
Belediye Emekçileri Sendikası (BES) Başkanı Mustafa Yalınkaya, çeteleşmiş hükümetin bir saniye dahi o koltuklarda oturmasına tahammül kalmadığını söyleyerek, yapılan genel grev ve eylemlerin hayat pahalılığı ödeneği odağında değil, bu hükümetin gitmesi kararlılığıyla yapılması gerektiğini söyledi. Yalınkaya, “Ben böyle mücadele istemiyorum; ya bu pisliği temizleyeceğiz ya da bu diyardan gideceğiz” dedi
Yalınkaya: Ülkenin başına musallat olan çeteleşmiş bir yapı!
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yalınkaya, yazdıklarını; yıllarca çalışan bir emekçi, bir köylü çocuğu, bir birey ve son 15 yılını kesintisiz sendika çatısı altında emek, ekmek, gelecek mücadelesi veren biri olarak; bu toplumun cefakar, vefakar ve çok bedeller ödemiş her bir bireyi için yazdığını söyledi.
Son yıllarda ülkenin başına musallat olan yapı (hükümet) hakkında yüzlerce şaibeli ihale, yüzlerce rüşvet ve yolsuzluk iddiası olduğunu, atadıkları birçok bürokratın polislik olduğunu veya yargılanıyor olduğunu söyleyen Yalınkaya, aynı zamanda yüzlerce yandaş istihdamı yapıldığını ve kamu arazileri ve kaynaklarının da peşkeş çekildiğini belirtti.
Hükümetin “çeteleşmiş bir yapı” olduğunu, sahte diplomalarla anıldığını, eğitim kurumlarına büyük zararlar verdiklerini, toplumun kurumlarını tehdit, talimat veya rant için peşkeş çektiklerini, “kırsal kesim” adı altında arsaları ihtiyaçlı gencecik çocukların gözünün içine baka baka yandaşlarına verdiklerini, alçak orman arazilerini de bazı müteahhitlere ciddi rakamlar karşılığında peşkeş çektiklerini söyleyen Yalınkaya, köylünün, çiftçinin, hayvancının ürettiği değerlerin ise sermaye babalarına peşkeş çektiklerini kaydetti.
“Hem emekçileri hem vekilleri hem Cumhurbaşkanı’nı aptal yerine koydular”
Yalınkaya, bu yapının demokrasiyi ve Anayasayı çiğneyerek yaptığı birçok şaibeli işler yaptığını; bunlardan bazılarının elektrik, telekomünikasyon gibi hem stratejik hem de toplumun malı olan kurumlar olduğunu belirtti.
Yalınkaya hükümetin, kamu maliyesini batırdığını, Orta Doğu’daki savaşı bahane ederek; çalışanı, emekçiyi göz göre göre fakirleştirdiğini, yaklaşan seçimlerine sponsor yaratmak için de sermaye babalarına peşkeşler yaptığını, yeni istihdam ve benzeri usulsüzlüklere imza attığını söyledi.
Hayat pahalılığı ödeneğini 9 ay durdurmayı öngören yasa tasarılarını, Meclis Genel Kurulu’nda görüşürken, hükümetin hem Cumhurbaşkanı’na hem de dışarıda geleceği için eylem yapan, polis tarafından biber gazı ve cop yiyen emekçileri ve seçilmiş milletvekillerini aptal yerine koyarak Yasa Gücünde Kararnameyle alay edercesine Resmi Gazete’de yayınlattığını söyleyen Yalınkaya, ardından da atanmış Başbakan Ünal Üstel’in uçağa binip gittiğini hatırlattı.
“Ben böyle mücadele istemiyorum”
Yalınkaya, “Bu çeteleşmiş hükümetin başının ve onun emirerlerinin bir saniye bile o koltuklarda oturmalarına tahammülüm kalmadı. Hiç kimse kusura bakmasın ama birkaç günlük veya birkaç haftalık maaş düşüncesiyle geleceğimizi, psikolojimizi bu topraklardaki onur ve haysiyetimizi ayaklar altına alacaksak batsın bu sendikacılık. Ben böyle mücadele istemiyorum; ya bu pisliği temizleyeceğiz ya da bu diyardan gideceğiz. Bunun başka çıkış yolu yoktur, fazla zaman da yoktur” dedi.



















