinde yardım 6 ay ile sınırlandırıldığını ifade etti.

Ayrıca, protez bakım hattının da sınırlandırıldığını belirten Rahvancıoğlu, bu değişikliğin KKTC, TC ve üçüncü uyruklu ayırmaksızın herkesi kapsadığını da söyledi, değişikliğin “Meclis’i de kandıracak” şekilde yapıldığını söyledi.

Rahvancıoğlu, söz konusu maddenin zaten yanlış ve kabul edilemez olduğunu yineledi.















Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu