InstagramKöşe Yazarlarımız

Deyimler ve Kıbrıs Politikası Bağlamında Anlamları







ALİ’NİN KÜLAHINI VELİ’YE GİYDİRMEK

KKTC siyasetini tanımlayan bir deyimdir. Uzaklara gitmeye gerek yok;

İrsen beyin başbakan iken vekil seçilememesi, Oktay Kayalp’ın parti içi salvo gombinalarla belediye başkanlığını kaybetmesi, UBP’de Faiz’lerin düşürülmesi, gecede 4 defa işemeye kalkan Dicci Jünal’ın başbakan olması, Kardeş Ocağında mesai yaparken Tahsin abimin dışişleri bakanı olması, kendi elleriyle çekip giden Saner, milyonları İndira Gandi yapan Yakışıklı Hüsiin başbakan olması, illa ki ve muhakkak Ersin abimin girdiği pardon geldiği tüm pozisyonlar, son olarak da Serdar abimin Omo ile 90 derecede yıkanarak siyasete tekrar dönme gayretkeşliği;

Hepsi ama hepsi bu deyim sayesinde olmuştur.

Sağ-sol ayrımı tanımayan bir deyimdir.

VURDUMDUYMAZ KÖR AYVAZ

Türkçe icat edilirken Kıbrıs politikacısı düşünülerek yazılmış bir deyimdir. Var mıyım yok muyum belli değil. Sorunları, bırak çözmeyi, duymam bile mümkün değil anlamındadır.

AVUÇ AÇMAK

Modern KKTC jargonunda bunun eşanlamlısı protokol imzalamaktır. Kumarda evi kaybeden hovarda gibi dona kadar harcayıp sonra avuç açılır, yani protokol imzalanır. Bazen de imzalamadan kaçılır. Ama gene de imzalayacak olanlar bulunur.

ARALARINA KARA KEDİ GİRMEK

Bu tüm Kıbrıs için bir dejavudur.

UBP – DP, CTP – TDP, K.TÜRK – K. RUM BAŞKANLAR, KTÖS – KTOEÖS aralarına sürekli kara kedi giren ünlü ikililerin sadece birkaçıdır.

Kişiler de var tabii.

Geçmişte Denktaş – Eroğlu, daha sonra kırmızı yerine yeşillenen CTP’de yoldaşlar Talat – Özker Özgür ki hocanın partiden ihracına kadar gitmiştir mesele, gelmiş geçmiş tüm UBP başkan adayları ve rakipleri.

Kedinin genetiğinden kaynaklanan renginin bu kavgalarla hiçbir alakası yoktur.

TENCERE YUVARLANDI KAPAĞINI BULDU

Bu bir üstteki deyimdeki ilişkilerin mutlu zamanlarını anlatır. Örneğin şu an görevde olan hükümet neredeyse bu deyimin sözlük tanımıdır. Tencete, kapak ve sap, mükemmel üçlü.

Tencereler düdüklü tencere olduğu için aşırı basınçta lastikle ilgili bir sorun illa ki yaşanır. Bkz. Hasan Kapkaçoy ve

Gang’ın YubiPi içerisindeki gerilla hareketi.

ANASINDAN EMDİĞİ SÜT BURNUNDAN GELMEK

Bu kadar provokatif ve art niyetli bir deyim olamaz.

Resmen annem vatan Türkiye ile aramızı açmaya çalışan paralel bir deyim. Kullanmaktan ısrarla kaçınıyoruz. Yani ne olmuş yani bazı TC politikacıları “onları biz besliyoruz, biz olmazsak maaş alamazlar, açtırlar” mealinde demeçler verdilerse? Hemen art niyet hemen deyim? Cık cık cık.

YAĞMA HASAN’IN BÖREĞİ

Şimdi şöyle anlatalım: Sen (büyük ihtimalle Türkiye’den) bir yatırımcısın, ama para filan yatırmaya niyetin yok, tek niyetin para kaldırmaktır, hem de en kısa yoldan.

Kolayı var; bir KKTC’li politikacı veya bürokrata yanaş, gözüne güzel bir arazi kestir, deniz kenarı, dağ, ova, fark etmez, dükkân senin.

Sonra KKTC Kalkınma Bankasından da yüklü bir kredicik al, ilgili bürokrat ve politikacılar haliyle komisyonlarını alacaktır tabii. Ödeyeceğim diye de asla strese girme ve sakın ödeme.

Oldu mu sana yatırım, pardon kaldırım. İşte anlattıklarım bu deyimdir.

BU DEĞİRMENİN SUYU NEREDEN GELİYOR

Bu da birlik, dirlik ve düzenimizi çekemeyenlerin çok rağbet ettiği bir deyimdir. Yakın gelecekte “bu ülkenin elektriği nereden geliyor “ veya “bu memurun maaşı nereden geliyor gibi versiyonlarının da çıkması kuvvetle muhtemeldir. Sakıncalıdır!

YARI YOLDA BIRAKMAK

Sanki de gelmiş geçmiş tüm sol iktidarlarını kasteden bir deyim ve bu da art niyetli. Deyime kızdık, tamam da e birini olsun tamamlayaydınız be birader?















Başa dön tuşu