InstagramManşetSiyasetYaşam

YBH: Ortak “Çevre Deklarasyonu”nu selamlıyoruz; çevreyi birlikte yönetmeliyiz







Yeşil Barış Hareketi (YBH), Slovak Elçiliği himayesinde düzenli olarak bir araya gelen ada genelindeki siyasi partilerin yayımladığı “Ortak Çevre Deklarasyonu”nu selamladı. Örgüt deklarasyonun önemli maddelerine işaret ederek, metni hazırlayan iki toplumlu siyasi partti Volt‘a özellikle teşekkür etti, birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirtti

YBH: Hem durumun aciliyetini hem de ortak hareket ihtiyacının önemini ortaya koydu

Yazılı açıklama yapan örgüt, Kıbrıs’ta çevre mücadelesi adına önemli bir dönüm noktasına hep birlikte tanıklık ettiğimizi söyleyerek, Slovak Elçiliği himayesinde düzenli olarak bir araya gelen ada genelindeki siyasi partilerin yayımladığı “Ortak Çevre Deklarasyonu”nun; hem mevcut çevresel tehditlerin aciliyetini hem de ortak hareket etme ihtiyacının hayati önemini bir kez daha ortaya koyduğuna işaret etti.

YBH açıklamasında, “Bu çerçevede tüm siyasi partilere, sağduyulu yaklaşımları, çevre konularında uzlaşı kültürünü öne çıkarmaları ve çevre gündemini partiler üstü bir sorumluluk olarak ele almaları nedeniyle teşekkür ederiz” denildi.

“Taslak metni hazırlayarak tarafların değerlendirmesine sunan VOLT’a ayrıca teşekkür ederiz”

Açıklama şöyle devam etti;

“Çevre hepimizin evidir, kimse uzaktan seyretmemeli, dışarıda kalmamalı, herkes elini taşın altına koymalıdır. Özellikle bu sürecin başlığını belirleyen, ön çalışmayı yapan ve taslak metni hazırlayarak tüm tarafların değerlendirmesine sunan VOLT’a ayrıca teşekkür ederiz.

Sürecin şeffaf ve katılımcı bir zeminde ilerlemesine katkı koyan tüm paydaşların; Yeşil Barış Hareketi olarak bizlerin görüşlerini talep etmesi ve her aşamada katılımcı bir yaklaşım sürdürmesi bizim için son derece değerlidir.

Ortak Çevre Deklarasyonu Maddeleri:

1. Orman Yangınları ve Aşırı Hava Olaylarıyla Mücadelede Koordinasyon

İletişim, koordinasyon, hazırlık ve müdahale mekanizmalarının; orman yangınları, seller ve diğer doğal afetler karşısında güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu, Kriz Yönetimi Komitesi’nin (CCM) güçlendirilmesini ve bu komitenin ortak tatbikatları koordine edebilmesini, uyumlu protokoller geliştirebilmesini ve gönüllü eğitimlerini düzenleyebilmesini içermelidir.

Bu bağlamda temsilciler, Avrupa Komisyonu’nun Kıbrıs’ta yeni bir AB yangınla mücadele merkezi kurma niyetini memnuniyetle not etmiş; böyle bir mekanizmanın tüm adaya teknik ihtiyaç temelinde ve siyasi hususlardan arındırılmış şekilde hizmet etmesinin önemini vurgulamıştır.

Siyasi partiler, bu taahhüdün somut eylemlere dönüşmesini; net zaman çizelgeleriyle ve her iki toplum için kapsayıcılık garanti alınarak hayata geçirilmesini güçlü şekilde önermektedir.

2. Atık Yönetimi ve Geri Dönüşümde İş Birliği

Katı atıklar, plastikler, elektronik ve tehlikeli atıkların işlenmesine yönelik iki toplumlu atık arıtma tesislerinin geliştirilmesi; ortak farkındalık yaratılması; uzmanlık paylaşımı ve pilot projeler yürütülmesi gerekmektedir. Bu çalışmalar, mevcut öneriler temel alınarak ve mümkün olduğunda Avrupa Birliği tarafından finanse edilen iki toplumlu girişimler tarafından desteklenmelidir.

3. Ortak Çevresel İzleme ve Veri Paylaşımı

Her iki toplumdan ilgili kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarını kapsayan iş birliği mekanizmalarının kurulması; hava, su ve toprak kalitesine ilişkin verilerin toplanması ve paylaşılması ile kirlilik ve doğal afetlere ilişkin erken uyarı göstergelerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.

4. Su Yönetimi ve İklim Dayanıklılığı Üzerine Ortak Çalışma

Sürdürülebilir su kullanımı, tarımsal verimlilik, kuraklığa hazırlık, toprak erozyonunu önleme ve iklim uyum planlaması konularında iş birliğinin teşvik edilmesi; paylaşılan iklimsel risklere daha etkili şekilde yanıt verebilmek için önemlidir.

Bu kapsamda iklim dayanıklı altyapıların oluşturulması (ör. su şebekeleri, sel korunma yapıları), kuraklık yönetimi ve su tasarrufu, kıyı erozyonuna karşı koruma, iklim dayanıklı tarımsal ürün çeşitlerinin kullanılması ve aşırı hava olaylarına yönelik sivil koruma planlarının güçlendirilmesi öne çıkmaktadır.

5. Biyolojik Çeşitliliğin, Doğal Habitatların ve Natura 2000 Alanlarının Korunması

Ekosistemlerin, ormanların, sulak alanların, kuş göç yollarının ve deniz çevresinin haritalandırılması ve korunmasına yönelik koordineli çalışmaların ilerletilmesi gerekmektedir. Biyolojik çeşitliliğin korunması ada genelinde bir yaklaşım gerektirdiğinden bu konuya özel önem atfedilmiştir.

Ayrıca ormanların yangınlara karşı dayanıklılığının artırılması, kentleşme ve turizmin baskısı altındaki ekosistemlerin korunması ve yeniden onarılması da önemli bir önceliktir.

6. Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanımının Genişletilmesi

Atık kaynaklarından enerji geri kazanımı, yeni altyapılarda güneş panelleri ve yenilikçi enerji projeleri gibi konulara odaklanarak ortak yenilenebilir enerji altyapılarının oluşturulması teşvik edilmektedir.

Aynı zamanda yenilenebilir enerji tesislerinin uygun şekilde konumlandırılarak hassas ekosistemlerin, tarım arazilerinin ve yerleşim alanlarının korunması; iki taraftaki enerji şebekesinin istikrara kavuşması ve fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması hedeflenmektedir.

7. AB Çevre Müktesebatı ile Hukuki Çerçeve Uyumunun Vurgulanması

Ada genelinde AB müktesebatının benimsenmesi sürecinin kolaylaştırılması büyük önem taşımaktadır. Bu süreç, çevresel performansın ve altyapının geliştirilmesini doğrudan destekleyecek; daha tartışmalı konularda bile ileri düzey iş birliğine zemin hazırlayacaktır.

Yeşil Barış Hareketi olarak, bu ortak deklarasyonun kağıt üzerinde kalmaması, gerçek bir değişim yaratması ve toplumsal faydaya dönüşmesi için üzerimize düşen her türlü katkıyı ve görevi yapmaya hazır olduğumuzu vurgulamak isteriz. Gerekli yönetsel ve yasal düzenlemeleri yapmak da karar vericilerin sorumluluğundadır.

“Ada ekosistemi bir bütündür”

Bu doğrultuda siyasi partilere çağrımızdır,

• Bu deklarasyonu imzalamak kadar, ülkemizde bu taahhütleri hayata geçirmek için baskı oluşturmanız, somut adımlar atmanız ve topluma hesap verebilir bir süreç yürütmeniz büyük önem taşımaktadır.

• Ayrıca iki toplum liderlerine de önemli bir sorumluluk düşmektedir. Deklarasyonda ortaya konan hedeflerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi için, liderliğiniz altında çalışacak teknik yapıların güçlendirilmesi; özellikle de Çevre Teknik Komitesi’nin yetkilendirilip etkinleştirilmesi elzemdir. Ada ekosistemi bir bütündür. Çevre krizinin ikiye bölünmüş yönetimlerle değil, ortak akıl ve ortak eylemle çözülebileceğini bir kez daha hatırlatmak isteriz.

• Son olarak, Kıbrıs’ın kuzeyindeki değişen liderlikten de büyük beklentilerimiz vardır. Bu yeni dönemin; şeffaflık, bilim temelli karar alma, kurumsal iş birliği ve çevre politikalarında gerçek bir dönüşüm yaratma kararlılığına dönüşmesini umut ediyoruz. Bu deklarasyonun, yeni liderliğin çevre konusunu stratejik bir öncelik haline getirmesi için güçlü bir zemin oluşturduğuna inanıyoruz.

Yeşil Barış Hareketi olarak bu süreçte yalnızca desteklemekle kalmayacak; aynı zamanda takipçi olarak izleyen, raporlayan ve gerektiğinde birlikte çözüm üreten bir rol üstlenmeye devam edeceğiz.Yaşanabilir bir Kıbrıs için mücadeleyi birlikte büyütelim”













Başa dön tuşu