InstagramKıbrısManşetYaşam

Serdaroğlu: Emek sömürüsü artıyor, hak arayan işçilere yönelik baskılar yoğunlaşıyor







Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-iş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ın bu yıl, her zamankinden daha ağır ekonomik ve siyasal koşullar altında karşılandığını belirterek, 1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama günü değil; mücadele, dayanışma ve örgütlenme günü olduğunu ve bir güne sığdırılamayacak kadar büyük, süreklilik gerektiren bir mücadelenin simgesi olduğunu

Serdaroğlu: Bu 1 Mayıs’ı, her zamankinden daha ağır ekonomik ve siyasal koşullar altında karşılıyoruz

Yazılı açıklama yapan Serdaroğlu, 1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama günü değil; mücadele, dayanışma ve örgütlenme günü olduğunu ve bir güne sığdırılamayacak kadar büyük, süreklilik gerektiren bir mücadelenin simgesi olduğunu vurguladı.

Serdaroğlu, “İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı bu yıl, her zamankinden daha ağır ekonomik ve siyasal koşullar altında karşılıyoruz. Emekçilerin yaşam koşulları giderek ağırlaşmakta; yoksulluk, güvencesizlik, işsizlik ve ağır çalışma koşulları hayatın olağan bir parçası haline getirilmektedir” dedi.

“Emek sömürüsü artıyor, hak arayan işçilere yönelik baskılar yoğunlaşıyor”

Serdaroğlu şöyle devam etti;

“UBP-DP-YDP hükümetinin tercih ettiği politikalar sonucunda, emekçiler derinleşen bir ekonomik krizle baş başa bırakılmıştır. Artan hayat pahalılığı karşısında gelirler erimekte, çalışanlar borçla ayakta kalmaya zorlanmaktadır. Emek sömürüsü her geçen gün artarken, hak arayan işçilere yönelik baskılar da giderek yoğunlaşmaktadır.

Bugün 1 Mayıs; bir kutlamadan öte, birlik ve dayanışmanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlama günüdür. Omuz omuza durmanın, birlikte mücadele etmenin ve örgütlü olmanın gerekliliği bugün her zamankinden daha açıktır.

“Yaklaşan seçimler, geleceğimizi belirleyecek kritik bir dönemeçtir”

Hükümetin emekçilerin alım gücünü hiçe sayan uygulamaları ve hazırladığı yasa tasarıları, çalışanların haklarını daha da geriye götürmektedir.

Bu düzenlemelere karşı durmanın yolu; sokakta, işyerinde ve demokratik süreçlerde ortak bir mücadele yürütmekten geçmektedir. Emekten yana politikaları savunan oluşumlara destek vermek, sömürü düzenine karşı en önemli sorumluluğumuzdur.

Önümüzde önemli bir süreç bulunmaktadır. Yaklaşan seçimler, geleceğimizi belirleyecek kritik bir dönemeçtir. Eğer tercihimizi emekten yana kullanmazsak, geleceğimizi başkalarının insafına bırakmış oluruz.

“1 Mayıs’ı bir bayram coşkusuyla kutlayamıyoruz”

Mevcut hükümetin asgari ücret politikaları ve emek karşıtı uygulamaları, bu gerçeği açıkça ortaya koymuştur.

Bu noktada sendikalaşmanın önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Özellikle özel sektörde örgütlenme, emekçilerin haklarını korumanın en etkili yoludur. Tüm çalışanları sendikal mücadeleye katılmaya ve haklarına sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Bizler, dün olduğu gibi bugün de yarın da emekçilerin hak ve menfaatleri için onurlu mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız.

Bu koşullar altında 1 Mayıs’ı bir bayram coşkusuyla kutlayamıyoruz. Ancak biliyoruz ki; işyerlerinden başlayarak birleşik ve güçlü bir mücadeleyi örmek ve 1 Mayıs’ı gerçek anlamına uygun şekilde örgütlü mücadele ruhu ile sahiplenmek zorundayız”















Başa dön tuşu