InstagramSürmanşetYaşam

KTOEÖS, Eğitim-Sen’in 3. Kadın Kurultayı’na katıldı: “Geçmişte İzimiz, Geleceğe Sözümüz Var”







Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Avrupa Eğitim Sendikaları Komitesi (ETUCE) Daimi Eşitlik Komitesi Temsilcisi Misli Çağansoy ve Yönetim Kurulu üyesi Arzu Kurtdereli, Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası‘nın (Eğitim-Sen) “Geçmişte izimiz, geleceğe sözümüz var” şiarıyla Ankara‘da düzenlenen 3. Kadın Kurultayı‘na katıldı

Yardım: Kadınların haklarına yönelik saldırılar arttı

Kurultaya siyasi parti temsilcileri, kadın ve emek örgütleri, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ile Filistin başta olmak üzere farklı ülkelerden sendika temsilcileri katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Eğitim-Sen Kadın Sekreteri Simge Yardım, kadınların haklarına yönelik saldırıların arttığını, güvencesiz ve esnek çalışmanın özellikle kadınlara dayatıldığını vurguladı.

KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Tunç ve KESK Kadın Sekreteri Döne Gevher ise bütçe politikalarının ve son yıllardaki uygulamaların kadın kazanımlarını hedef aldığını belirterek güçlü bir örgütlü mücadele çağrısı yaptı.

KTOEÖS temsilcisi Çağansoy “laiklik” vurgusu yaptı

KTOEÖS temsilen konuşma yapan Misli Çağansoy ise Eğitim-Sen 3. Kadın Kurultayı’nda eşitlik ve laiklik vurgusu yaptı.

Çağansoy yaptığı konuşmada, kadın haklarının yalnızca kadınların değil; demokrasinin, sosyal adaletin, laikliğin ve insan onuruna dayalı bir toplumun temel ölçütü olduğunu vurguladı.

Konuşmasında, adanın kuzeyinde anayasal eşitlik güvencesine rağmen kadınların gündelik yaşamda çoklu ve yapısal eşitsizliklerle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Kadınların özellikle iş yaşamında, eğitimde, siyasette ve kamusal alanda güvencesizliğe, düşük ücrete ve görünmeyen bakım emeğine mahkûm edildiği belirterek, kadın yoksulluğunun sınıfsal eşitsizliklerle derinleştiğine dikkat çekti.

Çağansoy, kadına yönelik şiddetin bireysel değil, ekonomik ve sosyal politikalarla doğrudan bağlantılı yapısal bir sorun olduğunu vurgularken, son 5 yılda 4 bin 934 kadına yönelik şiddet suçu işlendiğini hatırlattı.

Aile İçi Şiddet Yasası’nın önemli bir kazanım olduğu ancak etkin uygulanmadığı, koruyucu ve önleyici mekanizmaların yetersiz kaldığını, İstanbul Sözleşmesi ilkelerinin esas alınması çağrısında bulundu.

Eğitim alanında ise toplumsal cinsiyet eşitliğinin müfredattan giderek çıkarıldığı, kadınların tarihsel ve toplumsal katkılarının görünmez kılındığına dikkat çekti. Laik, bilimsel ve kamusal eğitimin kadın haklarının güvencesi olduğunu vurgulayarak, muhafazakâr eğitim politikalarının özellikle kız çocukları üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtti.

“Kadınların özgürleşmediği bir toplum özgür değildir”

Kadınların eğitim emekçileri arasında sayısal olarak fazla olmasına rağmen karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğini, çalışma yaşamında ise eşit işe eşit ücret ilkesinin uygulanmadığını vurguladı.

Çağansoy, kamusal kreş ve bakım hizmetlerinin bir hak olarak tanımlanması, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve siyasette eşit temsili sağlayacak yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Konuşmasının sonunda, laikliğin kadın haklarının vazgeçilmez güvencesi olduğunu vurgulayarak, sendikalar ve kadın örgütlerinin hak mücadelesindeki rolüne dikkat çekti. “Kadın hakları bir lütuf değil, temel insan hakkıdır” diyerek “Kadınların özgürleşmediği bir toplum özgür değildir” sözleriyle konuşmasını tamamlandı.













Başa dön tuşu