InstagramKıbrısManşetSiyaset

Kıbrıs Barış Konseyi: Kıbrıslılar NATO’nun günahlarla dolu geçmişini yakından biliyorlar







Kıbrıs Barış Konseyi, Lahey’de yapılan NATO Zirvesi‘ne işaret etti, NATO ve Avrupa Birliği (AB) liderrlerinin, İsrail’in soykırımlarından ve bölgedeki savaşlardan sorumlu olduğunu belirterek, “76 yıl yeter! NATO geçmişte kalmalı” dedi

Konsey: 76 yıl yeter! NATO artık geçmişte kalmalı!

Yazılı açıklama yapan Konsey, 24-25 Haziran 2025 tarihlerinde Lahey’de yapılacak NATO Zirvesi’ne ilişkin yayımladığı duyuruda, “76 yıl yeter! NATO artık geçmişte kalmalı!” dedi.

Açıklamada, “24-25 Haziran 2025 tarihlerinde Lahey’de yapılacak NATO üyesi devletler zirvesi art arda gelen askeri çatışmaların tırmandırılışına insanlığın tanık olduğu bir dönemde gerçekleştiriliyor” denildi.

“NATO ve AB, sayısız bebek, çocuk ve sivilin ölümü ve Gazze’deki soykırımdan sorumludur”

Açıklama şöyle devam edildi;

“İsrail ve ABD’nin uluslararası hukuku ihlal ederek, İran‘ın nükleer tesislerini bombalaması, İsrail‘in Gazze‘ye, Lübnan’a ve Suriye’ye yönelik yoğun bombardımanı, NATO üyesi devletlerin İsrail’e sürekli bir biçimde sağladığı askeri teçhizat ve Ukrayna‘daki çıkmaza giren savaşın sürdürülmesi Batı ittifakının çifte standartlı politikasının doruk noktasını oluşturmaktadır.

Ancak özellikle Gazze’deki nüfusun durumu, İsrail’in açlığı, susuzluğu ve hastalıkları kitlesel imha silahı olarak kullanıp yarattığı dayanılmaz koşullar yüzünden sayısız bebek, çocuk ve sivilin ölümü NATO ve Avrupa Birliği liderlerini sürdürülen soykırımda aynı derecede sorumlu kılıyor.

Gazze Filistinlilere ve insanlığa karşı bir dizi seri suçun işlendiği ve İsrail’in, ABD’nin ve Avrupa’nın imzasını taşıyan günümüzdeki bir Holokost’tur.

“Kıbrıslılar NATO’nun günahlarla dolu geçmişini yakından biliyorlar”

Kıbrıs Barış Konseyi (KBK) yanı başımızda işlenen benzeri görülmemiş soykırım suçu karşısında Kıbrıs hükümetinin sessiz kalmasına ve ülkemizi NATO’ya bağlamayı amaçlayan uygulamalara karşı duyduğu öfkeyi dile getirmektedir. Kıbrıslılar NATO’nun günahlarla dolu geçmişini yakından biliyorlar.

51 yıl önce Kıbrıs’a karşı darbe ve istila ile işlenen NATO damgasını taşıyan çifte suçta da bugün Filistinlilere karşı sürdürülen soykırımda ve yerlerinden edilmelerinde kullanılan silahların aynıları kullanıldı.

2025 NATO zirvesinde, üye ülkelerin askeri harcamalarını genel bir çatışmaya hazırlık amacıyla bütçelerinin %5’ine çıkarmaları amaçlanıyor. Bu durumun, dünyadaki gerginlikleri daha da alevlendirerek, savaş endüstrilerinin kârlarını arttırmak için emekçilerin bir kez daha aşırı bir şekilde sömürülmesine yol açacağı ve halklar için büyük bir tehlike oluşturduğu açıktır.

“Tesadüf değil, bilinçli siyasi tercih”

Aynı zamanda Avrupa halklarının yaşam standartları düşerken, NATO zirvesi AB’nin yeniden silahlanma programının (ReArm Europe) ve bunun bir savaş ekonomisine dönüştürülmesinin garanti altına alınması ve sosyal harcamaların daha da daraltılması için yapılıyor.

Militarizasyonun, savaş çığırtkanlığının ve dünyamızın karşı karşıya olduğu çatışmaların sona erdirilmesi ve anlaşmazlıkların çözümü için diplomatik çabaların ortaya koyulmamasının tesadüf değil, bilinçli siyasi tercih olduğu görüşündeyiz.

İnsanlığın BM Şartı ilkelerine, güvene, kültürlerarası karşılıklı anlayışa ve uzlaşıya dayalı bir uluslararası güvenlik sistemi kurmaktan başka seçeneği yoktur. Güvenlik askeri ve saldırgan örgütlere değil; silahsızlanmaya ve dünyanın nükleer silahlardan arındırılmasına dayanmalıdır. NATO gibi savaş ittifakları artık geçmişte kalmalıdır”













Başa dön tuşu