
Halkın Partisi (HP), bugün başlayan genel grevin, “hükümetten kurtulmak” odaklı olması gerektiğini söyleyerek, yapılması gerekenin bir ekonomik kriz yönetimi olduğunu ancak bunu da bu hükümetin yapamayacağını vurguladı
HP: Yasa değişikliği açık bir maaş gaspı ve tam bir sorumsuzluk
Yazılı açıklama yapan HP, UBP-DP-YDP hükümetinin kamu çalışanlarının yasal hakkı olan hayat pahalılığı artışıyla ilgili keyfi bir değişikliğe gitmesinin açık bir maaş gaspı ve tam bir sorumsuzluk olduğuna dikkat çekti.
Açıklamada, “akaryakıt ve elektrik zamlarının enflasyonu ciddi şekilde artıracağını bildikleri için ilk üç ayın HP’nı verip geriye kalan ve 9 ayda tam anlamıyla şişecek olan hayat pahalılığı oranının ödenemez şekilde seçim ertesinde yeni hükümetin kucağına patlamaya hazır bir bomba olarak bırakmayı hedefliyorlar ki bu tam bir sorumsuzluktur, kötü niyetli bir adımdır” denildi.
Açıklama şöyle devam etti;
“Hükümetin bu bencilce yaklaşımı seçim ertesinde enflasyonu daha da körükleyecek, bütünlüklü bir ekonomik plan ve yol haritasına dayanmadığı için ülke ekonomisini ve halkın alım gücünü daha da zor duruma sokacaktır.
Bu düzenleme ertesinde ülkenin özellikle elektrik zammıyla da birlikte yeni bir zam furyası ile karşı karşıya kalacağını ve UBP-DP-YDP hükümetinin de kalan 9 aylık dönemin sonunda bu hayat pahalılığı zaten ödenecekmiş gibi davranarak zam yapma konusunda daha da rahat hareket edeceğini unutmamak gerekir.
“İhtiyaç; ekonomik kriz yönetimidir ancak bu hükümete kimse güvenmiyor”
Evet gerek son dört yıldır ekonomi çok kötü yönetildiği, gerekse dünyadaki gelişmelerden kaynaklanan ciddi bir ekonomik istikrarsızlık ithal edildiği için ülkemizde ekonomik bir kriz vardır ve tasarruf tedbirleri gereklidir ancak UBP-DP-YDP hükümeti böyle bir ekonomik paketi hem doğru şekilde yapabilecek hem de Halkın desteği ile uygulayabilecek bir hükümet değildir.
Halkın hiçbir konuda güven duymadığı, her açıdan yolsuzluğa ve rüşvete bulaşmış olan, atamış olduğu üst düzey yöneticilerinin büyük bölümü şaibeli konumda olan, yolsuzluktan tutuklanmış ve soruşturulmakta olan böyle bir hükümetin ortaya koyacağı ekonomik paketi halk kesinlikle desteklemez ve atılacak adımlar da bu nedenle sonuç vermez.
Kaldı ki açıklanan tedbirlerle insanların maaşından kesinti yapılmasından başlanması, milletvekili maaşlarına, siyasi partilerin Maliye bütçesinden aldıkları katkı paylarına ve diğer keyfi kamu harcamalarına hiç dokunulmuyor olması bu hükümetin ne kadar samimiyetsiz ve inandırıcılıktan uzak olduğunu göstermektedir.
“Yapılması gereken; toplumsal konsensusa dayalı ekonomik yol haritası”
Halkın Partisi olarak biz toplumda tüm kesimlerin, tüm paydaşların muhatap alınacağı bir diyalog ve istişare ertesinde, Maliye’deki durumun sağlıklı verilere dayalı olarak görüleceği, kapsamlı ama ne zaman başlayıp ne zaman biteceği belli olan, her açıdan şeffaf bir ekonomik yol haritasının oluşturulması gerektiği ve toplumsal konsensus ile hayata geçirilmesi gerektiği düşüncesindeyiz.
Öyle kapsamlı bir ekonomik paket elbette birtakım tasarruf tedbirlerini, herkesin elini taşın altına koymasını gerektirecektir. Ancak böyle bir ekonomik yol haritasını ancak ve ancak yenilenen siyasi irade ile yeni hükümet oluşturabilir.
Bugün görevde olanlara Halkın zerre güveni yoktur, o nedenle güvene dayalı yeni bir hükümetin en kısa zamanda göreve gelmesi ve ekonomik paketin hazırlığını hızla tamamlayarak yürürlüğe koyması tek çıkış yoludur. Bu süreç ne kadar gecikirse ülke ekonomisine ve Halka verilecek zarar o kadar çok artacaktır”
“Genel grevin amacı bu hükümetten kurtulmak olmalıdır”
Genel grevin hayat pahalılığı gibi ekonomik tedbirlerden sadece birini sonlandırmak amacıyla yapılması durumunda geçmişte yaşananların tekrar edeceği yönünde endişe duyduğunu belirten HP şöyle devam etti;
“Genel grevin amacının esasen UBP-DP-YDP hükümetinden kurtulmak olmalıdır diye düşünüyoruz. Zaten bu nedenle son dört yıldır bu hükümeti istifaya zorlamaya dönük bir eylemin gerekli olduğuna dikkat çekmeye çalıştık, çünkü bu gayrimeşru hükümet görevde kaldığı süre zarfında bu ülkeye geriye dönülmez, sonradan telafisi mümkün olmayan zararlar verdi.
Yarın hayat pahalılığı ile ilgili düzenlemeden vazgeçseler bir sonraki gün Halka çok daha fazla zarar verecek bir başka adımla geri gelmeyeceklerinin garantisi yoktur.
Kaldı ki geçen dört yılda Anayasayı ayaklar altına alarak çeşitli konularda Meclis’ten oy çokluğu ile bir çok yanlışı yasalaştırdıkları da bilinen bir gerçektir.
Bu nedenle biz Halkın Partisi olarak sadece hayat pahalılığı düzenlemesinin geçirilmemesini hedefleyen bir eylemin palyatif olacağını, sorunun kök sebebini yani gayrimeşru bu UBP-DP-YDP hükümetini ortadan kaldırmayacağını ve bu nedenle de buna benzer tehlikelerin bertaraf edilmemiş olacağını vurgulama ihtiyacı duyuyoruz.
“Eylemde öğrenci ve hastaların mağdur edilmemesi için tedbir alınmalıdır”
Grev anayasal bir haktır. Öte yandan özellikle devlet okullarında eğitim gören öğrencilerin sınavlarının bitmesine birkaç gün kala çocukların ve ailelerinin mağdur olmaması ayrıca devlet hastanelerinde hastaların da mağdur olmaması için bazı tedbirlerin alınmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz.
Tüm bu yaşananların asıl sorumlusu UBP-DP-YDP hükümetidir ama bu yapılanların bedeli de çocuklarımıza ödetilmemelidir. Bu konunun yarın sabah eylem yapılmadan önce eylemi organize edenler tarafından gözden geçirilmesi, tedbir alınması ve ailelerin de önceden bilgilendirilmeleri çağrısı yapıyoruz”



















