EkonomiInstagramKıbrısManşetSiyaset

TEL-SEN: Kamunun malı belirsiz yapılara mı peşkeş çekiliyor?







Kıbrıs Türk Telekomünikasyon Sendikası (TELSEN), Türk Telekom ve bazı konsorsiyumlarla yapılan gizli görüşmelerin içeriğinin kamuoyundan saklanmasının, kamu yararına değil sermaye yararına hizmet eden bir tekelleşme süreci olduğuna işaret etti

Tel-sen: Son dönemde sektörde yaşananlar çok boyutlu sorunlara işaret ediyor

TEL-SEN Yönetim Kurulu yazılı yaptığı açıklamada, haberleşme hizmetlerinin, bireylerin temel haklarına erişimi ile ekonomik ve toplumsal yaşamın sürdürülebilirliği açısından stratejik önemde olduğunu vurguladı.

Ancak “son dönemde sektörde yaşanan gelişmelerin, kamu kurumlarının da dikkatle izlediği çok boyutlu sorunlara işaret ettiğini” belirtti.

“Hizmet fiyatları, erişilebilirlik sınırlarının üzerine çıkmıştır”

TEL-SEN sorunları şu şekilde sıraladı:

Hizmet fiyatları, vatandaşlarımız açısından erişilebilirlik sınırlarının üzerine çıkmıştır.

Altyapı ve hizmet kalitesi giderek düşmekte, geniş bant internet ve mobil hizmetlerde performans sorunları artmaktadır.

Piyasada tekelleşme eğilimleri güçlenmekte; hem geleneksel hem de yeni yapıların rekabeti dışlayıcı bir konuma ilerlediği görülmektedir”

Bu kapsamda, “kamuoyunun bilgi alma hakkı doğrultusunda, bazı kritik soruların cevaplanması gerektiği” vurgulandı.

“Bakanlık hangi tarafta durmaktadır?”

Açıklamada, sektörde yaşanan tekelleşme sürecinde, kamu yararının mı yoksa sermaye yararının mı gözetildiği sorusu “haklı” bir şekilde gündeme geldiği belirtildi.

Açıklamada, “Gerek Türk Telekom gerekse daha yakın dönemde öne çıkan konsorsiyum yapıları ile ilgili gelişmelerin, kamu nezdinde açık ve şeffaf biçimde değerlendirilmesi şarttır” denildi.

“Türk Telekom ile yapılan görüşmelerin içeriği nedir?”

Türk Telekom ile yapılan görüşmelerin “sessiz sedasız” yürütüldüğünü ifade eden TEL-SEN, bu temasların içeriğinin kamuoyuna açıklanmadığını vurguladı. Resmi açıklama yapmanın kamu güveni için önemi şu şekilde ifade edildi:

“Önerilen modeller, uygulama süreci ve kurumların rolü hakkında hiçbir resmi açıklama yapılmaması, hem şeffaflık hem de kamu güveni açısından sakıncalıdır” denildi.

“Konsorsiyuma neden öncelik tanınıyor?”

TEL-SEN açıklamasında, Türk Telekom dışındaki bazı yapıların, özellikle bir konsorsiyumun, “sektörde hızla ön plana çıkarılmasının” ve kamu projelerinde adının geçmesinin dikkat çektiğini belirtti. Bununla birlikte, bu ön plana çıkmanın “siyasi bir ayrıcalık ya da torpilli bir yatırım modeli” olup olmadığı sorgulandı.

“Bu durum, ilgili yapıya kurumsal ya da siyasi bir ayrıcalık mı tanınıyor? Torpilli bir yatırım modeli mi söz konusu? gibi haklı soruları gündeme getirmektedir” diyen TEL-SEN şu soruları sıraladı:

“Ayrıcalık mı sağlanıyor?”

“Söz konusu konsorsiyum ortaklığı kimlerden oluşur? Yapısı nedir? Piyasaya girişte hangi öncelikler tanınmıştır? Teknik ya da mali yeterliliği kamuoyuna açık bir şekilde değerlendirilmiş midir? İlgili kurumlarla bu yapı arasında özel bir bağ, ayrıcalıklı bir erişim ya da yönlendirme mevcut mudur?”

Bu sorulara verilecek şeffaf yanıtlar, kamu kurumlarına duyulan güvenin korunması açısından kritik önemde olduğunu vurgulayan TEL-SEN Yönetim Kurulu, kamu kaynaklarının ve stratejik altyapıların “belirli yapılara imtiyazla tahsisi gibi bir izlenim oluşması” hem sektörel dengeye hem de kamu vicdanına “zarar” verdiğini söyledi.

“Telekomünikasyon Dairesi sürecin neresindedir?”

Açıklamada, Telekomünikasyon Dairesi’nin konumunun ve yetkisinin belirsizleşmesine işaret eden TEL-SEN, “Fiber optik altyapı, geniş bant planlama, projelendirme ve fizibilite gibi stratejik teknik süreçlerde Telekomünikasyon Dairesi’nin konumu ve yetkisi belirsizleşmiştir” dedi.

“Bu süreçlerde hangi birimler aktif olarak yer almaktadır?

Teknik onay, ihale, denetim ve kontrol süreçlerine dair kamuoyuyla bilgi paylaşımı neden yapılmamaktadır?” soruları soruldu.

“Proje modelleri ne türdür?”

“Kamu altyapısı üzerinde özel sektör yapılarıyla kurulacak yeni sistemlerin hangi finansman ve işletme modeline göre hayata geçirileceği de belirsiz” olduğu vurgulanarak şu sorular yöneltildi:

“Yap-İşlet mi? Yap-İşlet-Devret mi?

Süreleri, yükümlülükleri ve kamuya geçiş koşulları nelerdir?

Bu projelerde kamu yararını koruyacak denetim mekanizmaları oluşturulmuş mudur?”

“Bakanlıktan beklenen açıklamalar”

Kamu yararının korunması adına, Bakanlık’tan bazı alanlarda kamuoyunu bilgilendirmesi beklenmekte olduğunu belirten TEL-SEN, cevaplanması gereken alanları şu şekilde sıraladı:

“Türk Telekom ve konsorsiyum yapısıyla yapılan görüşmelerin kapsamı, içeriği ve amacı,

Telekomünikasyon Dairesi’nin teknik ve düzenleyici süreçlerdeki rolü,

Proje finansman ve işletme modellerine ilişkin net bilgiler,

Bu yapılarla yapılacak olası anlaşmaların süresi ve kamuya geçiş koşulları,

Rekabeti tehdit eden eğilimlere karşı alınacak düzenleyici tedbirler”

“Bilgi edinme hakkı, anayasal bir haktır”

Kamu kaynakları ve altyapıları üzerinden yürütülecek iletişim projelerinin, “özel anlaşmalar ya da imtiyazlar yoluyla şekillendirilmemesi” gerektiğini ifade eden TEL-SEN, sözlerini şu şekilde noktaladı:

“Şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda; kamuoyunun bilgi alma hakkı ivedilikle yerine getirilmelidir”













Başa dön tuşu