
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Ahmet Karaoğlu, Türkiye‘de 17 günlük açlık grevleri zaferle sonuçlanan maden işçilerinin direnişini selamladı, “1 Mayıs’ta insanca yaşam ve çalışma koşulları için bir kez daha, kararlılıkla mücadele edeceğimizi, diktatörlerin, faşistlerin, kapitalistlerin tehdit, baskı ve şiddetine boyun eğmeyeceğimizi, direneceğimizi ortaya koyarız” dedi
Karaoğlu: Dayanağı olduğu sermayenin destekçisi olan AKP rejimi işçileri polis şiddetiyle karşı karşıya bıraktı
Yazılı açıklama yapan Karaoğlu, Türkiye’de iktidara yakın olduğu iddia edilen Yıldızlar Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçileri Eskişehir’in bir ilçesindeki maden ocağından Ankara’ya yürüdüğünü hatırlatarak, ücretlerini, tazminatlarını alamayan, ücretsiz, süresiz izinlere çıkarılıp kazanılmış haklarını elde edemeden başka bir yerde iş, ekmek aramak zorunda bırakılan, yerin altında iş güvenliği olmadan köle gibi çalıştırılan maden işçilerinin Ankara’da günlerce açlık grevi yaparak işçilerinin özlük haklarına, ücretlerine çökmeyi bir holding pratiği haline getirmiş sermayeye karşı ekmek kavgası verdiğini belirtti.
Karaoğlu, “Dayanağı olduğu sermayenin destekçisi olan AKP rejimi ise işçileri polis şiddetiyle karşı karşıya bıraktı. Günlerce açlık grevinde çocukları için haklarını arayan, mücadele veren işçilere biber gazı sıkıldı, şiddet uygulanarak direniş ortadan kaldırılmaya çalışıldı” dedi.
“1 Mayıs’ta insanca yaşam ve çalışma koşulları için bir kez daha, kararlılıkla mücadele edeceğiz”
Karaoğlu şöyle devam etti;
“Yerin 500-600 metre altında güvencesiz çalıştırılan, 5 ay maaş alamayan, faturalarını, kirasını ödeyemeyen, evine, çocuklarına ekmek götüremeyen, hakları gasp edilip köle gibi çalıştırılan ve hakları için açlık grevi yapan maden işçilerine uygulanan orantısız güç, şiddet, insanlık dışı faşizan saldırılar, engeller, barikatlar karşısında kararlılıkla sürdürdükleri onurlu direnişi ve bunun sonucunda kazandıkları zaferi selamlıyoruz.
Ülkemizde Ektam işçilerinin de vermiş olduğu emek, sermaye kavgasında, hak, eşitlik, adalet mücadelesinde olduğu gibi iradeyi, direnişi, haklı kavgayı, birlik, beraberlik ve dayanışmayı copların, biber gazlarının engelleyemeyeceğine bir kez daha tanık olunmuş ve yaşanmıştır.
İşçi ve emekçilerin haklarını, birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadelelerini simgeleyen 1 Mayıs’ta insanca yaşam ve çalışma koşulları için bir kez daha, kararlılıkla mücadele edeceğimizi, diktatörlerin, faşistlerin, kapitalistlerin tehdit, baskı ve şiddetine boyun eğmeyeceğimizi, direneceğimizi ortaya koyarız”



















