InstagramKıbrısManşetSiyaset

Eylem: Gencecik beyinler “ayakta su içilmez” gibi akıl dışı hurafelerle dolduruluyor







Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Selma Eylem, Özgür Gazete‘nin gündeme getirdiği “Kim Bu İmamlar?” haberine işaret ederek, bu politikalarla hedeflenenin; biat eden, kolay yönetilen, dindar ve kindar bir toplum yaratmak olduğunu söyledi

Eylem: Çocuklarımız ideolojik kamplara, Kur’an kursu adı altında imamlara teslim edildi

Yazılı açıklama yapan Eylem, AKP’nin her alanda olduğu gibi eğitimde ve sosyal alanda sürdürdüğü toplum mühendisliği çalışmalarının son sürat devam ettiğini vurguladı.

Eylem, Özgür Gazete’nin haberine işaret ederek, okulların kapanmasıyla bu yıl da yine 18 yaş altı çocukların hem ideolojik kamplara taşındığını, hem de Kur’an kursu adı altında camilerde imamlara teslim edildiğinin altını çizdi.

KTOEÖS Başkanı, gencecik beyinlerin ‘ayakta su içilmez’ gibi bilim ve akıl dışı hurafelerle doldurulduğunu belirterek, çocukların gün boyunca, saatlerce buna maruz kaldığını, azarlandığını, korkutulduğunu vurguladı.

“Çocuklar, sorgulamaktan, eleştirmekten uzaklaştırılıp akıllarının özgürleşmesi engelleniyor, yıkılan duvar sonucu ciddi yaralanma yaşıyor, istismar ediliyor” diyen Eylem, hedeflenmekte olan, biat eden, kolay yönetilen bireylerin oluşturduğu dindar, kindar bir toplum yapısı olduğunu ve, orda ne varsa burada da oluşturma çabasının devam ettiğini belirtti.

“2017’den beri kamplar Elçilik tarafından organize ediliyor”

Eylem açıklamasına şöyle devam etti:

“Bu kapsamda elçilik tarafından 2017’den beri ideolojik hedeflerle organize edilen Çanakkale kampları genişletilerek sürdürülüyor. Son yıllarda olduğu gibi bu yıl da, Eğitim Bakanlığı, Rize, Trabzon, İstanbul ve Antalya’da kamp gerçekleştirileceğini duyurdu.

Okullarımıza daire müdürleri tarafından genelgeler gönderildi, 16-17 yaşında toplam 180 öğrencimizin cinsiyet ayırımı temelinde, farklı tarihlerde 30’ar gruplar şeklinde taşınacağı duyurusu yapıldı, başvurular ise yine Eğitim Bakanlığı’nda sürekli görevde bulunan elçilik memurları tarafından alındı.

“İlahiyat Koleji mi, herhangi bir tarikat organizasyonu mu belirsiz”

Bu yıl Rize’de organize edilen ve Bakanlığın programının kapsamında da yer alan Rize kampında (İlahiyat Koleji mi, herhangi bir tarikat organizasyonu mu belirsiz) öğrencilerin gıda zehirlenmesi yaşadığı bilgisi yine basınımıza yansımıştır.

Bu haberle, daha önce benzer olayların yaşandığı, kültürlemeyi hedefleyen, Kıbrıslıtürklere edilen hakaretlerin ses kayıtlarıyla basına yansıdığı bu kampların sadece Eğitim Bakanlığı aracılığıyla organize edilmediğini ortaya koymaktadır.

Böylelikle AKP’nin, toplumsal dönüşüm için araç olarak kullandığı ideolojik eğitim politikalarını, faaliyet, ve uygulamalarını ülkemizde dozunu artırarak dayatmaya devam ettiği, bu dayatmaları harfiyen yerine getirmeye çalışan kraldan kralcı işbirlikçi kuklaları aracılığıyla hayata geçirmeyi sürdürdüğü gün yüzüne çıkmaktadır.

“Öğretmen’in örgütlülüğünü bölme, zayıflatma çabası var”

İkinci İlahiyat koleji protokolünün imzalanması, komisyonlardan habersiz kitap içeriklerinin Türkiye Talim Terbiyesi tarafından değiştirilmesi, dönüştürülmesi, camilerde imamlar tarafından verilmekte olan Kur’an kursları, tarikat yurtları, cemaat, vakıf, dernek örgütlenmeleri, öğretmenin, haklarına, çalışma koşullarına, sendikasına saldırılması, tam gün’ uydurmasıyla öğretmenin örgütlülüğünü bölme, zayıflatma ve özgürlüklerini tamamen ele geçirerek eğitimin içini boşaltma çalışmaları ve son olarak Disiplin Tüzüğü’nde yapılan değişiklikle bu çalışmaların taçlandırılması dönüşüm hedefini gerçekleştirme adımlarını hızlandırma çabasıdır.

Anayasa ve Milli Eğitim Yasamızda koşul bulunan kamusal, çağdaş, fırsat eşitliğine dayalı, bilimsel, laik eğitim ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.

“Toplumumuz orta çağ karanlığına hapsedilmek istenmektedir”

Öğretmenlerimiz ücretli köleye dönüştürülmek, etkisizleştirilmek, itibarsızlaştırılmak ve toplumdaki statülerini kaybetmekle karşı karşıya bırakılmak, toplumumuz orta çağ karanlığına hapsedilmek istenmektedir.

Tasarlanan eğitim sistemiyle, insan hakları, demokratik, laik, çağdaş toplum yapısı ortadan kaldırılmakta, muhafazakar, dindar, kindar nesiller devlet eliyle yetiştirilmeye çalışılmaktadır.

Kamusal eğitimin ve aydın öğretmenin mücadele gücü olan sendikalarını ortadan kaldırmak için sözde yandaş sendika kurdurulmakta, ajan öğretmen görevlendirilmekte, ilahiyat açılmakta, öğretmeni örgütsüzleştirmek, diz çöktürtmek için her türlü asimilasyoncu, baskıcı dayatmalara başvurulmaktadır.

Yıllardır kendi dinini, kültürünü, dilini, benliğini korumuş toplumumuzu dönüştürmek için sürdürülen dayatma politikalar, her türlü takiyye ve misyonerlik çalışmalarıyla, organize edilen troller tarafından tehditlerle, hakaretlerle hayata geçirilmek istenmektedir.

“Gençlerimiz atanma beklerken TC’den öğretmenler istihdam edilmekte”

Okul yapılmamakta, eğitim konteynerlara mahkum edilmekte, kaynaklar kısıtlanmakta, kadrolar eksik bırakılmakta, buna karşılık camiler, külliyeler açılmakta, gençlerimiz atanma beklerken TC’den öğretmenler istihdam edilmekte, her alanda olduğu gibi torpil, rüşvet, ayyuka çıkmaktadır.

“Öğretmenler, Göç Yasası gibi yasalarla yok edilmek istenmektedir”

Öğretmenlerin iş yükü artırılmakta, bilimsel laik eğitim için, çocuklarımız, geleceğimizi için verdiği mücadele nedeniyle baskı ve tehditlere maruz kalmakta, cezalandırılmaya çalışılmakta, altyapı, donanım sıkıntıları, kalabalık sınıflar, güncellenmeyen tüzükler gibi sorunlarla karşı karşıya, tamamen desteksiz bırakılmakta, sosyal güvensizlik, Göç Yasası gibi yasalarla yok edilmek istenmektedir.

Dayatmalarla bizleri azaltmaya, varlığımızı yok etmeye, değerlerimizi ortadan kaldırıp dönüştürmeye çalışanlar, buna karşı mücadele verdiğimiz için bizlere terörist muamelesi yapıp ülkesine girişimizi yasaklayanlar ve bunların yolsuz, hırsız işbirlikçileri bilmelidir ki Kıbrıslıtürkler, çağdaş, laik, demokratik eğitim ve yaşam biçimine yapılan saldırıları yıllardır göğüslemiş mücadeleden vazgeçmemiştir.

Bu mücadelede öncü olan öğretmenler ve öğretmen sendikaları yılmayacak, tüm baskı ve tehditlerinize rağmen mücadeleyi sürdürecek, çocuklarımızın aklını özgürleştiren bilimsel, laik eğitimden vazgeçmeyecektir













Başa dön tuşu