InstagramKıbrısManşetYaşam

Gürkut: Sömürüye karşı omuz omuza! Baskıya karşı direne direne!







Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-iş) Başkanı Özlem Gürkut, 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, kaynakları yetmeyen bir ülke, artan suç ve şiddet, her geçen gün azalan can güvenliği, dolup taşan cezaevleri, liyakatsiz bir kamu sistemi, ihtiyaca cevap veremeyen bir sağlık sistemi, peşkeş çekilen ülke kaynakları, kurumları, sahilleri ve orman arazileri ile karşı karşıya olduğumuzu söyleyerek, 1 Mayıs’ta barış için, adalet için, demokrasi için… ama en çok da emeğin onuru için meydanlarda olacaklarını söyledi

Gürkut: Ama biz susmayacağız, gerçekleri söylemeye devam edeceğiz

Yazılı mesaj yayımlayan Gürkut, ülkedeki baskı ve şiddetin her geçen gün arttığına, ifade özgürlüğünün hedef alındığına, eleştirinin suç sayılmak istendiğine, seslerin kısılmaya çalışıldığına dikkat çekerek, “Ama biz susmayacağız, gerçekleri söylemeye devam edeceğiz!” dedi.

Gürkut açıklamasında, “Özel sektörde sendikalaşmanın önü kesilirken, emekçinin hakkı gasp edilirken; hükümet bölgemizdeki savaşları bahane ederek halkın cebine el uzatmaktadır. Aynı hükümet kamu kaynaklarını yandaşlara aktarmakta, ihalelere şaibe karıştırmakta, yolsuzluklara göz yummakta hiçbir sakınca görmemektedir” ifadelerin eyer verdi.

“Susmuyoruz. Boyun eğmiyoruz”

Gürkut şöyle devam etti;

“Halk yoksullaştırılırken, ayrıcalıklı bir azınlık zenginleştirilmektedir. Yıllardır sürdürülen politikalar sonucunda bugün;

– Kaynakları yetmeyen bir ülke,
– Artan suç ve şiddet,
– Her geçen gün azalan can güvenliği,
– Dolup taşan cezaevleri,
– Liyakatsiz bir kamu sistemi,
– İhtiyaca cevap veremeyen bir sağlık sistemi,
– Peşkeş çekilen ülke kaynakları, kurumları, sahilleri ve orman arazileri ile karşı karşıyayız.

Ülke ekonomisinin bel kemiği olarak sunulan üniversiteler dahi denetimsizliğin simgesi haline getirilmiş; dağıtılan sahte diplomalarla geleceğimiz karartılmaktadır.

Sağlık emekçileri ve kamu hekimleri yokluk içinde hizmet üretmeye çalışırken, kamu sağlık bütçesi halkın hizmetine girmesi gereken yeni hastanelerin tamamlanması yerine özel sektöre aktarılmaktadır.

Ve bütün bunlar yaşanırken iktidarın derdi çözüm üretmek değil; konuşanı susturmak, eleştireni cezalandırmaktır.
Sosyal medyaya sansür, basına baskı, aydınlara tehdit; bir yönetim biçimi değil, açık bir korku göstergesidir.

Korkmuyoruz. Susmuyoruz. Boyun eğmiyoruz.

Bu yıl 1 Mayıs’a bu karanlık tablo içinde giriyoruz. Ama biliyoruz ki; Emeğin olduğu yerde umut vardır. Dayanışmanın olduğu yerde güç vardır. Barış için, adalet için, demokrasi için… Ama en çok da emeğin onuru için 1 Mayıs’ta meydanlardayız.

Sömürüye karşı omuz omuza! Baskıya karşı direne direne! Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın İşçinin ve Emekçinin Bayramı!”















Başa dön tuşu